Haber: Batuhan Dükel / Kamera: Dursun Alkaya
(ANKARA) – Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü münasebetiyle duyurduğu tarım desteklerine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Babaözü, Tarım Kanunu’na göre çiftçilere verilmesi gereken toplam desteğin yaklaşık 7,7 trilyon lira olduğunu belirterek, “AK Parti hükümetlerinin çiftçiye olan borcu yaklaşık 7 trilyon lira” ifadesini kullandı.
Zafer Partisi Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Beştepe Millet Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiği konuşmayı ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025 yılı için tarıma toplam 706 milyar lira destek verileceğini açıklamasına tepki gösteren Babaözü, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aynı yıl için belirlediği tarımsal destekleme bütçesinin 158,55 milyar lira olduğunu hatırlattı. Erdoğan’ın dile getirdiği 706 milyar liranın, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2025 yılına kadar sağlanan toplam destek olduğunu savunan Babaözü, bu meblağın yetersiz olduğunu ve Tarım Kanunu’na göre devletin üreticilere olan desteğinin 2006 yılından bu yana 7,7 trilyon lira olması gerektiğini dile getirdi.
Babaözü, bu konuyu şu sözlerle özetledi:
“Tarım Kanunu bize ne diyor? ‘Her yıl milli gelirin en az yüzde biri çiftçilere destek olarak verilir’ diyor. 2006 yılından 2025 yılına kadar gayrisafi milli hasılamıza baktığımızda, hesaplamalarımız sonucunda çiftçiye 169,6 milyar dolar verilmesi gerekiyordu. Bunun güncel döviz kuruyla Türk lirası karşılığı yaklaşık 7,7 trilyon lira yapıyor. Peki, ne kadar verilmiş? 700 milyar lira.
Yani mevcut durumda AK Parti hükümetlerinin çiftçiye yaklaşık 7 trilyon lira borcu bulunuyor. Bu devasa rakamı Cumhurbaşkanı aslında kendisi itiraf ediyor. Bu veriler tamamen TÜİK’in rakamlarından elde edilmiştir.”
“ÇİFTÇİLERİN BANKALARA BORCU 1,2 TRİLYON LİRA”
Babaözü, Türk çiftçisinin bankalara olan borcunun yaklaşık 1,2 trilyon lira olduğunu öne sürerek, “Türk çiftçisinin bankalara olan toplam borcu bu seviyede. Devlet, bu destekleri zamanında sağlamış olsaydı, bugün Türk çiftçisi çok daha rahat bir yaşam sürüyor olacaktı” dedi.
Türk çiftçisinin ekonomik anlamda rahat etmesinin önemine vurgu yapan Babaözü, “Türk çiftçisinin rahat olması, insanların ete, süte, sebze ve meyveye daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi demektir. Cumhurbaşkanı, bütün bunların sorumlusunun kendisi olduğunu itiraf etmiş oluyor. Çiftçinin kanuni haklarını vermemekle ve çiftçiye karşı suç işlemekle suçlanıyor” şeklinde konuştu.
Erdoğan’ın üreticilere 10 yıl boyunca toplam 5,3 milyar dolarlık finansman paketi sunulacağına ilişkin beyanlarını da değerlendiren Babaözü, şunları kaydetti:
“Alt başlıklara baktığımızda, dağıtılacak paraların doğrudan Türk çiftçisine değil, çiftçinin ürününü pazarlayacak kişilere verileceğini görüyoruz. Peki çiftçinin ürününü kim pazarlayacak? Lisanslı depocular. Geçtiğimiz yıl sadece Konya bölgesindeki lisanslı depolardan çalınan buğday miktarı 137 bin tondu. Urfa, Mardin gibi bölgeleri ise hiç saymıyoruz. Yani hükümet açıkça, Toprak Mahsulleri Ofisi’ni zarara uğratanlara yeni iş alanları yaratacağını ilan ediyor. Bu durum apaçık ortada.”
Babaözü, iktidar temsilcilerinin “Çiftçinin ürünlerini pazarlamasını kolaylaştıracağız” yönündeki ifadelerini de eleştirerek, şöyle devam etti:
“Yani market zincirlerine yatırım yapacaklar. Çünkü günümüzde çiftçinin malını kim pazarlıyor? Marketler. Şimdi rakamlara bakalım. Türkiye’de ilk turfanda karpuzun çıktığı yer Antalya’nın Kumluca ilçesidir. Bugün çiftçiler topladıkları karpuzu hale kaça veriyor? 10 liraya. Kumluca halinde vergiler dahil maliyet yüzde 13 artıyor. Kamyonla Ankara’ya getirildiğinde kilogram başına yaklaşık 2 lira ekleniyor. Ankara haline girişte de yüzde 12’lik yeni bir maliyet çıkıyor. Böylece karpuzun maliyeti yaklaşık 15 liraya ulaşıyor. Bunun üzerine halci, marketçi veya pazarcının yüzde 30’luk kârını eklediğinizde fiyat yaklaşık 18 liraya çıkıyor. Kırık-çürük payını da ekleyince 20 lira oluyor. Ancak bugün Ankara’da marketlerde karpuz fiyatı 60 lira. Yani yüzde 300’lük bir fark var. Hükümet ise ‘Ben bunları daha da destekleyeceğim’ diyor. Hem çiftçinin hem de tüketicinin zararına olacak şekilde halkın kanını emen insanlara destek vereceğini ifade ediyor.”
“TÜRK ÇİFTÇİSİNİN DESTEKLEMELERDEN DOĞAN GASP EDİLMİŞ HAKKI 10,5 MİLYAR DOLAR”
Verilecek destek miktarının 5,3 milyar dolar olduğunu hatırlatan Babaözü, Türk çiftçisinin desteklemelerden doğan gasbedilmiş hakkının sadece 2025 yılı için 10,5 milyar dolar olduğunu vurguladı. “Türk çiftçisinin uğradığı zarar ve gasbedilen haklar o kadar büyük ki, şimdi ‘veriyoruz’ dedikleri miktar resmen dalga geçilecek seviyededir” ifadelerini kullandı.
Babaözü, tarım politikalarına ilişkin açıklamaların Cumhurbaşkanı Erdoğan yerine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yapılması gerektiğini savunarak, “Biz burada bunları konuşuyoruz ama muhatabımızın Cumhurbaşkanı olmaması gerekir. Tarım Bakanı’nın açıklama yapması gerekli. Cumhurbaşkanı neden bu kadar komik ve kendisini zor durumda bırakacak rakamları açıklama ihtiyacı hissediyor? Demek ki ne yaptığını bilmiyor” şeklinde konuştu.


Yorumlar kapalı.