1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Ambalajlar Sağlığımızı Tehdit Ediyor Mu?

Ambalajlar Sağlığımızı Tehdit Ediyor Mu?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir zamanlar gıdayı korumak amacıyla ambalajlar üretmeye başladık. Günümüzde ise, sağlık sorunlarına yol açan bu ambalajlardan korunmanın yollarını arıyoruz.

Ambalajlar, hayatımıza giren her yeni teknoloji gibi, ilk başta bir çözüm olarak ortaya çıktı. Sütü daha uzun süre saklamak, meyve suyunu güvenli bir şekilde taşımak, yoğurdu bozulmadan sofraya ulaştırmak ve pizzayı sıcak tutmak gibi ihtiyaçlar bu gelişimin temelini oluşturdu.

Ancak son yıllarda gerçekleştirilen bilimsel araştırmalar, gıdayı koruyan ambalajlardaki petrol türevi zararlı bileşenlerin, gıdaya geçerek sağlığımızı tehdit edebileceğini ortaya koyuyor.

Günümüzde, dünya genelindeki laboratuvarlar yalnızca pestisitler, katkı maddeleri veya ağır metaller üzerinde çalışmıyor. Aynı zamanda plastik şişeler, karton kutular, konserve kaplamaları ve bebek maması ambalajları gibi malzemeler de inceleniyor.

Artık sorulan soru şudur: Yediğimiz şey gerçekten yalnızca gıda mı?

Geçmişte gıda güvenliği denildiğinde akla bozuk ürünler geliyordu. Ardından pestisit kalıntıları, antibiyotikler, hormonlar ve katkı maddeleri gibi unsurlar gündeme geldi. Şimdi ise karşımızda görünmeyen katmanlar var; mikroplastikler, nanoplastikler, ftalatlar, Bisfenol A, alüminyum migrasyonu ve kurşun kalıntıları gibi maddeler yer alıyor.

Bu bileşiklerin çoğu, gıdanın kendisinden değil, gıdayla temas eden materyallerden kaynaklanmaktadır.

Çevreci ambalajlar sağlıksız olabilir!

FAO ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan son değerlendirmeler, özellikle geri dönüştürülmüş plastik ambalajların bazı durumlarda ağır metaller, ftalatlar ve kalıcı organik kirleticiler açısından ek riskler taşıdığına dikkat çekmektedir.

Çevreyi korumak amacıyla uygulanan geri dönüşüm politikaları elbette önemlidir. Ancak bir sorunu çözerken başka bir sorun yaratmamak gerektiği unutulmamalıdır.

Gıda ambalajı olmayan plastiklerin geri dönüşüm zincirine dahil edilmesi durumunda, geçmişte deterjan, boya, elektronik veya sanayi kimyasallarıyla temas etmiş materyaller yeniden gıda ambalajına dönüşebilmektedir.

Son yıllarda “çevreci” olarak tanıtılan biyoplastikler hakkında da benzer tartışmalar yaşanmaktadır. Tüketiciler için “bitkisel”, “biyobazlı” veya “kompostlanabilir” terimleri çoğunlukla güven hissi uyandırmaktadır.

Ancak bilimsel çalışmalar, doğal olmanın her zaman risksiz olmadığı gerçeğini hatırlatmaktadır.

Bazı araştırmalar, biyoplastiklerin de belirli koşullarda mikroplastik salabileceğini veya farklı kimyasal geçiş riskleri taşıyabileceğini ortaya koymaktadır.

Yani sorun sadece plastiğin kaynağı değil, gıdaya neyin geçtiği meselesidir.

Pizza kutusunda kurşun kirliliği

Geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği’nin gıda alarm sistemi RASFF’a düşen bir bildirim, bu tartışmayı daha somut hale getirdi. Türkiye’den Avrupa’ya gönderilen bazı pizza kutularında kurşun, ftalat ve bisfenol A tespit edildi.

Burada dikkat edilmesi gereken, pizzanın içindeki malzemelerin değil, kutunun kendisinin risk oluşturduğudur. Yani akşam eve sipariş ettiğiniz pizzanın hamuru, peyniri veya sosu değil; onu taşıyan karton kutu bu risk tartışmasının merkezinde yer alıyor.

Bu durum, modern gıda sisteminin nasıl evrildiğini göstermektedir.

Artık yalnızca ne yediğimizi değil, neyin içinde yediğimizi de sorgulamak zorundayız.

Bu dönüşümün en hassas boyutu ise çocuklar ve bebeklerdir.

Bebek mamalarında on binlerce mikroplastik

Yakın zamanda yayımlanan bir araştırmada, plastik ağızlıklı sıkılabilir ambalajlarda satılan bazı bebek mamalarında paket başına on binleri aşan mikroplastik parçacıkları tespit edilmiştir. Bilim insanları, bu parçacıkların insan sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerini incelemeye devam etmektedir.

Ancak bir konuda fikir birliği vardır: Bebekler, yetişkinlerden daha hassas bir durumda bulunmaktadır. Çünkü bağışıklık sistemleri henüz gelişmektedir. Hormon sistemleri şekillenmekte ve organ gelişimleri devam etmektedir.

Bu nedenle, yetişkinler için göz ardı edilebilir görünen bazı maruziyetler çocuklar için çok daha önemli hale gelmektedir.

Bilim dünyasında sıklıkla kullanılan bir ifade vardır: “Belirsizlik güvenlik anlamına gelmez.” Yani henüz her şeyi bilmediğimiz, risk olmadığı anlamına gelmez.

Aynı durum metal ambalajlarda da gözlemlenmektedir. RASFF kayıtlarına yansıyan bazı vakalarda içecek kaplarından sıvıya geçen alüminyum miktarlarının yasal sınırların birkaç kat üzerine çıktığı tespit edilmiştir. Özellikle asitli içecekler, meyve suları ve sıcak içeceklerle temas halinde migrasyonun artabileceği belirtilmektedir.

Burada önemli olan tek bir ürünün

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Ambalajlar Sağlığımızı Tehdit Ediyor Mu?
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.