Bahçeii’nin yaptığı açıklamalarda, tarihi tecrübelerin dikkatlice incelendiğinde geleceğin karanlık noktalarını aydınlatan önemli bilgiler sunabileceği ifade edildi. Zamanın hep ileriye doğru akmasıyla birlikte, geçmişte yaşanan zorlukların idrak edilmesinin, ilerleme açısından kritik bir öneme sahip olduğu belirtildi. Milletlerin, zorlu tarihsel süreçlerinde yalnızca hayatta kalmakla kalmayıp aynı zamanda cesaret ve ahlaki değerleriyle öne çıktıkları vurgulandı. Milletleşmenin, insanlık onurunun en yüksek mertebesi olduğu ve bu konunun ciddiyetle ele alınması gerektiği kaydedildi.
Bununla birlikte, Türkiye’nin terörle mücadelesinin yalnızca hukuki çerçevede gerçekleşmesi gerektiğine dikkat çekildi. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemen varlığını koruma çabalarının, terörizmin müzakere ve mütareke çabalarında yer almadığını bir kez daha hatırlatıldı. Barışın, farklı görüşlerin bir araya gelmesiyle sağlanabileceği ve tek taraflı bir yaklaşımın yeterli olmayacağı ifade edildi. Türk milletinin, terörsüz bir Türkiye hedefini benimsediği ve bu doğrultuda atılan adımları coşkuyla karşıladığı belirtildi. Artık Türkiye’nin terörle anılan bir ülke olmayacağı, yeni bir döneme girildiği vurgulandı.
Barışın kalıcı olması için “terörsüz Türkiye” stratejisinin geniş bir toplumsal uzlaşma ile desteklenmesi gerektiği ifade edildi. Bu amaçla, TBMM’nde tüm toplumsal kesimlerin temsil edildiği bir komisyonun kurulması teklif edildi. TBMM Başkanı’nın çağrısıyla oluşturulacak “Yeni Yüzyılın Terörsüz Türkiye Stratejisi; Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu”nun kurulması gerektiği belirtildi.
Önerilen bu komisyonun geniş katılımlı bir şekilde şeffaf yürütülmesi amacıyla, 16 siyasi partinin temsilcilerinin yer alması gerektiği aktarıldı. Komisyonun 100 üyeden oluşması ve çalışma şartlarına göre çeşitli alt grupların oluşturulması düşünülüyor. Ayrıca her siyasi partinin komisyonda en az bir üye ile temsil edilmesi gerektiği vurgulandı.
Komisyon, üye olarak göndereceği iki uzmanla her partinin katkı vermesine olanak tanıyacak. Çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ise komisyonda yapılacak. TBMM Başkanı’nın komisyonda başkanlık etmesi önerilirken, kararların salt çoğunlukla alınması gerektiği ifade edildi. Alınan kararların ise milletvekilleri tarafından teklif haline getirilip gerekli mercilere sunulması gerektiği belirtildi.
Siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerin her zamankinden daha fazla önem kazandığı bir dönemde, Türkiye’nin terörsüz bir yeni yüzyılı yalnızca kendi imkânlarıyla inşa etmesinin önemine dikkat çekildi. Türkiye’nin, uluslararası ihtilafların çözüm adresi haline gelmesi ve barış arayışlarının merkezi olması, uluslararası alandaki rolünü pekiştiriyor.
