Adana Seyhan’ın son belediye başkanı Oya Tekin, CHP’li belediyelere yönelik gerçekleştirilen “silkeleme operasyonu” nedeniyle tutuklu olarak cezaevinde bulunuyor.
Oya Tekin’in mensubu olduğu iddia edilen suç örgütünü kurup yöneten ve bu süreçte önemli ölçüde gelir elde ettiği öne sürülen Aziz İhsan Aktaş ise tutuksuz yargılanmakta.
Devlet, bu önemli şahsiyetin başına bir iş gelmemesi için ona koruma tahsis etti.
Yandaş yazarların iddialarına göre, korumaların sayısı tam 8! Bu korumaların maaşları da kamu kaynaklarıyla karşılanıyor.
Anneler Günü dolayısıyla “Oya Tekin’e Özgürlük” isimli bir sosyal medya hesabında şu paylaşım yapıldı: “Bir yıldır çocuklarımı göremiyorum. Neden burada tutukluyum? Aziz İhsan Aktaş ailesiyle mutlu, ben ise anneler gününü çocuklarımla birlikte geçiremiyorum.”
Suç örgütünü kurup yönettiği iddia edilen kişi serbestken, suç örgütüyle bağlantılı olduğu belirtilen bir kişinin tutuklu olmasının sebepleri açık. Oya Tekin, etkin iftiracılık veya parti değiştirme yollarını tercih etmiş olsaydı, muhtemelen hapiste olmayacaktı.
Ayrıca, Oya Tekin’in eşi Celal Tekin’in de aynı davadan dolayı tutuklu olarak yargılandığını belirtmek gerekir.
Hatırlanacağı üzere, 2025 yılının son günlerinde büyük bir operasyonla karşı karşıya kaldık.
Bu süreçte Show TV, HaberTürk, Bilgi Üniversitesi, Bloomberg TV, Doğa Koleji ve Kasımpaşa Spor Kulübü gibi kurumların da içinde bulunduğu Can Holding’in 121 şirketine el konulmuştu.
Bazı şirketlerin TMSF tarafından mahkeme sonucu beklenmeden satıldığı, diğerlerinin ise satış sürecinin devam ettiği biliniyor.
Can Holding’in başkanı ve medya kuruluşlarının yöneticisi operasyondan sonra tutuklanmışken, Can ailesinin bazı üyeleri yakalanamamıştı.
Şu an itibarıyla bu operasyon kapsamında tutuklu olan kimse bulunmamakta.
Operasyon sırasında kaçan bazı aile üyeleri daha sonra geri dönerek, hapiste kalmadan ikametlerinde serbest bırakıldılar.
Sonuç olarak, yaklaşık 6 ay içinde bu soruşturmada tutuklu kalınmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheliler için bir dizi suçtan zincirleme ceza talep etmekte.
Bu suçlamalar arasında, suç örgütü kurma ve yönetme, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık ve kaçakçılık yer alıyor. Bu bağlamda toplamda 40 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Savcılık, bu suçlamaları yaparken MASAK raporlarından da faydalanmış durumda.
Oya Tekin için ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Bu noktada, Can Holding’in sahipleri ve yöneticilerinin, Seyhan Belediye Başkanı’nın da kesinleşmiş bir hüküm verilene kadar masum olduğunu vurgulamakta fayda var.
Hiç kimse peşin hükümle suçlu ilan edilemez; suçlu olduklarını kanıtlama yükümlülüğü iddiayı öne süren savcılığa aittir.
Ancak şunu belirtmeden geçemem: Suçlamalar MASAK raporlarına dayanmakta, bazıları operasyon sırasında kaçan kişiler ise evlerinde oturarak serbest bırakıldılar.
Suç isnadı sadece bir ifadeye dayanan belediye başkanı hapisteyken, 40 yıla kadar ceza istenenler serbest durumda.
12 yıla kadar ceza talep edilen bir kişi ise hapiste bulunuyor.
Bu durum, düşündürücü değil mi?


Yorumlar kapalı.