
Hükümete yakın medya organlarında yer alan haberlere göre, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) ön seçimde cumhurbaşkanı aday adayı olarak öne çıkan Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan bir soruşturma çerçevesinde diplomasının iptali gündeme gelebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nden yayımlanan bir karar, bu iddialara karşı önemli bir emsal oluşturdu.
Avukat Kemal Vuraldoğan, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bu konuda vermiş olduğu bir kararı hatırlatarak, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptalinin hukuken mümkün olmadığını ifade etti. Vuraldoğan, Anayasa Mahkemesi’nin içtihatlarının, bu tür durumlarda dikkate alınması gereken ciddi bir hukuki referans kaynağı olduğunu belirtti.
Anayasa Mahkemesi, Vuraldoğan’ın işaret ettiği kararda, Abidin Pişgin adında bir akademisyenin doktora diplomasının iptal edilmesi üzerine yaptığı bireysel başvurisinden yola çıkarak eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Bu karar, 18 Ekim 2023 tarihinde alınmış olup, Resmi Gazete’de yayımlanarak kamuoyuna duyurulmuştur. Abidin Pişgin, Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (SDÜ) tamamladığı doktora eğitiminin ardından 2015 yılında mezun olmuş ve sonrasında Ardahan Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak göreve başlamıştır.
Ancak Pişgin’in durumu 2016 yılında değişti. Pişgin, Gürcistan’dan Süleyman Demirel Üniversitesi’ne yaptığı yatay geçiş sürecinde, mevzuata uygunluk açısından yapılan incelemeler sonucunda, doktora yeterlik sınavına girebilmek için zorunlu olan seminer dersini almadığı tespit edildi. Bu durum, Pişgin’in mezuniyetine gölge düşürdü.
11 Mayıs 2016 tarihinde, Pişgin’in doktora mezuniyeti iptal edildi. Bu duruma itiraz eden Pişgin, Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. AYM, oybirliğiyle verdiği kararda, idarenin hata yaptığını ve bu hata sebebiyle başvurucuya yüklenen sorumluluğun haksız olduğuna dikkat çekti. Mahkeme, diploma iptalini gerçekleştiren idarenin uygulamasını eleştirdi.
Mahkeme, diplomanın mezuniyetten bir yıl, yeterlik sınavından ise üç yıl sonra iptal edilmesini “iyi yönetişim” ve “tutarlılık” ilkelerine aykırı buldu. Bunun yanı sıra, Anayasa’nın 42. maddesi uyarınca eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Bu durum, Anayasa Mahkemesi’nin eğitim hakkının korunmasına yönelik duyarlılığının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilemeyeceğine dair önemli bir hukukî zemin oluşturuyor. Vuraldoğan, iktidara yakın medyada yer alan iddiaların, bu hukuki kararların ve Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatlarının ışığında geçersiz olduğunu belirtti. Bu süreç, Türkiye’de eğitim hakkının nasıl korunduğu ve akademik unvanların ne denli önemli olduğu konusunu tekrar gündeme getirdi.
Sonuç olarak, Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan soruşturmanın eğitim hakkı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu karar, ilerleyen süreçte benzer durumlar için önemli bir referans niteliğinde olabilir. Anayasa Mahkemesi’nin son durumları ve hukukî kararları, Türkiye’deki kamuoyunun ve akademik çevrelerin dikkatle izlemesi gereken konular arasında yer alıyor. Bu tür durumlar, eğitim sistem

Yorumlar kapalı.