1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. 26 Yaşındaki Iraz Bayrak’ın Mahkeme Duruşması

26 Yaşındaki Iraz Bayrak’ın Mahkeme Duruşması

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye, Iraz Bayrak’ı tanımalı. İBB davasında yargılanan genç isimlerden biri olan Bayrak, yalnızca 26 yaşında. Silivri Cezaevi yerleşkesindeki 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmada, yaptığı savunma ile mahkeme heyetini ve dinleyicileri derinden etkilediği düşünülüyor.

Bursa Gemlik’te, küçük bir sahil kasabasında öğretmen bir ailede dünyaya gelen Iraz Bayrak, birçok tutuklu gibi operasyon ve soruşturma sürecinde kendisine yöneltilen suçlamalara yanıt verme hakkını kullanamadı. Bu nedenle, savunmasına “kendimi tanıtmak istiyorum” diyerek başladı:

“Küçük bir yerde öğretmen çocuğu olarak, her zaman sorumluluk sahibi ve örnek bir birey olmam gerektiği bilinciyle büyütüldüm. Örneğin, herkes okula saçını salıp gidebilirken, siz örnek olmanız gerektiği için bunu yapamazsınız.”

Beykent Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümünden mezun olan Iraz Bayrak, 4 yıllık İBB personeli olarak başına geleceklerden habersiz, bir sabah işe gitmeye hazırlanırken sekiz polisin kapısını çalmasıyla hayatı aniden değişti.

“Kardeşimle birlikte yaşıyorum, o üniversiteyi kazandı ve biz yeni taşınmıştık. Yani benim taşınma kolilerim polislerle birlikte açıldı. Kimlik tespiti sırasında adresimi kâğıttan okudum; çünkü henüz evimde oturacak kadar zamanım olmamıştı. Bir kahvaltı bile yapmamıştım.”

‘Kişisel verileri elde etme, yayma ve başkasına verme’ suçlamasıyla 6 aydır Silivri’de cinayet koğuşunda bulunan Iraz Bayrak, suçlandığı ‘İstanbul Senin’ projesinde hiç çalışmamıştı.

Iraz Bayrak

Duruşmaları takip eden ve öğretmen olan anne Güner Sarıkaya ile görüştüm. Iraz Bayrak’ın duruşma salonunda “kendimi tanıtmak istiyorum” ifadesinin ne anlama geldiğini onun sözlerinden dinlemek istiyorum.

26 yaşındaki genç kadın, çevresinde her zaman ‘başkaları’nın varlığını hissetmiş: “Iraz, çok güzel kalpli bir çocuk. Bunu herkes kendi çocuğu için söyler ama onun güzel kalbi her şeyine yansır. Ben çalıştığım için onu anneannesi büyüttü. 20 yıldır yöneticilik yapıyorum. Iraz’ın lisesinde idareciydim. Savunmasında bahsettiği gibi, ‘saçını bile salamazsın’ dedim ona. Çünkü ‘sen Güner Hoca’nın kızısın, saçını salarsan diğerleri de salar’ diyerek büyüttüm. Kuralcılığım bazen beni çok üzmüştür. Iraz da bu kuralcılığı benden alır. Hâlâ kırtasiyeye gider, kırmızı tükenmezi ayrıdır, mavi tükenmezi ayrıdır. Ama avokadolu çantayla işe gider. Ruhu çocuk, abartıyı sevmez. Dünyanın küçüklüğünden de hoşlanır.”

Akranları eğlenirken Iraz, Darülaceze’de yaşlılara kitap okuyor, çocuk onkolojisinde çocuklarla ilgileniyordu. Üniversite sınavında sayısal öğrencisi olarak çok iyi bir puan almıştı ve zihinsel engelliler öğretmenliği okumak istedi. Ancak izin vermedim; çünkü onun duygu dünyasının çok zengin olduğunu biliyorum. Koğuştakilerin hikâyeleri bile onun hikâyesi haline geldi. Birine okuma yazma öğretti, birini üniversiteye hazırlıyor. Koğuşta bir arkadaşının yeğeninin geçen hafta nişanı varmış, ‘anneciğim mutlaka çiçek gönderir misin?’ diyen bir çocuk. Başka bir şey yok bu çocuğun dünyasında.”

Hayatın garip bir tesadüfü olarak, üniversiteden mezun olduktan sonra Iraz Bayrak, Gemlik’e benzediği için Silivri’ye yerleşmeyi düşünmüş. Annesi bu durumu şöyle aktardı: “Belediyeye otobandan gidip geleceğim diye tutturdu. Biz de sürekli çok uzak diyerek karşı çıktık. Şimdi çocuğum Silivri’de. Geçen mektubunu şöyle bitirmiş: Küçük bir tatil kasabasından sevgiler. Düşünebiliyor musunuz? Cinayet koğuşunda kalıyor ve küçük bir tatil kasabasından sevgiler yazıyor.”

Iraz’ın savunmasının sonunda, “ben hâlâ Iraz’ım” dedi. Gerçekten de Iraz öyle. Adını, Fakir Baykurt’un “Yılanların Öcü” eserinden etkilenerek koymuştum. Onun onurlu, bilge, ayakları yere sağlam basan, Anadolu kadını gibi yiğit bir kadın olmasını istemiştim. Ancak bedelini bu kadar ağır ödeyeceğini bilmiyordum.

Iraz Bayrak

Iraz Bayrak’ın duruşmasıyla ilgili duygu ve düşüncelerini sorduğum anne Güner Sarıkaya, “Çocuğumun olmayan bir suçu ispatlamak için bu kadar çaba sarf etmesi beni çok yaralıyor. Onun dik duruşuyla gurur duyuyorum. Bir kere gözyaşı dökmedi, dimdik ayakta. Ama ben gideceğim, o burada kalacak. (Duygulanıyor) Anne-kız olarak gıybet saatlerimiz vardı. Bir şey olduğunda acil anlatmam lazım diyerek telefonuma sarılıyorum ama anlatamıyorum. Bu durum beni çok üzüyor. Biz hiç bu kadar ayrı kalmadık. Herkes, ‘çok güçlü bir çocuk olarak çıkacak’ diyor. Iraz zaten güçlü ama bu kadar ağır ödemek zorunda değildi. Mutlu olmasını istiyorum. Kadınlar neden güçlü olmak zorunda bırakılıyor ki? Evimin deniz manzarası var. Iraz’la gece yarılarına kadar denize bakarak sohbet ederdik. O balkonda oturamıyorum şimdi. Onsuz olmuyor.”

Davadaki 18 kişi geçen hafta tahliye oldu. Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu da tahliye edilenler arasında ve Iraz Bayrak’ın koğuş arkadaşı. Tahliye kararı çıktığında koğuşuna döndüğünde, ayakkabısının altına Iraz Bayrak da dahil olmak üzere diğer tutuklu kadınların isimlerini yazdırmış. Gelenekte, adı silinendi sıra! Kim bilir…

Iraz Bayrak ve birçok ismin suçlandığı iddialara yönelik bazı bilgiler de dikkat çekici. İdari amirleri olan dönemin İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, aynı suçlamalarla karşı karşıya kaldı. İtirafçı oldu ve tahliye edildi. CHP lideri Özgür Özel’in “İBB davası borsası kuruldu” diyerek HSK’ya şikâyette bulunacağını açıkladığı avukat Mehmet Yıldırım, Naim Erol Özgüner’in avukatıydı.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
26 Yaşındaki Iraz Bayrak’ın Mahkeme Duruşması
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.