
Günümüzde yaşanan ekonomik krizin etkileri, özellikle büyükşehirlerde, her geçen gün artarak hissedilmeye devam ediyor. Bu durum İstanbul Planlama Ajansı (IPA) tarafından hazırlanan İstanbul Barometresi Şubat 2025 raporuna da yansıdı. Raporda, İstanbulluların yalnızca yüzde 14’ünün geçimlerini rahatlıkla sağlayabildiği ve aynı zamanda birikim yapabildiği belirtilirken, geriye kalan yüzde 86’lık kesim zorluklarla karşı karşıya. Düzenli geliri olmayan hanelerde geçinememe oranı ise alarm verici bir seviyeye ulaştı ve yüzde 76.1 olarak kaydedildi. Ayrıca, İstanbulluların yüzde 61’i doğalgaz, yüzde 46.8’i elektrik, yüzde 40.9’u ise su faturasını zamanında ödeyemediklerini ifade etti.
Ekonomik koşulların zorluğu, yalnızca günlük yaşamı değil, borç ödeme durumunu da etkiliyor. Araştırmaya katılan kredi kartı kullanıcılarının yüzde 52.7’si, aylık kredi kartı borcunun tamamını ödeyebildiğini belirtirken, yüzde 27.5’i yalnızca asgari ödemeyi gerçekleştirebildi. Öte yandan, asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda ödeme yapanların oranı yüzde 6.9, asgariden az ödeme yapabilenlerin oranı yüzde 4.2, kredi kartı borcunu hiç ödeyemeyenler ise yüzde 8.7 olarak tespit edildi. Alt sosyoekonomik seviyede yer alan katılımcıların yüzde 18.6’sının kredi kartı borcunu hiç ödeyememesi dikkat çekici bir sonuç.
Yine, anket sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 16.6’sı Şubat ayındaki fatura ve aidatlarını zamanında ödeyemediğini bildirdi. Kiracı olduğunu ifade eden katılımcıların yüzde 11.5’i, geçen ay kirasının tamamını ödeyemediklerini belirtti. Bu durum, yüksek kiraların ödenememesiyle birlikte, birçok kiracı için zor günlerin kapıda olduğunu gözler önüne seriyor.
Bu ekonomik kriz, aynı zamanda vatandaşların psikolojik sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Katılımcılara Şubat ayında hissettikleri duygusal durumları sormasıyla ortaya çıkan verilere göre, İstanbulluların ortalama stres seviyesi 10 üzerinden 6.7, kaygı seviyesi ise 6.1 olarak belirlendi. Şubat ayındaki yaşam memnuniyeti 4.7, mutluluk seviyesi ise 5.1 olarak ölçüldü. Bu sonuçlar, ekonomik güvencesizlik nedeniyle bireylerin ruhsal ve sosyal sağlıklarının da olumsuz etkilendiğini gösteriyor.
Yüzde 73’ü fiyat artışını hissetti
Ekonomik sıkıntılar, halka yansıyan bir diğer önemli konu ise zam haberleri olmaya devam ediyor. Resmi rakamlar enflasyonun düştüğünü gösteriyor olsa da, araştırmaya katılan yurttaşların yüzde 73.8’i Ramazan ayında gıda fiyatlarının normalden fazla arttığını ifade etti. Yüzde 11.6’sı gıda fiyatlarında makul bir artış olduğunu belirtirken, yüzde 11.3’ü fiyatların hiç artmadığı ve yüzde 3.3’ü ise bu konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını dile getirdi.
Katılımcıların yüzde 73.8’i Ramazan ayında evlerinde iftar sofrası kurulduğunu bildirirken, yüzde 26.2’sinin ise iftar sofrası kurmadığı ortaya çıktı. Bu veriler, artıran gıda fiyatlarının, sadece maddi durum üzerinde değil, ailelerin sosyal yaşamında ve geleneklerinde de etkili olduğunu gösteriyor. Ramazan ayı gibi manevi bir dönemde bile, birçok ailenin iftar sofrası kurmaktan çekindiği, hatta bunu yapamadığı görülüyor.
Özetle, İstanbul Planlama Ajansı’nın raporu, şehirde yaşayan insanların

Yorumlar kapalı.