CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, SAHA EXPO’ya ilişkin yaptığı açıklamada, Türk savunma sanayisinin geldiği aşamadan duydukları gururu dile getirirken, aynı zamanda kaynak kullanımı, liyakat, seri üretim ve koordinasyon gibi yapısal sorunların varlığına dikkat çekti. Bağcıoğlu, “Savunma sanayisini daha kurumsal, şeffaf ve verimli bir şekilde yöneteceğiz. Savunma sanayisinde amaç, bir prototip cenneti olmak değil, güçlü bir TSK hedefi olmalıdır” ifadelerini kullandı.
CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, SAHA EXPO ve milli savunma sanayisine dair yazılı bir açıklama yaptı. Bağcıoğlu, etkinliğin Türk Savunma Sanayii’nin ulaştığı aşamayı ve ihraç potansiyelini gösterdiğini belirtti:
“Ziyaret ettiğimiz SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, Türk Savunma Sanayii’nin geldiği noktayı ve özellikle ihraç potansiyelini gözler önüne sermektedir. Burada sergilenen ürünlerin ve elde edilen yeteneklerin ülkemizi seven her bireyde gurur uyandırdığını kabul ediyoruz. Ancak gurur duymak yeterli değil; ülkeyi daha iyi yönetme hedefimiz doğrultusunda gözden geçirmemiz gereken noktalar mevcut. Örneğin, ‘Gurur duyacağız’ derken bilgi güvenliği açısından istihbarata karşı koyma sınırlarının aşıldığına dair endişelerimiz var. Harekât sahasındaki her asker, kendisi için üretilen en iyi ürünün düşman tarafından bilinmemesini ister. Ürünlerin çeşitliliği ve yüksek ihracat potansiyeli bizi mutlu ediyor; fakat öncelikle TSK’nın ihtiyaçlarını daha iyi karşılayan ürünlerin üretilmesini bekliyoruz. Bunun yanı sıra, sahadaki ihtiyaçları karşılamaktan ziyade, yapılmayanı yapma hedefinin ön planda olduğunu görmekteyiz.
“Siyasi saiklerle projeler önceliklendirilmemeli”
Bu durum, zaman ve kaynak israfına neden olmamalıdır. Savunma sanayiinde inovatif çözümler bulmak oldukça kıymetli. İyileşme hedefimize destek vermeye her zaman hazırız ancak dengeyi sağlamak da önemlidir. Bölgedeki gerilimler, çatışmalar ve savaşlar, riskleri doğrudan artırmaktadır. Böyle bir ortamda TSK’nın harbe hazırlık seviyesinin yükseltilmesi için kaynakların en yüksek verimlilikte ve eşgüdümle kullanılması büyük bir önem taşımaktadır. TSK, büyük bir organizasyondur ve yalnızca tedarik planlarına uygun hareket ederek sürdürülebilir bir standarda ulaşabilir. Sektör, ürettiği her ürüne TSK’da en azından bir yer bulmasını bekliyor. Oysa TSK’ya uygun kalitede, tedarik planlarına uygun, doktrinde karşılığı olan ürünlere yer vermek ve lojistik destek karmaşası yaratmayan bir yöntem izlemek gerekmektedir. İhtiyaçlar, bilimsel, tutarlı ve makul bir yaklaşım ile belirlenmelidir. Tehditlerin dinamik ve sürekli değişken olduğu göz önünde bulundurulmalı, bu nedenle öncelik doğrudan güvenliğimize yönelik projelere verilmelidir. Siyasi nedenlerle projelerin önceliklendirilmemesi gerektiği vurgulanmalıdır.
