1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gizli Kahramanlık: Müzik ve Yolculuk Hikayesi

Gizli Kahramanlık: Müzik ve Yolculuk Hikayesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu yazı dizisinin başlangıcında, eşlikçilerin gizli kahramanlar olabileceğinden bahsetmiştim. Bugün sizlere en “gizli” kahramanlıklarımdan birini aktaracağım.

2009 yazında, Amerika’da hayalini kurduğum kariyeri bir türlü inşa edememenin hayal kırıklığıyla, Türkiye’ye döneli tam üç yıl olmuştu. Amerika’daki kısa süreli evliliğimden elde ettiğim yeşil kartım, yıllık bir kez ABD’ye giriş çıkış yapmam gerektiğine dair söylentilerle birlikte vardı. O zamanlar bu tür bilgileri doğrulamak oldukça zordu. Bu söylentilere dayanarak, yılda bir kez giriş-çıkış yapmak için bahaneler yaratmaya çalışıyordum; ancak ilerleyen zamanlarda bu çabaların boşuna olduğunu anlayacak ve yeşil kartımı iade etmek zorunda kalacaktım.

3 Temmuz’da, Indianapolis’teki Canal Bistro’da eski grubum Salaam’ın bir konseri düzenlenecekti. Konserin bütçesi, uçak biletimi bile karşılayamayacak kadar düşüktü. Ancak bahane bulmak her zaman mümkündü. Bu nedenle, hem onlara katılmak hem de eski dostlarla bir araya gelmek için bir haftalık Amerika gezisi planlayıp bilet aldım.

Tam o sırada Avustralya’dan bir teklif geldi! Türkiye’ye döndükten sonra tanıştığım ünlü caz vokalisti Yıldız İbrahimova ile çalışıyordum. Yıldız Hanım, bütçesiyle orantılı olarak değişken büyüklükte gruplarla çalışıyor ve düşük bütçeli projelerde birlikte yer alıyorduk. Avustralya’da bir turne yapmak üzere teklif aldığında, yanında sadece beni götürmeye karar verdi.

Bu turne, Amerika gezimin hemen sonrasına denk geliyordu. Amerika’dan döndükten sonra, bir gece İstanbul’da kalacak, ertesi gün Yıldız Hanım ile buluşup Avustralya’ya uçacaktım. Şans eseri, bu iki programın çakışmadığına sevindim; belki dönüş biletimi biraz erkene aldığım için böyle oldu, hatırlayamıyorum!

29 Haziran’da Amerika’ya uçtum ve Salaam’dan arkadaşlarım Tim ve Dena’nın evinde kaldım. Oradayken, Amerika’daki manevi ailem Jane ve Dick’i de ziyaret ettim. Durumumdan bahsettiğimde, acıdılar ve yanlış hatırlamıyorsam 400 dolar harçlık verdiler.

Chicago’ya da uğradım. Oradaki bir Türk akrabam, beni yerel bir televizyon programına konuk etmek için girişimde bulundu. Bunun için Indianapolis’ten Chicago’ya uçak bileti aldım. Ancak Chicago’ya vardığımda program konukluğumun iptal olduğunu öğrendim. Bu duruma üzülen Meltem abla, kendi kamerasıyla beni videoya çekti ve YouTube’a yükledi. O zamanlar kendi YouTube kanalım yoktu, ama bu video internetteki en viral içeriklerimden biri olacaktı.

Chicago’dan sonra Indianapolis’e geçtim ve Salaam ile bahsettiğim restoranda kanun çaldım. Ertesi gün, Indianapolis – New York aktarmalı olarak İstanbul’a uçmak üzere havaalanına gittim.

Kararsızlığın Bedeli

Yolculuk yaparken sürekli kitap okurum. Hatta kitap okumak için genellikle sadece yolculuk zamanım kalıyor. New York’taki Kennedy Havaalanı’na vardığımda, geri kalan yolculuk için okuyacak yeterince kitabım kalmamıştı. Elimdeki kitap bitmek üzereydi. Check-in işlemlerimi yapıp pasaport kontrolünden geçtikten sonra, hemen kapımın yakınındaki bir kitapçıya girdim.

