CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye (İZBB) Başkanı Cemil Tugay, kentteki su kayıp-kaçak oranını azaltmak için altyapı çalışmalarını gerçekleştirmek yerine, “camilere ücretsiz verilen suyun da kayıp-kaçak içinde sayıldığını” ifade etmesiyle gündeme geldi. Bu açıklama, kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı.
Devlet Su İşleri (DSİ), kayıp-kaçak oranını azaltmak amacıyla Tugay’a bildirimde bulunmuştu. Tugay, gerekli adımları atmak yerine, “Kayıp-kaçak, faturalandırılmayan her türlü su tüketimidir. Camilere ücretsiz su veriyoruz, bu da kayıp-kaçak sayılıyor” diyerek eleştirilerin hedefi haline geldi.
“BU İŞİN DOĞRUSUNU KONUŞACAĞIZ”
Tugay, kayıp-kaçağın “patlak borulardan sızan su” gibi tanımlanmasını doğru bulmadığını belirtti. Açıklamasında, “Bu işin doğrusunu konuşacağız. Derdim kavga etmek değil, İzmir’in hizmetleridir” dedi. Ancak, “camilere verilen ücretsiz su” konusunun öne çıkarılması tartışmayı daha da büyüttü.
TÜM İBADETHANELERE ÜCRETSİZ, NEDEN SADECE CAMİ?
AK Parti İZBB Meclisi üyesi Uğur İnan Atmaca, Tugay’ın açıklamalarını eleştirerek, ücretsiz su tartışmasının kayıp-kaçak başlığı altında camiler üzerinden yürütülmesini sorguladı. Atmaca, yaptığı açıklamada, “Sayın Tugay, İZSU tüketimleri, tanker kullanımları ve ibadethanelerin toplam tüketimi yüzde 0,57. Tüm ibadethanelere ücretsiz su veriliyor ama siz sadece camileri dile getiriyorsunuz. Eğer camilere ücretsiz su vermek istemiyorsanız, bu millet caminin suyunu öder” ifadelerini kullandı.
ŞEBEKEDE BOŞA GİDEN SU
Atmaca, ibadethanelere sağlanan ‘ücretsiz suyun’ toplam tüketimdeki payının düşük olduğunu vurgulayarak, tartışmanın kayıp-kaçağın ana kaynağı olan şebeke kayıplarından uzaklaştırıldığını savundu. Eleştirinin merkezinde, “kayıp-kaçak” konusunun toplumda hassasiyet taşıyan “camiler” üzerinden tartışılması yerine, altyapı kayıplarına odaklanılması gerektiği yer aldı.
SUYU YÖNETEMEYEN CHP’Lİ BELEDİYE DSİ’Yİ SUÇLUYOR
Tugay’ın DSİ’ye yönelik eleştirileri de tartışmanın bir başka boyutunu oluşturdu. Tugay, “DSİ tarafı yalan söylüyor. İzmir’in asıl su ihtiyacını karşılayacak büyük kuyular için izin bekliyoruz” demişti. DSİ ise kamuoyuna yaptığı açıklamada, izinlerin verildiğini ve asıl sorunun belediye yönetiminin işletme planlarına uymaması olduğunu savundu.
KUYULAR İZSU’NUN KULLANIMINA SUNULDU
DSİ’nin açıklamasına göre, İzmir il merkezinin yıllık su ihtiyacı ortalama 250 milyon metreküp olup, bunun yüzde 70’i yeraltı suyu, yüzde 30’u depolama tesislerinden sağlanmaktadır. DSİ, 2023 sonuna kadar İZSU için 840 adet yeraltı suyu kullanma belgesi düzenlendiğini, ayrıca 2024’te 61, 2025’te 200 yeni kuyu/yenileme kuyu belgesi verileceğini bildirdi.
Kurum, son iki yılda İZSU’nun bütün kuyu açma ve yenileme taleplerinin tamamına izin verildiğini belirterek, DSİ’nin açtığı kuyulardan 13’ünün de devri/kira yöntemiyle İZSU’nun kullanımına sunulduğunu kaydetti.
İZMİR’DE YILDA 68 MİLYON METREKÜP SU BOŞA GİDİYOR
Açıklamada, İzmir’de şehir içi şebekede kayıp-kaçak oranının yüzde 27 olduğu, yılda yaklaşık 68 milyon metreküp suyun boşa gittiği ifade edildi. Kayıp-kaçağı azaltmanın belediyelerin asli sorumluluğu olduğuna dikkat çekildi. DSİ ayrıca, belediyenin sorumluluğundaki yeraltı kuyularının bakım ve devreye alma süreçlerinde gecikildiğini, bu nedenle su ihtiyacının barajlardan karşılandığını ve bunun baraj seviyelerinin hızla düşmesine yol açtığını savundu.
DSİ, İzmir’in su temininde Manisa’daki yeraltı suyu kaynaklarının değerlendirildiğini, Sarıkız için yıllık 45 milyon metreküp, Göksu için yıllık 63 milyon metreküp tahsis bulunduğunu, bu alanlardaki yenileme ve yeni kuyu taleplerine tahsis aşılmamak ve eski kuyuların kapatılması şartıyla izin verildiğini de açıkladı.



