Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşayan Umut K., çalışmak amacıyla gittiği Almanya’da birlikte yaşamaya başladığı sevgilisi Rebecca S. ile 2018 yılında ‘Nazar’ ismini verdikleri bir çocuk sahibi oldu. Ancak, Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ile ayrılarak, Bursa‘da yeniden evlenen annesi Hanife S. ile görüşmek için geldiğinde, 1 yaşındaki oğlu Nazar S.’yi kaybolduğunu söyleyerek kaçırdı.
Rebecca S., durumu polise bildirerek şikayette bulundu ve ardından ülkesine geri döndü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Umut K., 2 yıl önce kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Bu sırada, gözaltına alınan ve haftada bir polise imza atması şartıyla serbest bırakılan Hanife S.’den şüphelenen Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı genişletti.
Yedi yıl boyunca izine rastlanılmayan Nazar, İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı özel ekip tarafından 30 gün süren teknik ve fiziki takip ile 300 saatlik kamera görüntüsü incelenerek, 10 Mart’ta babaannesi tarafından alıkonulduğu harabe evde bulundu. Operasyonda, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.’nin halasının oğlu Recai M. tutuklandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, koruma altına alınan küçük çocuğa annesi ile ilgili sürekli olumsuz ifadeler kullanıldığını iddia etti. Baba ve babaannenin, “O kötü bir kadındı. Seni hiç sevmedi. O yüzden terk etti. Artık sana biz bakacağız” şeklinde Nazar’a söyledikleri öne sürüldü. Ayrıca, “Anneni sevmiyorsun değil mi?” sorusuna Nazar’ın “Evet sevmiyorum” şeklinde yanıt verdiği iddia edildi.
Oğlunun bulunduğunu öğrenen Rebecca S., Almanya’dan Bursa‘ya gelerek avukat ve Alman Konsolosluğu görevlileriyle birlikte Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne gitti. Yedi yıl aradan sonra ilk kez çocuğunu gören Rebecca S., başlangıçta Nazar tarafından temkinli ve soğuk karşılandı. Ancak, kurumda yapılan açıklamalarla çocuğa annesi olduğu belirtildi.
Görüşme sırasında, Rebecca S. ile oğlu Nazar S. arasındaki iletişim Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde pedagog eşliğinde gerçekleşti. Anne ve oğulun oyun oynayarak vakit geçirmesi sağlandı. Annesi ile bu süreçte yakın bir ilişki kurmaya başlayan Nazar, oyun oynadığı kişinin isminin Rebecca olduğunu öğrenince şaşırıp, “Rebecca kötü değil miydi ya ama iyiymiş” dediği bildirildi.
Görüşme sırasında, çocuğa annesinin uzun süredir kendisini aradığı ve ona bakmak istediği ifade edildi. Nazar, “Sen benim annem misin? Ben şimdi Almanya’ya mı gideceğim? Ama ikimiz aynı dili konuşmuyoruz, Almanya’ya gidersem nasıl anlaşırız?” şeklinde sorular yöneltti. Görüşme ilerledikçe, Rebecca S.’ye ilk kez ‘anne’ diye hitap ettiği belirtildi.
Anne ve oğlu, DNA testi için Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı’na geldiklerinde iahaber muhabiri tarafından görüntülendi. Harabe evden kurtarıldıktan sonra ilk kez görüntülenen Nazar S., pedagog ve polis eşliğinde kuruma getirilirken neşeli tavırlarıyla dikkat çekti. Rebecca S. de konsolosluk görevlisi ve avukatıyla birlikte Adli Tıp’a geldi ve kan örneği verdikten sonra ayrı ayrı kurumdan çıktı.
DNA testinin sonucuna göre, eğer Rebecca S.’nin Nazar S.’nin annesi olduğu kesinleşirse, çocuğun menfaati gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırmaların ardından mahkeme, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ve uzman görüşleri doğrultusunda çocuğun geleceğine karar verecektir.
Nazar S.’nin durumu, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde mahkemenin vereceği karara göre şekillenecektir. Eğer çocuğun Almanya’ya gönderilmesine karar verilirse, Alman devletine teslim edilmesi sağlanacaktır. Türkiye’de kalmasına karar verilmesi durumunda ise devlet koruma altına alınabilir. Çocuğun Alman makamlarına teslim edilmesi halinde, annesine verilip verilmeyeceği ise Almanya’daki değerlendirmelere bağlı olarak belirlenecektir. Mahkeme, her iki ülkede yapılacak incelemeler ve uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanacak raporlar ışığında karar verecektir.