Çok sayıda seçenek vardı ve fiyatlar oldukça yüksekti! Param sınırlıydı. Hem ekonomik, hem ilgi çekici, hem de yola yetecek kadar uzun bir kitap bulmak zorundaydım. Kararsız bir şekilde raflar arasında gidip geldim. O sırada, içeri giren bir kız, birkaç kitabı rahatça seçip parasını ödeyip çıktı. İçimden, “Oh! Bazılarının parası bol…” dedim. Ancak, ardından saati fark ettim. Zamanım kalmamıştı! Hızla George Orwell’in 1984’ünü satın alıp kapıma doğru koştum.

Boarding bitmişti, kapı kapanmıştı! Uçağım pistte kalkışa hazırlanıyordu. Durdurmanın imkanı yoktu!

Telaş, pişmanlık ve endişe birbirine karıştı! Avustralya turnesine nasıl yetişecektim? ABD’den Avustralya’ya uçmak oldukça maliyetliydi! Bu tamamen benim hatamdı ve durumu düzeltip sonuçlarına katlanmak zorundaydım. Havaalanındaki bilet satış ofisine yöneldim ve bitmek bilmeyen bir kuyrukta beklemeye başladım. Beklerken, elimdeki kağıt parçalarıyla minik origami modelleri yaptım; kuş, uçak, kurbağa… Ne bulursam.

Sonunda Alitalia hava yollarıyla Roma aktarmalı bir İstanbul uçağına bilet buldum. Jane ve Dick’in verdiği para olduğu gibi bu bilete gitti – origami modellerimi biletçi kıza hediye ettim. Artık İstanbul’da bir gece konaklayamayacak, Atatürk Havaalanı’na varır varmaz Yıldız Hanım ile buluşup Canberra uçağına yetişecektim.

Tam bu sorunu çözdük derken, notalar ne olacaktı? Yıldız İbrahimova ile çalacağım eserlerin notaları İstanbul’daki evimdeydi ve onları alacak zamanım yoktu. Roma Havaalanı’na inince ankesörlü telefon bulup İstanbul’daki komşum Cem’i aradım. Onda benim evin anahtarı vardı. Yıldız Hanım’ın nota klasörünün yerini tarif ettim. Avustralya’da giyeceğim eşyaların yerlerini de tarif ettim. Bunları bir çantaya koyup Fatih dayıma teslim etmesini rica ettim.

Cem sağ olsun, tamam dedi, gereğini yaptı ve dayım o eşyaları Atatürk Havaalanı’na yetiştirdi. İstanbul’a zamanında indim, kapının önüne çıkıp dayımdan çantayı aldım, teşekkür edip alana geri girdim. Çantayı açtığımda ne göreyim?! Beyaz takım elbisem, çantaya düzensiz bir şekilde sokuşturulmuştu ve notalar, istediğim notalar değildi! Meğer Cem, bu görevi başkasına devretmiş. Onlar da benim eve girip yanlış klasörü almışlar!

Artık yapabileceğim bir şey kalmamıştı. O yıllarda cep telefonları henüz çok ilkeldi ve “Notayı çek, WhatsApp’tan gönder” demek mümkün değildi. Nota dediğin de internetten kolayca bulunabilen bir şey değildi; hele ki Yıldız Hanım için özel olarak düzenlenmiş eserlerin repertuarı.

En azından, uzun bir yolculuktan sonra uçağa yetişebilmiştim. Yıldız Hanım ile kızı Suna ile buluşup Avustralya yolculuğuna çıktık.

Singapur’da bir aktarmamız vardı. Singapur’dan bineceğimiz uçağın firması, “Senin bagajın fazla ağır. Şu kadar fazla bagaj ücreti ödemen gerekir” dedi. Az para değildi! Neyse ki Yıldız Hanım’ın valizi hafifti. Sağ olsun, kendi valizini getirtti, açtırdı, benim valizimden ona biraz yük aktararak dengelemiş olduk ve yeniden valizleri check ederek yola devam ettik.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Gizli Kahramanlık: Müzik ve Yolculuk Hikayesi
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.