Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Hakan KAYA
(STRAZBURG) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde gerçekleştirdiği temaslarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, “İnsan hakları ve demokrasi alanında bir tıkanma olduğu aşikârdır. Bir tarafta halktan uzak bürokratik siyaset, diğer tarafta halk adına konuşarak kurumları zayıflatan otoriter bir yaklaşım bulunmaktadır. Gerçek demokrasi, hem kurumları koruyan hem de milleti temsil eden bir dengeyi gerektirir. Ancak bugün bu denge maalesef bozulmuştur. Türkiye dahil, Avrupa demokrasilerinin temel sorunlarından biri de budur” dedi.
Dervişoğlu, Fransa’nın Strazburg kentindeki temaslarının ardından yaptığı açıklamalarda, Almanya ve Fransa’da verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti. Avrupa Konseyi’nin, Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında insan hakları hukuku ve değerlerinin yaygınlaştırılması amacıyla kurulduğunu vurguladı. Türkiye’nin de yer aldığı bu 77 yıllık yapının tarihsel önemine dikkat çekti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, bu mekanizmanın en kritik parçalarından biri olduğunu ifade etti.
Uygarlığın birçok alanda ilerleme kaydettiğini belirten Dervişoğlu, insan hakları konusundaki gelişmelerin yeni sorunları göz ardı etmesine yol açmaması gerektiğini vurguladı. Hem Avrupa hem de Türkiye’de toplumsal yapıların çözülmesi, kültürel yozlaşma ve bireylerin yalnızlaşmasının önemli bir mesele haline geldiğini söyledi. Güvenlik taleplerinin yeni biçimlerinin özgürlükleri kısıtladığını ve bireylerin mensubu oldukları milletlerden yabancılaştırıldığını kaydetti.
Sosyal medya şirketlerinin sorumluluğu, ifade özgürlüğünün siber zorbalık ve linç kültürüne dönüşmesi ve özgür medya kavramının manipülasyon için istismar edilmesi konularının artık açıkça tartışılması gerektiğini belirten Dervişoğlu, bu konuda çözüm bekleyen başlıca meselelerin bulunduğunu dile getirdi. Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olayın da bu süreçlerin bir yansıması olduğunu ifade etti.
Dervişoğlu, “Demokrasi alanında yaşanan tıkanma açık bir gerçektir. Kurumlar ile temsil arasındaki ilişki, birbirini tamamlamak yerine dışlayan bir hale gelmiştir. Bu durum Türkiye dahil Avrupa demokrasilerinin temel sorunlarından biridir. Uluslararası ilişkilerde yaşanan belirsizlik ve güvensizlik, tüm dünyada artan müdahaleler ve savaşlarla kendini göstermektedir” dedi.
Gazze ve Filistin konusuna da değinen Dervişoğlu, bu durumun tüm insanlığın ortak yarası haline geldiğini belirtti. Gazze’deki sorunların çözülmediği sürece tüm uygarlığın zehirlenmeye devam edeceğini ifade etti.
İnsan hakları ve demokrasi ilkelerinin sorgulanır hale gelmesinin, bu değerlerin istismar edilmesinden kaynaklandığını belirten Dervişoğlu, “Biz ortak sorunlarımızın çözümü için partizanlık yerine demokrasiyi, kimlik siyaseti yerine yurttaş eşitliğini savunuyoruz. Meşveret, meclis, istişare tarihsel ve kültürel birer parçamızdır” dedi.
Dervişoğlu, “İYİ Parti, üzerine düşeni yapmaktan geri durmayacaktır” diyerek, insanlık ve Türkiye için iyi olanı istemeye devam ettiklerini vurguladı. İçeride ve dışarıda, kimsenin bu değerlerin yazılı olduğu satırlara zarar veremeyeceğini ifade etti.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Antalya Demokrasi Forumu’ndaki açıklamalarını hatırlatan Dervişoğlu, demokrasi, hukuk ve adalet konularında genel bir çerçeve çizdiklerini belirtti. Büyükelçi’nin ifadelerinin değerlendirildiğini ve Türkiye’de aranan şeyin demokrasi, hukuk ve adalet olduğu gerçeğiyle konuşulması gerektiğini ifade etti. Dervişoğlu, “Biz iktidarda olsaydık, bunu söyleyen büyükelçi istenmeyen adam ilan edilirdi” açıklamasında bulundu.
Umut hakkı ve terörsüz Türkiye konularını da ele aldığını belirten Dervişoğlu, “Ben doğrularımı her yerde dile getirmekle sorumluyum. Çünkü ben iyiler ve cesurlar hareketinin genel başkanıyım” şeklinde konuştu.

Yorumlar kapalı.