
Zeynep Kotan, geçtiğimiz günlerde meydana gelen bir yangın sonucunda kayak eğitmeni olan oğlu Ömür’ü kaybetti. Olayı öğrendikten sonra otele ulaştıklarını dile getiren Kotan, oğlunun ölüm haberini aldığı sırada gözyaşlarına boğulduğunu fakat bir yetkilinin yanına gelerek “Ağlamayın, vali bey üzülüyor” dediğini paylaştı.
‘MORGTAKi OĞLUM…’
Zeynep Kotan, yaşadığı acıyı şöyle ifade etti: “Biricik oğlumu kaybetmiş olmak acıların en büyüğü iken bir de başka şeyler var. Olayın tam iç yüzünü paylaşmak istiyorum. Yangını ilk olarak haberlerden öğrendik. Sonrasında öğrendiğimiz ölüm raporlarında oğlum Ömür’ün ve birçok kişinin sabah saat 06:00’da morga girdiğini öğrendik. Ancak ne yazık ki bana haber veren bile olmadı. Oğlumun oda arkadaşının ailesiyle iletişime geçtik; arkadaşları Ömür ve Eren’den haber alamadıklarını söylediler. Sadece çaresiz kalmıştık. 112 ve jandarma ile yapılan soruşturmaların ardından tüm hastaneleri gezdik. Ortam adeta bir savaş alanı gibiydi.”
SES KAYDI DİNLETİLDİ: ANNE SENİ SEVİYORUM
Yangında oğlu Doruk’u kaybeden Duygu Can Sarıtaş, olay esnasında Doruk’un kendisine gönderdiği son ses kaydını dinletti. Kendisi bir öğretmen olduğunu ve iki çocuğunu bu feci olayda kaybettiğini belirten Sarıtaş, oğlu Doruk’un son anlarında kendisine “Anne seni seviyorum” diye ses kaydı gönderdiğini aktardı. Bu olay, yaşananların sadece bir kaza olmadığını, bir katliam olduğunu vurguladı. Oğlunun annesine duyduğu sevgiyi dile getirdiği bu ses kaydı, vardırılan komisyon salonunda bulunan aileler ve milletvekilleri arasında duygusal anlara neden oldu.
BU KAZA DEĞİL
Oğlu Eren’i kaybeden Eray Bağcı, komisyon üyelerine şunları aktardı: “Eren’imiz hayat doluydu. Gözlerinin içi gülerdi, saygılı, duyarlı, akıllı ve çalışkan bir evlattı. Artık Eren’imiz de yok. Yaşanan bu olay bir kaza değil. Tutulan tutanaklar durumu açık bir şekilde ortaya koyuyor. Yangın alarm sistemi çalışmıyordu. Gerçeklerin üstü örtülmemeli ve sorumlu kişiler cezalarını çekmeli. Eğer adalet sağlanmazsa, yarın başka Eren’lerin de hayatları kaybolacak. Vicdanınızın sesini dinleyin, lütfen bizim çığlığımıza kulak verin. Bu feci olayın yaşandığı otelin yerine başka bir tesisin açılmasına müsaade edilmemeli.”
‘ADALET BORCU VAR’
Yangında eşini ve tek çocuğu olan kızı Alya’yı kaybeden Hilmi Altın, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Sizden, tarihe geçecek emsal bir çalışma yapmanızı bekliyoruz. O gün, her türden ölümler yaşandı. 2025 yılında, aile dostu ve güvenli olarak tanıtılan bir otelde, nasıl oluyor da bu kadar insan hayatını kaybeder? 36 çocuğun hayatı nasıl yok olur? Bu otele kim ruhsat verdi? Bu durum sadece bir ihmal değildir; bu, bir cinayet.” Altın, devletin kendilerine karşı bir adalet borcunu olduğunu vurguladı.
Yangın, yaşananların boyutlarını ve sorumluların hesap vermesi gerekliliğini gözler önüne serdi. Olayın ardından olay yerinde bulunan ailelerin temsilcileri, hem kayıplarını hem de yetkililere olan taleplerini dile getirdiler. Yaşanan bu trajedi, bir daha olm

Yorumlar kapalı.