DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, çözüm sürecindeki tıkanma iddialarına dair açıklamalarda bulundu. Güleryüz, “Sürecin dondurulduğu” ifadesini kullanmanın, sürecin doğasına aykırı olduğunu belirterek, bu durumun geçmişte Erdoğan tarafından ifade edildiği şekilde ‘buzdolabına kaldırmak’ gibi bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Tıkanıklıkların mevcut olduğunu kabul eden Güleryüz, mevcut durumu ‘tıkanma ve dondurma süreci’ olarak tanımlamanın abartılı olacağını ifade etti.
Mahfuz Güleryüz, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamalarda, sürecin tıkanmasının sebebinin PKK lideri Abdullah Öcalan ile planlanan ikinci görüşmenin henüz gerçekleşmemesi olduğunu dile getirdi.
Güleryüz, geçmişteki çözüm sürecine atıfta bulunarak, bu sürecin bir bütün olarak bastırma ve bitirme çabası olduğunu ifade etti ve Öcalan’ın ulus devlet modeli dışındaki çözüm perspektifinin yeni bir sürecin oluşmasına zemin hazırladığını belirtti. Güleryüz, mevcut durumun sağlam temellere dayandığını ve bu nedenle ‘bitti, tükendi’ denilemeyeceğini vurguladı.
“‘Bitti, tükendi’ diyebileceğimiz bir süreçten bahsedemiyorum”
Güleryüz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin örgüte silah bırakma çağrısının ardından yaşanan gelişmelere de değinerek, bu çağrının Cumhur İttifakı’nın bir taahhüdü olduğunu ifade etti. PKK’nın silah bırakma sürecine dair yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurgulayan Güleryüz, “Silahlar nasıl bırakılacak? Kime bırakılacak? Nereye bırakılacak? Bu soruların muhatabı devlettir” dedi.
“Demokratik siyaseti yürütmekle mükellef olan bir yol seçmişiz, bizim muhatabımız devlettir”
Cumhurbaşkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın DEM Parti’ye yönelik eleştirilerine yanıt veren Güleryüz, kendilerinin seslenecekleri mekanizmanın devlet olduğunu, örgütle doğrudan bir iletişimlerinin bulunmadığını belirtti. Güleryüz, “Örgüte seslenecek kişi Sayın Öcalan’dır. Örgüt, benim adıma tek yetkili kişinin Sayın Öcalan olduğunu ilan etti” dedi.
Güleryüz, hükümete ve devlete görev tevdi etmediklerini, bu durumun bilindiğini ifade ederek, mevcut süreçte devletin ve hükümetin rolüne dikkat çekti. Öcalan’ın silah bırakma kararlılığına işaret eden Güleryüz, bu iradenin hayata geçirilmesi için hükümetin yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesi gerektiğini savundu.
“Herkes kendince Öcalan adına bir şey söylüyor, Öcalan da ‘Ben bu konumdan çıkmak istiyorum’ diyor”
Güleryüz, Öcalan’ın kendi sesiyle kamuoyuna ulaşma arzusunu dile getirerek, onun sözlerinin yanlış yorumlandığını belirtti. Öcalan’ın, kendi adıyla kimsenin konuşmasını istemediğini vurgulayan Güleryüz, tıkanıklığın nedenlerinden birinin de bu konuda net bir iletişim olmaması olduğunu ifade etti.
Öcalan’ın müzakereci olup olmadığının belirsizliğine dikkat çeken Güleryüz, bu belirsizliğin çözümü için hükümetin adım atması gerektiğini belirtti. Ayrıca, sürecin doğru ilerlemesi için hükümetin taahhüt ettiği yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.
“Hazır olmayan kamuoyu değil, hazır olmayan iktidardır”
Güleryüz, hükümetin bu konuda seçim hesapları yaptığını belirterek, bu durumun Türkiye için büyük bir felaket olabileceğini savundu. Kürt meselesinin çözümünün basit bir mesele olmadığını ifade eden Güleryüz, bu sorunun toplumda huzursuzluk ve çatışma yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
“Hükümet yetkilileri, yasal hazırlığı nisan ayına kadar bitireceklerini defaatle ifade ettiler, nisan ayı bitti…”
Güleryüz, hükümetin yasal adımlar için hazırlık yapacağına dair verdiği sözlerin yerine getirilmediğini belirtti. Nisan ayının sona erdiğini hatırlatarak, devlet mekanizmasının işlememesi durumunda sürecin tıkanmış olacağını ifade etti.
“Öcalan ile 27 Mart’tan sonra yapılması beklenen ikinci görüşmenin henüz yapılmadı”
DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Güleryüz, Öcalan ile 27 Mart’taki görüşmenin ardından başka bir görüşme yapılmadığını hatırlatarak, bu durumun sürecin ilerlemesi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Güleryüz, bu görüşmenin, çözüm yol haritasının belirlenmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Yorumlar kapalı.