Başkent Kulisi programında Eski Devlet Bakanı Mehmet Sevigen, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili son gelişmeleri deneyimi ve gözlemleriyle Mehmet Acet’e aktardı. Sevigen, CHP’nin geçmişteki siyasi ağırlığına ve günümüzdeki durumuna değinerek, partinin içinde bulunduğu zorlukları ele aldı.
Sevigen, konuşmasına CHP’nin geçmişteki etkisini hatırlatarak başladı. “Eskiden CHP’nin bir ağırlığı vardı. Tayyip Bey yurtdışına çıkmadan önce, Deniz Baykal ile ya yüz yüze ya da telefonla mutlaka görüşürdü” dedi. Bu sadece iki lider arasındaki ilişkilerin sıklığı değil, aynı zamanda CHP’nin o dönemdeki siyasi gücünü de gösteriyor. O dönemdeki diyaloglar, partinin etkisinin ne denli yüksek olduğunu kanıtlar nitelikteydi.
“ERDOĞAN KARŞITLIĞI ÜZERİNDEN SİYASET OLMUYOR”
Sevigen, günümüz siyasi manzarasında ise “Hep düşmanlık üzerinden siyaset yürütülmez” uyarısında bulundu. CHP’nin, özellikle son yıllarda Erdoğan karşıtlığı üzerinden yürütülen siyasi yaklaşımına eleştirilerde bulundu. “Eskiden bir devlet başkanına sıradan bir milletvekili laf söyleyemezdi,” diyen Sevigen, bunun günümüzde değiştiğini ve CHP’nin Erdoğan düşmanlığına dayanan bir söylem geliştirdiğini belirtti. Bu bakış açısının yerine, projeler üzerinden yürütülen bir siyasetin gerekliliğine vurgu yaptı: “Bunun yerine projeler üzerinden yürütülen bir siyasetin olması gerekiyor.”
Sevigen, geçmişte CHP’nin tutumunu sorgularken, “2002 seçimlerinden sonra Erdoğan’ı kutlayan ilk isim Deniz Baykal’dı” ifadesini kullandı. Bu durum, CHP’nin o dönemden itibaren neden değişime ihtiyacı olduğunu vurgulayan bir örnek teşkil ediyor. Sevigen, ana muhalefet partisi pozisyonunu kaybetmemek adına, bir yere ait olmanın, yani başkasının kuyruğuna takılmanın mantıklı olmadığını da belirtti. “Biz başkasının kuyruğuna takılıp gidemeyiz. Ana muhalefet partisi olarak söz sahibi olmak zorundayız,” dedi.
“İSTANBUL’DA HDP İLE İŞBİRLİĞİ YAPARAK KAZANDIK”
Konuşmasında İstanbul seçimlerine de değinen Sevigen, İstanbul’da CHP’nin birinci parti olarak kazandığını ve bunun HDP ile yapılan işbirliği sayesinde gerçekleştiğini aktardı. “Son dönemlerde biz İstanbul’da birinci partiydik. HDP ile işbirliği yaptık” ifadeleriyle bu işbirliğinin ne kadar önemli bir etkisi olduğunu ortaya koydu. Bunun yanı sıra Ankara’nın kazanıldığını, ancak Mansur Yavaş’ın CHP’li olmadığına dikkat çekti. “Ankara’yı biz kazandık ancak Mansur Yavaş CHP’li değil,” diyen Sevigen, partinin ideolojik temellerinin zayıfladığına inanıyor.
Sevigen, CHP’nin kendi ideolojisini kaybettiğini ve bu durumun partinin geleceği açısından bir sorun teşkil ettiğini belirtirken, partinin halkla yeniden bütünleşmesi gerektiğinin altını çizdi. “Bizim halka gitmemiz gerekiyor,” dedi. Bu ifadeler, CHP’nin önümüzdeki süreçte nasıl bir yol izlemesi gerektiği hakkında önemli ipuçları sunuyor.
Tüm bu değerlendirmelerin ardından, Sevigen’in açıklamalarını dinleyenlerin, CHP’nin geleceğine dair sorularının artması kaçınılmaz. Sonuç olarak, Sevigen’in gözlemleri, CHP’nin içsel dinamikleri ve Türkiye’nin siyasi durumu hakkında derinlemesine bir görüş sağlıyor. Eski Devlet Bakanı’nın ifadesiyle, sağlıklı bir muhalefet için projeler ve ideolojik tutarlılık şart. Parti, geçmişteki etkisini yeniden kazanmak adına bu unsurlara daha fazla önem vermek zorunda.
Ayrıntılar ise gün içerisinde gelmeye devam ediyor; bu durum, Türkiye’nin siyasi arenasında yaşanan değişimlerin ve gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerekliliğini bir kez daha gösteriyor.

Yorumlar kapalı.