“Seri üretim odaklı savunma sanayii”
Yaratıcılığa değer verdiğimizi ifade ettik; bunu yapabilmek güzel ancak asıl önemli olan seri üretim yapabilmektir. Prototip, laboratuvar ortamında deneme üretimi anlamına gelir. Ancak gerçek maliyetler, seri üretim aşamasında ortaya çıkmaktadır. Yenilikçi ürünlere ve yeni sorunlara çözüm üreten prototiplere evet, ancak doğru noktayı bulup seri üretime geçmek elzemdir. Bu sanayi yatırımı, hem sektörü büyütecek hem de ülkeyi kalkındıracaktır. Prototip cenneti olmaktan ziyade, güçlü bir Türkiye ve güçlü bir TSK hedeflemeliyiz. En başından itibaren denetlenebilir olmayı, projelerde harekât ihtiyaç makamlarının taleplerine göre öncelik sıralaması yapmayı ve kaynakların doğru yere aktarılmasını vurguladık. Savunma Bakanlığı’nın Yıldırımhan füzesi ve Güçhan Turbofan motoru SAHA’da sergilendi. Sayın Bakan Güler’in basın mensuplarına yaptığı açıklama dikkatle dinlenmelidir. Bakan Güler, ‘MSB olarak sıvı yakıtlı roket motoru ve uçak motoru teknolojilerine yönelik çalışmalarımıza uzun yıllar önce başladık’ dedi. Bu ülkede Savunma Sanayi Başkanlığı var ve tüm projeler bu başkanlığın kontrolünde yürütülmektedir.
Bizim dile getirdiğimiz sorunları MSB yaşıyor ancak bu durum kamuoyuna yansımıyor; bakanlık kendi sorununu çözmeye çalışıyor. Sektör bizim sektörümüz, ürünler bizim ürünlerimiz; ancak cephede savaşanlar da bizim evlatlarımız. Ürünlerimizle gurur duyuyoruz, ama insanımız her şeyimiz. Bu nedenle biz yapılan çalışmalara milletimiz adına teşekkür ediyor, fakat ‘Savunma sanayisini bu iktidardan daha iyi yönetiriz’ diyoruz. Türkiye, savunmada bu noktaya yetişmiş insan gücü sayesinde gelmiştir. Bu başarı, Cumhuriyet’in yetiştirdiği çocukların başarısıdır. Ancak bu sektörün doğru yönetilmemesi, mevcut iktidarın yarattığı bir sorundur. Sorunun adı ise liyakattir. İktidara geldiğimizde, atacağımız her adımın ilgili sorumlu kişilerin bilgisi, tecrübesi ve vizyonu ışığında olacağını belirtmek isteriz. Şu anda bile onların katkısıyla çok kapsamlı bir metin oluşturduk ve bunu parti programına dahil ettik. Böylece iktidara geldiğimizde her konuya hâkim bir şekilde işe başlayacağız ve ilk 100 günde önemli kararlara imza atacağız; uzun vadeli planları da hayata geçireceğiz.
“Şeffaf ve denetlenebilir”
Bizler, eser üretenleri sayan ve o eserleri daha yukarılara taşımayı görev edinen bir anlayışın temsilcileriyiz. Savunma sanayisini siyasi baskılardan uzak, liyakat esaslı ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturacağız. Stratejik kararların alınacağı ve koordinasyonun sağlanacağı etkin bir konsey yapısı oluşturacağız. İhale süreçlerini ve kaynak aktarımlarını daha şeffaf ve denetlenebilir hale getireceğiz. Mevcut başarılı projeleri sürdürecek, aksayan alanlarda hızlı çözümler üreteceğiz. CHP, savunma sanayisini bir ‘beka meselesi’ olarak görmekte; projeleri durdurmak değil, daha kurumsal ve verimli hale getirmeyi hedeflemektedir. CHP heyetinin SAHA EXPO’yu ziyaretinden rahatsız olanlar rahatsız olmaya devam edecek. Tekrar hatırlatıyorum: Milli savunma sanayimiz, tüm Cumhuriyet hükümetlerinin ve Türk milletinin ortak eseridir, siyasetten bağımsızdır.” (ANKA)

Yorumlar kapalı.