1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Kooperatif Davası ve İfade Özgürlüğü Üzerine

Kooperatif Davası ve İfade Özgürlüğü Üzerine

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son günlerde “Kooperatif Davası” adı altında, aralarında CHP’nin önde gelen yöneticilerinin de bulunduğu birçok yurttaşın yargılandığı davalarla ilgili haberler gündemi meşgul ederken, zihnimde bu olayların ötesinde, “kooperatif” kavramının köklerine dair bazı düşünceler belirdi. Bu düşünceler, Ali Faik Cihan’a kadar uzandı. Geçmişin izlerini taşıyan bu öncüller, benim için adeta arkeolojik bir bulgu gibi.

Bu yazıda anmak istediğim kişi, tutuklanmayı bekleyen bir yargıçtır.

1960’ların ikinci yarısında, Mülkiye’nin 3. ya da 4. sınıfında, dönem ödevi olarak FİSKOBİRLİK’i (Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) seçmiştim. O dönemde, bir vesileyle Trabzon’a sıkça gitme fırsatım olduğu için, oradaki kooperatifi yerinde gözlemleme şansı buldum.

Tarım satış kooperatiflerinin ve birliklerinin temellerini atan yasa, 1939 yılında “çiftçilerin ürünlerini daha iyi şartlarda değerlendirmesi ve ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla” yürürlüğe girmiştir. Ancak Cumhuriyet’in kooperatif politikası, aslında daha öncelere dayanmakta ve farklı adlar ve anlayışlar altında kendine yer bulmuştur.

Cumhuriyet döneminde sanayi sektörü, “iktisadi devlet teşekkülleri” (KİT’ler) aracılığıyla gelişirken, tarım sektörü daha çok çiftçilerin kooperatifler aracılığıyla örgütlenmesiyle ilerlemiştir: Tarım satış kooperatifleri, tarım kredi kooperatifleri ve tüketici kooperatifleri gibi çeşitli türler ortaya çıkmıştır.

Ancak, kooperatif üyeleri başta olmak üzere halkın büyük bir kesimi, kooperatifleri sürekli devlet kuruluşları olarak algılamıştır. Devlet, belki kooperatiflerin bir gün özerk olabileceği fikriyle kurulmasına önayak olmuş olabilir, ama gerçekler çoğu zaman farklı bir tablo çizmektedir.

Trabzon’da bilgi toplama sürecimde, Sosyalist Türkiye adlı kitabın yazarı ve yargıç Ali Faik Cihan’ın katkıları büyük oldu. Kendisi, kitabında savunduğu sosyalist fikirler nedeniyle o dönemde açığa alınmış ve yargılanıyordu.

Ali Faik Cihan, bu süreçte evinde kalırken, kolluk güçleri tarafından alınıp götürülme ihtimali nedeniyle sürekli takım elbisesiyle, her an hazır bir şekilde otururdu. Yeni çıkan her kitabı heyecanla edinir ve tartışırdı. Dünyanın en sevgi dolu kadınlarından biri olan eşi Fevziye Hanım ve dört çocuğuyla birlikte beni bir süre evlerinde ağırladıkları için durumu çok yakından biliyorum.

Faik Ağabey’in kitabı, Devrimci Yayınlar Kooperatifi tarafından yayımlanmış ve kooperatifçilikle ilgili önemli bölümler barındırıyordu:

“Kooperatif, tekel, Sümerbank, ofisler ve Migros denemeleri genellikle başarılı bir şekilde uygulanmışken, tüm ticaretin devlet ve toplum eliyle yürütülmesi fikri garip karşılanmaktadır. Bu gariplik, devletin müdahale ettiği her işin halkın zararına sonuçlandığına dair tarihsel bir gelenekten kaynaklanmaktadır.”

“Devlet, savaş çıkaran, askere götüren, vergi alan, rüşvet alan ve söz dinlemeyen bir zalim olarak tanınmıştır. ‘Devlet bizim babamızdır’ derler, çünkü ondan korkarlar.”

“Toplumcu fikirlerle birlikte başlayan kooperatifçilik, ülkenizde hemen her yerde ve her zaman yiyici ve bozguncu zümrelerin eline verilmiş ya da bu tür gruplar tarafından kasten soysuzlaştırılmıştır. Bu nedenle kooperatifçilik, Türk emekçileri tarafından benimsenmemiş, aksine olumsuz intibalar yaratmıştır.”

………………

“Bu konuda en başarılı deneme, Sümerbank satış mağazalarıdır. Özel girişim, devlet işletmeciliğine, özellikle Sümerbank’a karşı giriştiği baskı ve siyasi otorite aracılığıyla kurduğu egemenlik karşısında bile bu satış mağazaları devam edebilmiştir. Oysa özel girişimin Sümerbank ile rekabet etme olanağı kalmadığında, bu mağazalar ya fiyatları yükseltmek ya da fiyatları gereğinden fazla düşürüp malları özel kişi ve firmalara devretmek zorunda kalmışlardır.” (s. 89-90)

O dönemlerde kooperatifler, sosyalistlerin gündemindeydi. Yine o yıllara dair aklımda yer eden bir bilgi olarak, Niğde’de kurulan elma üreticileri kooperatifini de anmalıyım. Askerliğini yedek subay olarak yapan arkadaşlardan biri, yanlış hatırlamıyorsam Vasıf Öngören, köylüleri kooperatifçilik konusunda bir araya getirmiş ve oldukça başarılı sonuçlar elde etmiştir.

Google’ın sağladığı bilgilere göre 2025 yılı, Dünya Kooperatifler Yılı olarak belirlenmiş ve bu kapsamda “Kooperatifler Daha İyi Bir Dünya Kurar” temasıyla kooperatifçilik bilincinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Bu bilgi, son günlerde dikkatimi çekmedi ama artık dikkatimden kaçmıyor.

Ali Faik Cihan’ın bir öğrencisi olarak, bu noktada şunları ifade etmek isterim:

İfade özgürlüğü, halklar için en önemli kazanım ve temel meseledir. Macaristan halkı, despotlaşan Orban’ı devirebildiyse, bu ifade özgürlüğü sayesindedir. Bizde de yargıç Ali Faik Cihan olayı, ifade özgürlüğünün yaşamsal bir ihtiyaç olduğunu en açık şekilde ortaya koyan örneklerden biridir. Kitabınızın yeniden basılıp yaygın olarak okunmayı fazlasıyla hak ettiğini düşünüyorum sevgili Faik Ağabey. Tarihte sizin gibi çok az insan vardır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Kooperatif Davası ve İfade Özgürlüğü Üzerine
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.