CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP’nin 38. olağan ve 21. olağanüstü kurultayının iptali için açılan davanın yarın Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde gerçekleştirilecek duruşmasına dair açıklamalarda bulundu.
Emir, şu ifadeleri sarf etti:
“Bu dava, kesinlikle olmaması gereken, tamamen üretilmiş bir dava. Hukukun katledildiği bir süreçle ortaya konmuş bir dava. Cumhuriyet Halk Partisi’ni tartışmaya açmak ve mümkünse bir kıskaç altına almak amacıyla üretilmiş, hukuku hiçe sayan bir dava. Hiçbir yasada, seçim kanununda, siyasi partiler kanununda, Yüksek Seçim Kurulu’nun ilgili düzenlemelerinde ya da Dernekler Kanunu’nda yer almayan bir ‘mutlak butlan’ kavramını buldular. Bu, sürelere bağlı olmayan bir kavram olduğu için buna sarıldılar. Bu dava olmamalı. Beklentimiz, bu davanın bir an önce reddedilmesidir. Türkiye’nin artık bu tartışmadan bir an önce uzaklaşması gerekiyor. Eğer siyasi partilerin genel kurullarını, genel başkanlarını ve yönetim organlarını bir asliye hukuk mahkemesi üzerinden belirleyeceklerse, Türkiye’de çok partili siyasi yaşam sona ermiş demektir.”
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’Nİ BÖLEMEYECEKLERİNİ GÖRDÜLER”
Seçimlerin denetimi ve gözetiminin Yüksek Seçim Kurulu tarafından yapılmakta olduğunu vurgulayan Emir, sözlerine şöyle devam etti:
“Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa’dan aldığı yetkiyi sonuna kadar kullanır. Ancak, alınmış mazbataların bir şekilde bir asliye hukuk mahkemesi aracılığıyla yok sayılabileceğini düşünmek bile, Türkiye’de seçim yapmanın anlamını ortadan kaldırır. Bu yaklaşım son derece mantıksız ve hukuki temeli olmayan bir yoldur. Bunun üzerinden ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölmeyi ya da tartışmayı başarabilir miyiz?’ düşüncesiyle hareket ettiler. Ama bunu başaramayacaklarını da gördüler.
Biz, genel merkezimizin ve iftiraya uğrayan kurultay delegelerimizin ortak iradesiyle iki olağanüstü kurultay gerçekleştirdik. Bu kurultaylarda delegelerimizin bu tür saldırılara nasıl güçlü bir yanıt verdiğini herkes gözlemledi. Cumhuriyet Halk Partisi bir bütündür ve iktidar yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Bu tür adli operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi’ni yolundan çevirmek veya durdurmak imkânsızdır. Bunu anlamış olmalarını umuyorum.
