1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Vedat Günyol Ödülleri Töreni Kartal’da Yapılacak

Vedat Günyol Ödülleri Töreni Kartal’da Yapılacak

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

10. Vedat Günyol Deneme Ödülleri töreni 14 Mart Cumartesi günü Kartal’daki Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Deneme yazarı, çevirmen, öğretmen ve yayıncı Vedat Günyol’un anısını yaşatmak ve deneme alanındaki çalışmaları desteklemek amacıyla düzenlenen ödül törenine Turgay Fişekçi ve Masis Kürkçügil konuşmacı olarak katılacak. Ayrıca, Dostlar Korosu İlk Solistleri de törende sahne alacak. Katılımcılara, geçen yıl Kartal Soğanlık Kültür Merkezi’nde düzenlenen yazar ve akademisyenlerin bildirilerinden oluşan “Aydınlığa Açılan Pencere: Vedat Günyol” adlı kitap ücretsiz olarak dağıtılacak.

Bu etkinlik vesilesiyle, Yeni Ufuklar dergisi ve Çan Yayınları’nın kurucusu olan Vedat Günyol’u, öğrencisi ve Vedat Günyol Deneme Ödülleri Yürütme Kurulu Sekreteri Nesim Ovadya İzrail ile konuştuk.

– Yeni Ufuklar, 1960’lı ve 1970’li yıllarda, Yeni Dergi ve Papirüs ile birlikte en çok okuduğum dergilerden biriydi. Orhan Burian ile Vedat Günyol’un birlikte çıkardıkları Yeni Ufuklar, edebiyat ve düşünce dünyamızda nasıl bir rol üstlendi sizce?

Vedat Günyol ve Orhan Burian, Yeni Ufuklar’ı edebiyat ve yayın dünyasına kazandıran iki önemli isimdir. İkisi de daha önce Yücel dergisinin genç yazarlarıydı. 1935 yılında yayın hayatına başlayan Yücel, Cumhuriyet’in kuruluşundaki aydınlanmacı ve Atatürkçü edebiyat çevrelerinin önde gelen girişimlerinden biriydi.

Fransızca bilgisi güçlü ve okumaya meraklı bir kişi olan Vedat Günyol, tesadüfen Yücel dergisi grubuna katıldı. Batı’ya yönelen Günyol, çeviri, makale, Batı edebiyatından kitap tanıtımları ve yaşam öyküleriyle dolu bir hayat sürmeye başladı. İnsan sevgisiyle dolu olan Günyol, Orhan Burian ile birlikte daha ileri görevler üstlenmek isteyen bir ikili oluşturdular.

Zamanla, Yücel dergisindeki heyecan eksikliği ve siyasi olumsuzluklar nedeniyle dergi kendini feshetti. Bu durumu fırsat bilen Günyol ve Burian, öğrendikleri dergiciliği birlikte sürdürmeye karar verdiler.

Yeni Ufuklar dergisi bu koşullarda 1952’de ortaya çıktı. Orhan Burian ile mükemmel bir dostluk ve iş birliği içinde olan Günyol, Burian’ın ani hastalığının ardından dergiyi sürdürme dileğini de yerine getirdi.

Yeni Ufuklar, savaş sonrası dönemde, insan sevgisini ön plana çıkararak, Demokrat Parti’nin iktidarıyla birlikte edebiyat ve düşünce alanında bir umut kaynağı haline geldi. Yücel dergisinin kapanmasının ardından, eski ve yeni yazarlar Yeni Ufuklar’da bir araya geldi.

Batı’da adaletsizliklere karşı çıkan hümanist akımlar, Türkiye’deki aydınların ilgisini çekmeye başlamıştı. Vedat Günyol gibi bu niteliklere sahip bir eğitmenin liderliğinde Yeni Ufuklar, bir kültür merkezi haline geldi. Derginin sayfaları, her yaştan insanı kucaklayan bir anlayışla yayımlandı ve adaletli yayıncılık ilkeleriyle yeni bir çığır açtı.

