3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında Türkiye genelindeki organ bağışı ve nakil istatistikleri açıklandı. e-Devlet ve e-Nabız platformları aracılığıyla bağışçı olma kararının bildirilmesinin ardından, bağışçı sayısının üç katına çıktığı ifade edilirken, organ nakli bekleyen hasta sayısının 33 bini geçtiği bildirildi.
İSTANBUL (İGFA) - Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen basın toplantısında, Türkiye’de organ bağışı ve nakil konusundaki mevcut durum, kadavradan bağış oranlarının artırılması gerekliliği ve organ nakli bekleyen hastalar için atılması gereken adımlar detaylı bir şekilde ele alındı.
Toplantıda konuşan Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen e-Devlet ve e-Nabız sisteminin organ bağışı konusunda önemli sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Geçen yıl temmuz ayında devreye giren bu sistem sayesinde organ bağışı kararını verenlerin sayısının üç kat artığını belirten Türkmen, toplam bağışçı sayısının neredeyse 1 milyona yaklaştığını ifade etti. Türkmen, dijital ortamda verilen bağış kararının aile üyeleriyle paylaşılmasının önemine de dikkat çekti.
2026'DA 4 BİN 142 ORGAN NAKLİ GERÇEKLEŞTİ
Türkiye’deki nakil rakamlarını değerlendiren Prof. Dr. Türkmen, 2025 yılında toplamda 5 bin 226 organ naklinin yapıldığını, 2026 yılının ilk 10 ayında ise bu sayının 4 bin 142’ye ulaştığını bildirdi.
Organ nakli bekleyen hasta sayısının 33 bini geçtiğini ve bu hastaların 28 bin 790’ının böbrek ve karaciğer nakli beklediğini aktardı.

Türkiye’de böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören hasta sayısının 2025 yılı sonunda 95 bin 489’a ulaştığını belirten Türkmen, her yıl binlerce yeni tedaviye ihtiyaç duyan hastanın ortaya çıktığını vurguladı.
2025 yılında 14 bin 294 kişinin böbrek replasman tedavisine başladığı, bu süreçte 1.905 kişinin diyalize geçmeden önce böbrek nakli yaptırdığını bildirdi.
KADAVRADAN BAĞIŞTA ARTIRILMASI GEREKEN FARKINDALIK
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, Türkiye’nin canlı vericili organ nakilleri konusunda dünya genelinde ilk sırada bulunduğunu, ancak kadavradan bağış oranlarının hedeflenen seviyelerde olmadığını ifade etti.
Organ bağışına engel olan en büyük faktörlerden birinin beyin ölümü hakkında eksik bilgilerin mevcut olduğunu dile getiren Gül, beyin ölümü ile bitkisel hayatın farklı durumlar olduğunu vurguladı.
Gül, beyin ölümü tespit edilen bir bireyin tıbbi ve hukuki olarak hayatını kaybettiğini, bu tanının organ nakli ekibinden bağımsız uzman hekimler tarafından belirlenen bilimsel ölçütlere göre yapıldığını ifade etti.
13 BİN 624 KİŞİ İÇİN POTANSİYEL BAĞIŞ
2026 yılının ilk 10 ayında Türkiye’de 2 bin 78 kişiye beyin ölümü tanısı konulduğunu belirten Prof. Dr. Gül, bu kişilerin 375’inde organ bağışının gerçekleştiğini açıkladı. Beyin ölümü tespit edilen her 100 kişiden yaklaşık 18’inin bağış yaptığı bilgisi verildi. Bağış gerçekleşmeyen 1.703 kişinin tamamının bağışçı olduğu ve her bağışçıdan en fazla sekiz kişiye nakil yapılabileceği varsayımıyla, toplamda 13 bin 624 kişiye ulaşabilecek bir potansiyel bulunduğunu dile getirdi.
Organ bağışında toplumsal farkındalığın artırılmasının önemini vurgulayan uzmanlar, beyin ölümü konusundaki doğru bilgilendirmenin yaygınlaştırılması, ailelerin bilinçlendirilmesi ve bağış kararlarının yakınlarla paylaşılmasının daha fazla hastaya umut olabileceğini belirtmiştir.




Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın