19 Şubat 2026 13:45
Güncelleme: 19 Şubat 2026 13:55
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Cumhuriyet 2’nci yüzyılda, yeni bir Cumhuriyet’in inşasında; geçmiş yüzyılın alışkanlıklarından, kalıplarından ve ezberlerinden kurtulmuş olmalıyız” ifadelerini kullandı.
Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Doğan, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda, bu raporun daha fazla tartışmaya yol açacağını belirtti. Ayrıca, Kürt sorununu sadece bir terör meselesi olarak ele almanın yanlış olduğunu vurguladı.
“Bu dar kalıplardan, tanımlardan vazgeçmek gerekiyor “
Doğan, “Bu mesele aynı zamanda bir eşitlik, bir özgürlük meselesi. Eşitlik ve özgürlük haklarının tamamını ve demokratikleşmeyi içeren bir konudur. Yıllardır tartışılan konuların başında geliyor. Raporun ‘Kürt ve Türk kardeşliğinin tarihi kökleri kalıplara sığmayan bir sürekliliğe sahiptir’ tespiti, önemli bir noktayı işaret ediyor. Eğer bu kardeşliğin kökleri kalıplara sığmıyorsa, neden hala bu dar kalıplara saplanıyoruz? Daha önce de vurguladığımız gibi, eski tanımlardan ve kalıplardan vazgeçmemiz gerekiyor. Meseleyi yalnızca güvenlik ekseniyle değerlendirdiğimizde, televizyonlarda ve bazı köşe yazılarında karşılaştığımız dil, incitici ve kırıcı bir üslup içeriyor. Bu üstenci ve kibirli dilden uzak durmalıyız. Cumhuriyet 2’nci yüzyılda yeni bir Cumhuriyet inşa ederken, geçmişin alışkanlıklarından ve kalıplarından kurtulmalıyız. Bu çağrıyı tüm taraflara yapıyoruz.” dedi.
“Bu sınav, herkesin ortak sınavı”
Raporun hak ve özgürlüklerin genişletilmesiyle ilgili kısmına dikkat çeken Doğan, “Türkiye çok dilli ve çok kimlikli bir ülke. Bu dillerin birlikte, eşit ve özgür bir şekilde var olabilmesi için gerekli imkanlar sağlanmalıdır. Türkiye’de Türkçeden sonra en çok konuşulan dil Kürtçe ve bu dilin kamusal alanda özgürce yaşaması için yasal düzenlemelere ihtiyaç var. Bu komisyonun gündemi bu konu değil; ancak bu mesele, aynı zamanda bir anayasa meselesidir. Komisyon, anayasa konusunu tartışmayacağını belirtmişti; ancak hak ve özgürlüklerin genişletilmesi başlığında ana dil hakkının açık bir şekilde ifade edilmemiş olmasını eleştirdiğimizi de kaydettik. Bu başlıkların somut bir karşılık bulması, barış ve demokratik toplum sürecinin gerçek sınavı olacaktır. Bu sınav, tarihi bir öneme sahip. Komisyon raporunun altında imzası bulunan tüm siyasi partilerin ortak sorumluluğudur. Milyonlar adına bu raporun uygulanmasını sağlamalı ve takipçisi olmalıyız.” şeklinde konuştu. (iahaber)
