CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı sırasında önemli açıklamalarda bulundu.
Özel’in konuşmasında dikkat çeken başlıca ifadeler şöyle oldu:
Pazar günü bir barış güvercini için uğurlama etkinliğine katıldık. O gün bir emaneti vardı. Bana, “Bir Cumhuriyet şarkısı filmi izledin mi?” diye sormuştu. O an izlememiştim, ama sonrasında gözyaşları içinde filmi izledik. Ankara’ya geldiğimde kahve içip filmi konuşmak için bir araya geldik. “Ne gördün?” diye sordu, ben de filmin mesajlarını aktardım. “İşte şimdi oldu,” dedi. Sonrasında, “Ölene kadar sana bir emanet bırakıcaksın,” ifadesini kullandı. Ardından, “O filmin senaryosunu ben yazdım,” diye ekledi. Neden bunu söylemediğini sorduğumda, “Sırrı Süreyya’nın filmi derler, başka yerlere çekerler diye söylemedim,” yanıtını verdi. “Nasıl bir Atatürk anlatmışım, bunu senden dinlemek istedim,” dedi.
“SALDIRI HEPİMİZE YAZILMIŞ AÇIK MEKTUPTUR”
O gün, Sırrı Süreyya’nın gerçekleştirdikleri konuşulacağına, saldırıyla ilgili konuşmalar öne çıktı. Üzüntü içindeyim. Bu saldırı, bize, bana, size ve hepimize yazılmış bir açık mektuptur. Hiçbir siyasi oluşumu sorumlu tutmuyorum. Kimlerin sorumlu olduğunu araştırmak savcılığın ve devletin görevidir. Burada Adalet Kalkınma Partisi, bu saldırının ne kadar uzandığını araştırmak için bir sınav vermektedir. O zamana kadar konuyu gündemde tutmayacağım. Eğer bu mesele bir noktada tıkanırsa, o zaman konuşmak benim sorumluluğum olacaktır. Samimi adımlar atılması gerektiği kanısındayım. Destek veren herkese teşekkür ederim.
Ama bazıları bizlere şunu iletiyor: “Biz Türkiye’yi belirli bir noktaya getirdik ve karar aldık. Siz bu kararda bir engelsiniz. Yaptığımız işin darbe olduğunu nitelendiriyorsunuz ve kurduğumuz planı bozmak için emek harcıyorsunuz.” Her hafta bir yerde miting düzenleyip sürekli olarak gündemde kalmaya çalışıyorsunuz. “Durun, oturun, Ankara’ya dönün,” diyorlar ve bunu kalın kalın yazılmış mektuplarla iletiyorlar. Kimden geliyor bu mektup? Bir evlat katilinden. “Evladını öldürmüş biri sana mı kıymayacak?” demekte. Bugün eli boş olması, yarın başka bir şey yapmayacağı anlamına gelmez. Bu saldırıyı önceden planlayıp gelip gerçekleştiriyorlar. “Onu biz yolladık, onu 2 saat beklettik ve sokakta biz saldırttık,” diyorlar. Artık dönmenizi ve partinizde oturmanızı istiyorlar. Biz planı kurduk, biz planı okuduk.
Bir cevabımız olacak. Yarın akşam Beyazıt Meydanı’ndayız, akşam ise Cumartesi günü Van’dayız. 19 Mayıs’ta İzmir’de olacağız. Cevabı aldınız mı? Hadi ordan.
Mektubu yazan kadar, okuyan da önemlidir. Gazi’nin partisi o mektubu böyle okur. Şimdi evlat katilinin elini çıplak yollayana sesleniyorum. Cesaretin varsa doldur ve yolla, hodri meydan!
Sayın Cumhurbaşkanı beni aradığında, “Arkadaşlar gereğini yapacak, emin olun,” dedi. Gereğini yapacaklar kimlerse, Kartalkaya’da hayatını kaybedenler için de gereğini yapsınlar.
EKREM İMAMOĞLU’NUN TUTUKLULUĞU
Tutuksuz yargılanmayı savunup, yargıdan elini kolunu çektiğinde demokrasi emareleri göstermeye başlayacaklar. Seçim sonuçlarına kafa tutuyorsanız, bu bir otokrasi belirtisidir.
İBB’YE YÖNELİK ÇİFTE SORUŞTURMA
Söylenenlerin hiçbiri HTS kayıtlarında çıkmadı. “Para var,” dediler, cammer’ı açtık, gösterdik. On gün boyunca bununla konuştular. “Cammer’ı neden aldınız?” dediler. Biz de yanıt olarak, “Rahmetli Kadir Topbaş zamanında alınmış ve kullanılmıştır,” dedik. Sizin canınız can da bizim cumhurbaşkanı adayımızın canı can değil mi ki cammer kullanmayalım?
Evlat katili İBB’ye gelmiş ve “İmamoğlu’na suikast yapılacak,” demiş. Savcı bey bunu inceleyebildin mi, koğuş arkadaşlarına? İmamoğlu’na bunu söyleyen arkadaş, dün böyle bir şey yapıyor. Sen gelip “neden tedbir alıyorsun?” diye bu soruyu soracaksın.
FETÖ İLE MÜCADELE
O örgütün başındakilerin, darbeyi gerçekleştirenlerin ve her istediklerini alanların cezalarını çekecekleri kesindir. KHK’lılar açlığa sürüklenmeyecek. Bir kişi yüzünden tüm akrabaların zan altında kalmayacağına söz veriyoruz.