Vedat Günyol ve Orhan Burian

– Çan Yayınları dendiğinde, Melih Cevdet’in “…Bir sis çanı gibi gecenin içinde / Ta gün ışıyıncaya kadar / Vakur metin sade / Çalacaksın…” dizeleri aklıma geliyor. Çan Yayınları’nın, Günyol’un düşünce dünyasına kattığı eşsiz katkı nedir sizce?

Aylık olarak yayımlanan Yeni Ufuklar’a, çeşitli yurtsever aydınlardan yazılar, şiirler ve makaleler gelmeye başlamıştı. Vedat Günyol, derginin tüm işlerini yürütürken, zamanla yeni ihtiyaçların ortaya çıkmasıyla birlikte Çan Yayınları’nı kurma gerekliliği doğdu.

Günyol, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Tercüme Bürosu’ndaki çeviri çalışmalarına son verilince, birlikte çalıştığı dostlarıyla, Batı’nın klasik eserlerini Türkçeye kazandırmak üzere harekete geçti. Çan Yayınları, bu bağlamda önemli bir misyon üstlendi.

Çan Yayınları, ağırlıklı olarak çevirilere odaklanan bir yayıncılık politikası izledi. Kapatılan Tercüme Bürosu’nun bıraktığı boşluğu dolduran Günyol, öğretmenlik maaşının yanı sıra, dergiye yazı veren yazarların teliflerini ödeyerek büyük bir yükün altına girdi.

Bu yayıncılık anlayışı, daha sonra diğer yayınevlerine de örnek oldu. Çan Yayınları’nın yayımladığı eserler, aydın ve özgürlükçü bir kesimin yetişmesine katkı sağladı. Günümüzde olmasa da prestijini koruyan Çan Yayınları, Günyol ile birlikte anılmaya devam ediyor.

Talat Aydemir’in infazından önce okuduğu ve notlar aldığı Gracchus Babeuf’ün “Devrim Yazıları” kitabı, 1964 yılında Çan Yayınları tarafından basıldı. Bu kitap, Türkiye’de bir skandal yaratarak, Vedat Günyol ve Sabahattin Eyuboğlu’nun yargılanmalarına neden oldu. Bugün, belirli bir yaşın üstündeki aydınlar, Çan Yayınları ve Babeuf adını birlikte anmaya devam ediyor.

Soldan Celal, Aydın, Hasan, Paşa, Kemal, Hidayet
Vedat Günyol ve öğrencileri (Yakacık, 23 Nisan 1970)

– Günyol’un “aydınlanmacı mirası” bugün ne ifade ediyor sizce?

Günyol ile ilgili notlarıma baktığımda, şunları görüyorum:

Padişahlığın yıkıntıları üzerine Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile Türkiye, aydınlanmaya ve insancılaşma sürecine girmiştir, diyor Günyol.

Ayrıca, Atatürk düşmanlığının tohumlarının atıldığını ve aydınlanmanın kazanımlarının sinsice yok edildiğini belirtmektedir.

Her yerde aydınlanmaya karşı bir savaş olduğunu, bu savaşta papazların ve karanlık güçlerin devreye girdiğini vurguluyor.

Bir öğrencisi, Günyol’u “Aydınlanma savaşçısı öğretmenimiz” olarak tanımlıyor.

Bu notlardan, bilimin yol göstericiliği ve aydınlanmanın kazanımlarının gericilikle mücadelede ne denli önemli olduğu çıkarılabilir.

Vedat Günyol, aydınlanma kavramı üzerinden, bilgi ve deneyimle dolu bir öğretmen olarak gençlerin karşısına çıkmayı başarmıştır.

– Günyol’un çevirilerindeki dil duyarlılığı ve özeni, çevirmenlik kariyerimde bana birçok şey öğretti. Onun dil

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Vedat Günyol Ödülleri Töreni Kartal’da Yapılacak
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.