1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. 41 Yılın Ardından: Reşat Güvenir’in Direnişi

41 Yılın Ardından: Reşat Güvenir’in Direnişi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Bizi çırılçıplak soydular yine, koğuşta yaklaşık yirmi kişiyiz, giysilerimizi, yataklarımızı ve dolaplardaki yiyeceklerimizi yere attılar.

Çırılçıplak bir şekilde ağır dayak yedik.

Biz hâlâ kahkahalarla gülüyoruz.

Nihayetinde, yaşıyoruz ya!..”

Bu sözleri duyduğumda içim ürperiyor. Hayata tutunmak, inadına yaşamak böyle bir şey olmalı!..

Kırk bir yıl hapis yatılsa bile!..

Karşımda oturan Reşat Güvenir, Türkiye’nin en uzun süre hapis yatan kişilerinden biri. Toplamda kırk bir yıl hapis cezası aldı; önce on bir yıl, ardından kesintisiz olarak otuz yıl, 1980’den 1991’e, sonrasında ise 1996’dan 2026’ya kadar hapiste kalacak, ancak hapisten on gün önce salıveriliyor.

Reşat Güvenir’in suçlaması nedir?..

Hayatında eline çakı bile almamış, mantar tabancası dahi bulundurmamış olan Güvenir, 12 Eylül darbe döneminde büyük bir suç işlemiş:

Türkiye Komünist Partisi’ne (TKP) yakın olan “Emeğin Birliği” dergisinin genel yönetmenliğini yapmıştır. Dergi, “fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar her şey emeğin olacak” sloganıyla yayımlanıyordu.

O dönemde Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. maddeleri, komünizm propagandası ve sınıf temelli örgütlenmeleri cezalandırıyordu.

12 Eylül sonrası dergi kapatılır ve Reşat Güvenir, “illegal örgüt üyeliği” suçlamasıyla, Sıkıyönetim Mahkemesi’nde 141 ve 142. maddelerden yargılanarak toplamda 22.5 yıl ceza alır. Ayrıca, anayasal düzeni zorla ortadan kaldırmaya teşebbüsten idam cezası ile yargılanır ve bu davadan 6 yıl 8 ay ceza alır.

“İşkence gördüm”

Reşat Güvenir, Sıkıyönetim Mahkemesi’nde “ifadesinin işkence altında alındığını” ifade ettiğinde, askeri savcı öfkeyle tablayı fırlatır:

“Başka türlü konuşmuyorsunuz ki!..”

Buna rağmen, mahkeme tutanağına “işkence altında verdiği ifadeyi kabul etmedi” olarak yazılır.

Askeri cezaevlerinde mahkûmlara tek tip elbise giydirilirken, Güvenir ve arkadaşları bunu reddeder. Asker gibi davranmaları beklenir, ancak “biz asker değiliz” diyerek kabul etmezler.

Bir arkadaşıyla birlikte hücreye atılır ve altı ay boyunca burada kalmak zorunda kalır.

Açlık grevi ve köfte

Farklı sol fraksiyon temsilcileri, hapiste ya da ülkedeki olaylar doğrultusunda, zaman zaman açlık grevi ve ölüm oruçları ile tepkilerini dile getirir. Açlık grevlerinde 128 kişi hayatını kaybederken, bu eylemlere katıldıkları için dayak yerler.

Bir açlık grevinde, 28. günde hapishane yönetimi askeri hapishane avlusunun ortasında açlık grevini kırmak için köfte pişirir. Köfte kokusuna rağmen, açlık grevi devam eder.

141 / 142 kalktı

Nisan 1991’de Türkiye Büyük Millet Meclisi, TCK’daki 141 ve 142. maddeleri yürürlükten kaldırır; artık bu suçlar ortadan kalkar.

Reşat Güvenir, bu değişiklikten faydalanarak on bir yıl hapis yattıktan sonra tahliye edilir. On bir yılın yedi yılı askeri, dört yılı ise sivil cezaevlerinde geçmiştir. Bu süreçte düzenli spor yaparak hapishane avlusunda koşar.

Şiir yazar ve kitaplar kaleme alır.

Eşi Milliyet ile Cumhuriyet’in eski yazı işleri müdürü Tahir Özyurtseven de zaman zaman sohbete katıldı

“Leninist” parti

Hapisten çıkınca “Devrimci Emek” dergisini yayımlamaya başlar.

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından Türkiye Komünist Emek Partisi, Sovyetler’e yakın bir duruş sergileyerek, “Leninizm çökmüştür” açıklamasında bulunur.

Reşat Güvenir ve arkadaşları buna itiraz ederek “Leninist” olarak partiden ayrılır ve “Türkiye Komünist Emek Partisi / Leninist” adıyla yeni bir parti kurarlar.

Yeni kurulan parti mensupları yakalanır. 1990’larda Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) vardır ve bu mahkemede bir kez daha idam cezası ile yargılanır.

Yine elinde ne bir tabanca ne de bir çakı vardır, ancak “illegal örgüt üyeliği ve anayasal düzeni yıkma” suçlamasıyla yargılanır. On beş kişi anayasal düzeni nasıl yıkacak ki!..

Savcı sürüldü

DGM savcısı:

“Somut bir delil yok, sadece kendi savunmasına dayanarak, örgüt üyeliği var, tahliyesine…”

Ancak mahkeme idam cezası verir, ardından bu ceza müebbete çevrilir. Yargıtay’a giden dosyada savcı, sanıkların lehinde görüş bildirir.

Lehte görüş bildiren savcı DGM’den alınarak, Bağcılar’da ilçe savcılığına sürgün edilir.

Yargıtay, kararı esastan ve usülden bozar ve “146/1 için silahlı eylem gerekir, burada silah yok, soyut eylem olmaz” gerekçesini sunar.

Fakat DGM, Yargıtay’ı dinlemeden yeniden müebbet ceza verir. Dosya tekrar Yargıtay’a gönderilir.

Sonra ne olur?..

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
41 Yılın Ardından: Reşat Güvenir’in Direnişi
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.