Vücudumuz yalnızca et ve kemiklerden oluşmamaktadır; içimizde, bizimle birlikte yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs ve parazitten oluşan büyük bir ekosistem bulunmaktadır. Bu görünmeyen mikro ordunun sağlığımız üzerindeki etkisinin çok daha kapsamlı olduğunu ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Kamuran Doğan, bağırsak florasının dengesinin bozulmasının birçok sistemik hastalığın tetikleyicisi olabileceğini vurguladı.
SAĞLIKLI YAŞAMIN TEMELİNDE
Mikrobiyotanın, vücutta yaşayan mikroorganizmaların etkileşimde bulunduğu karmaşık bir ekosistem olduğunu belirten Dr. Doğan, “Mikrobiyota, vücudumuzla karşılıklı fayda sağlayan mikroorganizmaların bir araya geldiği bir topluluktur. Bağırsak florasının dengesizliği, sistemik hastalıkların gelişmesi için bir zemin hazırlayabilir. Sağlıklı bir mikrobiyota için en önemli adım beslenmedir. İşlenmiş ve paketli gıdalardan kaçınılmalı, lif açısından zengin besinler tercih edilmelidir. Ayrıca ev yapımı yoğurt, kefir ve pancar kvass gibi fermente gıdaların tüketimi artırılmalıdır. Baklagiller de bağırsak sağlığına katkı sağlayan besinler arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra düzenli egzersiz yapmak, hareketli bir yaşam sürmek ve stres yönetimi, mikrobiyota dengesini doğrudan etkileyen önemli yaşam tarzı unsurlarıdır” şeklinde konuştu.
GEREKSİZ ANTİBİYOTİK MİKROBİYATAYI BOZUYOR
Gereksiz antibiyotik kullanımının mikrobiyota üzerindeki yıkıcı etkilerinden bahseden Dr. Doğan, “Bakteriyel bir enfeksiyon durumunda antibiyotik kullanımı elbette gereklidir; ancak gereksiz kullanımlar mikrobiyotaya ciddi zararlar verebiliyor. Bağırsak sağlığı, gaita analizi ile değerlendirilebilmektedir. Bunun yanı sıra, klinik bulgular ve hastanın şikayetleri de mikrobiyota dengesizliğini anlamada önemli ipuçları sunmaktadır. Bağırsaklarımızı sağlıklı tuttuğumuzda, diğer hastalıklarla başa çıkma gücümüz de artmaktadır” dedi.
