HABER7
Kur’an eğitimi söz konusu olduğunda, CHP’nin Diyanet ve Milli Eğitim’i iki ayrı merkez olarak yansıtmaya çalıştığı görülüyor. Bu durum, ideolojik etiketlemeler ve kavramsal maskelemelerle din eğitimi alan çocukları hedef gösterme çabası olarak değerlendiriliyor. CHP zihniyetinin, liderleri değişse de Kur’an öğrenimini “cumhuriyet eğitimine tehdit” olarak algılama anlayışında bir değişiklik olmadığı dikkat çekiyor.
Bu durumun son örneğini, CHP’nin eğitim politikalarından sorumlu kurmaylarından Suat Özçağdaş sergiledi.
Özçağdaş, 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarını “ne idüğü belirsiz yapılar” olarak nitelendirerek, bu kursların denetlenmediğini ve çocuklara hizmet vermek yerine “ideolojik çalışmalar” yapıldığını iddia etti.
Özçağdaş’ın açıklamaları şöyle:
“4-6 yaş Kur’an kursu açmayı, anaokulu açmaya tercih eden bir siyasal iktidar var. Peki, bu kursların ruhsatı, denetimi ve görev yapan personeli, valilik ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetleniyor mu? Hayır, denetlenmiyor. Öncelik çocukların hizmete erişimi değil çünkü. Öncelik ideolojik çalışmalar yapmak. Paran varsa anaokuluna gidebilirsin, paran yoksa kurs adı altında ne idüğü belirsiz yapılara gitmek durumundasın.”
TİPİK CHP KAFASI
Özçağdaş’ın, CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kaçak kreşlerinde yaşanan taciz ve şiddet olaylarını örtbas etmeye çalışırken, çocukların manevi gelişimlerine katkı sağlayan Kur’an kurslarını hedef alması, “tipik CHP zihniyetinin tezahürü” olarak yorumlanıyor.
ÖYLE LİDERE BÖYLE VEKİL
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Grup Başkanvekili olduğu sırada Diyanet İşleri Başkanlığı’nın okul öncesi Kur’an kurslarını “orta çağ zihniyeti” olarak tanımlamıştı. Özel, bu kursların anayasaya uygun olmadığını, burada bilimin ve matematiğin “B”sinin bile bulunmadığını öne sürerek Kur’an eğitimini “bilim dışı” olarak değerlendirdi.
CHP İzmir Milletvekili olduğu dönemde Kani Beko, Diyanet’in okul öncesi eğitim faaliyetlerini “orta çağ zihniyeti” olarak tanımlamakla kalmamış, Diyanet’in çocuklara “musallat olduğunu” ve “tebelleş olmaya çalıştığını” iddia etmişti.
Eski CHP milletvekillerinden Mustafa Gazalcı, Kur’an kursuna gitme yaşının düşürülmesine karşı çıkarak, çocukların ancak ilköğretimi bitirdikten sonra yaz kurslarına katılması gerektiğini savunmuş ve mevcut düzenlemelerin “eğitimi dinselleştireceğini” öne sürmüştü.
BELEDİYELERİ KUR’AN KURSU CANAVARI
CHP ve DEM Partili belediyeler, Diyarbakır, Van ve Mersin gibi şehirlerde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hizmetine tahsis edilmiş taşınmazları geri almak için harekete geçmişti. Bu belediyeler, 4-6 yaş Kur’an kursu olarak kullanılan yapıların kiralama sözleşmelerini askıya almıştı.
CHP’ye geçen Afyonkarahisar Belediyesi, Kur’an kursu ve dini eğitim merkezi olarak kullanılan “Bilgi Evleri”ndeki alanların boşaltılmasını talep etti. CHP’li Burcu Köksal, Mevlid Kandili öncesinde manevi eğitimi tasfiye etme kararını uygulamaya koydu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde ise, Pendik ilçesinde bir hayırsever tarafından yapılması planlanan kız Kur’an kursu projesi, CHP’li üyelerin oylarıyla reddedildi. Ret gerekçesi olarak bölgedeki “yeşil alan ihtiyacı” öne sürülse de, alanın resmi statüsünün “dini tesis alanı” olduğu ve çevrede geniş yeşil alanların bulunduğu vurgulandı.

Yorumlar kapalı.