Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38’inci Olağan Kurultayı’na yönelik şaibe iddiaları nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmada tanık olarak dinlenmek üzere ifadesi alınan Akif Hamzaçebi, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, kurultayla ilgili herhangi bir iddiasının bulunmadığını belirtti. Hamzaçebi, “Benim, bizim kurultayımızla ilgili şaibe vs. gibi herhangi bir iddiam yok. Böyle bir bilgiye de sahip değilim. Bir imada da bulunmadım” ifadelerini kullandı.
Kurultay sürecinde Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan “şaibeli” yorumların ardından, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile partinin diğer üst düzey yöneticilerinin durumuna dikkat çeken Hamzaçebi, sözlerine şöyle devam etti:
“Sayın Erdoğan, Sayın Özgür Özel’in CHP Genel Başkanı seçildiği Kurultayla ilgili olarak benim saydığım dördüncü keredir şaibe iddiasında bulunuyor. Erdoğan’ın her dediğine cevap vermek onun gündeminin peşine takılmaktır. Bunu ben de doğru bulmam. Ancak sürekli olarak delegelerimizin iradesine gölge düşürmeyi amaçlayan bu ifadelere sert bir karşılık verip konuyu kapatmak lazımken bu yapılmıyor.”
Hamzaçebi, Erdoğan’ın CHP ile ilgili dile getirdiği ağır sözlerin, hakaretlerin en sert şekilde geri dönmesi gerektiğini ifade ederken, bu tür devam eden iddialar karşısında suskun kalmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Ben Parti yönetiminde olsaydım suskun kalmayıp meydan okurdum.” diyen Hamzaçebi, “En azından şöyle bir cevap verirdim: ‘Sayın Erdoğan’ın Kurultayımıza gölge düşürmeyi amaçlayan ifadelerini ciddiye almıyorum. Biz Kurultayımızdan, delegelerimizden eminiz. O bize laf edeceğine kendi partisine baksın. Şaibe deyince akla gelen AK Partidir, CHP değil.'” şeklinde bir cevap vermenin gerekli olduğunu belirtti.
Akif Hamzaçebi’nin açıklamaları, dikkatleri Erdoğan’ın ve CHP’nin kurultay sürecindeki söylemlerine geri çekti. CHP’nin 2023 yılında gerçekleştirdiği kurultay, parti içindeki liderlik mücadeleleri ve kamuoyundaki tartışmalar açısından oldukça önemli bir dönemeçte yer alıyor. Özellikle Erdoğan’ın sürekli olarak CHP’nin iç işlerine dair şaibe iddialarında bulunması, Hamzaçebi’nin ifade ettiği gibi, partinin kamuoyundaki itibarını zedeleyebilecek bir unsur haline dönüşüyor.
Sonuç olarak, CHP’nin iç dinamikleri ve dışarıdan gelen eleştirilerle bu süreçte nasıl bir yön alacağı, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak gibi görünüyor. Hamzaçebi’nin açıklamaları sadece kişisel bir savunma olmaktan ziyade, CHP’nin genel iletişim stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmekte. Partinin, Erdoğan’ın iddialarına nasıl bir stratejiyle yanıt vereceği ve kamuoyu nezdinde nasıl bir algı yaratacağı, zamanla daha da belirginleşecek.
Botoks ücreti ne kadar olmalı, Türkiye’de yasal olan markalar hangileri; Dr. Nurhayat Gül anlattıKAI ile Haber Hakkında Sohbet
|


Yorumlar kapalı.