1. Haberler
  2. Gündem Haberleri
  3. Boşanma Nafakası Davasında Şok İtiraz İddiası!

Boşanma Nafakası Davasında Şok İtiraz İddiası!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir kadın, boşanmasının ardından mahkeme kararı ile kendisine bağlanan 500 liralık nafakanın artırılması talebiyle mahkemeye başvurmuştu. Bu başvuru, boşandığı eşin avukatı tarafından mahkemeye sunulan itiraz dilekçesiyle daha da tartışmalı hale geldi. Söz konusu dilekçede kadının, yüksek eğitim seviyesine sahip olduğu ve iş bulma zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmesine rağmen, yıllardır çalışmadığı iddia edildi. Ayrıca, kadının, siyasi eylemler yapmakla ve sosyal medya platformları üzerinde, özellikle Twitter ve Facebook’ta hükümet yetkililerine yönelik ağır hakaret içeren yorumlar yazmakla meşgul olduğuna dair suçlamalar yer aldı.

Olay, 2008 yılında Ankara’da boşanan bir çiftin yaşadıklarıyla başlıyor. Anlaşmalı boşanma sonrasında mahkeme, kadına yoksulluk nafakası olarak o dönemdeki 3 asgari ücrete eş değer olan 2 bin lira vermeye karar vermişti. Ancak erkek, 2017 yılında aile mahkemesine başvurup nafakanın kaldırılmasını talep etti ve mahkeme, 2020 yılında nafakayı 500 liraya indirdi.

NAFAKASININ YÜKSELTİLMESİNİ İSTEDİ

2020 yılından bu yana 500 lira nafaka alan kadının avukatı aracılığıyla mahkemeye yaptığı başvuru, nafakanın artırılması yönündeydi. Kadın, başvuru dilekçesinde, 2020’de belirlenen nafakanın o dönemin asgari ücretinin yalnızca dörtte birine tekabül ettiğini belirterek, enflasyon ile ekonomik koşulların değişimini göz önünde bulundurarak nafakasının 5 bin 500 TL’ye yükseltilmesini talep etti.

“HÜKÜMETE HAKARETE VARAN YORUMLAR YAZIYOR”

Boşanan erkek, avukatı aracılığıyla kadının mahkemeye yaptığı başvuruya cevap verdi. Dilekçede kadının iyi bir eğitim almış olmasına rağmen kayıtlı bir işte çalışmaması gerektiği savunularak, kadının yaşam tarzı hedef gösterildi ve talebin reddedilmesi istendi. Dilekçede, “Davacı, eğitim düzeyi son derece yüksek olmasına ve iş bulma gibi bir sıkıntısı olmamasına rağmen yıllardır çalışmamıştır. Çok iyi derecede yabancı dil bilmesine rağmen boşanmanın ardından ısrarla çalışma ve işe girme konusunda isteksiz davranmıştır” ifadeleri yer aldı. Kadının, girdiği işlerden kısa süre içerisinde ayrıldığı ve tüm zamanını siyasi eylem yapmak, sosyal medyada siyasi eleştirilerde bulunarak geçirdiği öne sürüldü.

Erkeğin avukatı, müvekkilinin boşanma kararının alındığı tarihten itibaren iş yaşamının kötüleştiğini belirttikten sonra, kadının iyi bir eğitimi olmasına rağmen kayıtlı bir işte çalışmadığı, çocuklarının masraflarını müvekkilinin karşıladığı ve bu durumun da haksız bir nafaka talep etmeye dayanak oluşturan nedenlerden biri olduğunu savundu. Dilekçede, “Davacı aslında çalışabilecekken, kötü niyetle SGK’dan maaş almasına rağmen müvekkilden ekstra nafaka talep etmektedir” denildi.

Bu olay, boşanma sonrası nafaka taleplerinin ne denli karmaşık ve sosyal medyanın etkileri ile nasıl etkilendiğini gözler önüne seriyor. Davanın etik yönleri ve kadın-erkek eşitliği konusunda yürüyen tartışmalar da üzerine yeni bir boyut ekliyor. Diğer taraftan, bu mesele, nafaka hukuku, ekonomik koşullar, iş bulma zorlukları ve gelişen sosyal medya yaşamı gibi unsurlarla birleşince oldukça karmaşık bir tablo oluşturuyor. Bireylerin nafaka taleplerinin dayanağı olan ekonomik durumlar ve sosyal medya faaliyetleri, mahkeme kararlarında önemli bir rol oyn

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Boşanma Nafakası Davasında Şok İtiraz İddiası!
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.