1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Öcalan’a Statü: Barış Sürecinde Yeni Bir Dönem

Öcalan’a Statü: Barış Sürecinde Yeni Bir Dönem

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni Yaşam Gazetesi, Abdullah Öcalan’a iletilmek üzere bir dizi gazeteciden soru alınacağını ve muhtemel yanıtların geleceğini duyurdu. Bu bağlamda, şu soruyu ilettim:

Kamuoyu araştırmaları, Türkiye toplumunun geniş bir kesiminde adınıza karşı güçlü bir itiraz ve mesafe olduğunu ortaya koyuyor. Bu durumu özellikle Meclis Komisyonu’nun İmralı’ya gelme sürecinde gözlemledik. Sivil siyasetin doğrudan ya da dolaylı bir aktörü olma, DEM Parti’yi ya da ismi değişecek yeni bir partiyi, fikirsel ve yönetimsel olarak şekillendirme düşünceniz var mı? Eğer böyle bir düşünceniz varsa, Türkiye’deki toplumsal direnç aşılabilir mi? İmralı’daki iletişim olanaklarının sosyal medyayı kapsamadığı bilgisiyle, özellikle Kürt gençlerinin bazı sorgulama ve eleştirilerinin ulaşamadığı bir ortamda kapsayıcı bir yol haritası çıkarılabilir mi?

Bu soruya ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Öcalan’a statü’ talebine ileride geleceğim. Ancak… Bugün 27 Şubat 2026. 27 Şubat 2025’in, yani Abdullah Öcalan’ın silah bırakma ve fesih çağrısının üzerinden tam bir yıl geçti. Bu bir yıl içerisinde, örgütün Öcalan’ın talebini kabul etmesi, sembolik silah yakma görüntüleri, Meclis’te Komisyon kurulup rapor yazımı gibi önemli gelişmeler yaşandı. Ayrıca, Suriye’de Kürtlerin Şam’daki yönetimle bir noktada anlaşma sağlaması da kritik bir sayfa oldu. Özellikle Kobani’de yaşananlar, abluka ve ölümler, durumu en kritik noktaya getirdi. Şimdi ‘ikinci aşamaya’ geçildiğine dair yeni bir yol haritasının ‘taraflarca’ daha net bir şekilde ortaya konulması bekleniyor. Bugün, Öcalan’ın kamuoyuna yeni bir mesaj göndereceği kesinleşti. ‘Aşama’ olarak tanımlanan sürecin Meclis Komisyonu raporunda da vurgulandığı üzere, başta uygulanmayan AİHM ve AYM kararları olmak üzere hukuki bazı adımların atılacağı, yeni yasaların çıkarılacağı belirtiliyor. (Bunun bir ucunun Anayasa değişikliğine gitme olasılığı da mevcut.) Komisyon’a başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘yasal düzenlemelerin Ramazan sonrası gündeme geleceğini’ ifade ederken, Komisyon’daki tüm partilerin ‘AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanması konusunda uzlaştığını’ da hatırlattı.

Bu noktada iki önemli soru öne çıkıyor: AİHM ve AYM kararlarının uygulanması konusunda tüm partiler uzlaştıysa, ne bekleniyor? Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Osman Kavala neden hala hapiste?

Bir diğer önemli soru ise, ana muhalefete, Cumhurbaşkanı adayından belediye başkanlarına kadar yargı merkezli baskı en ağır şekilde uygulanırken, çok gecikmiş olsa da atılacak hukuki adımların toplumun belirli kesiminde nasıl karşılanacağıdır. Hukukun zaman ve kişilerden bağımsız, herkes için eşit ve uygulanabilir bir duruma getirilmediği sürece, iktidar eleştirilirken ‘gruplar arasında’ adı konulmamış negatif durumların oluşma olasılığı bulunuyor. Bu durumu, uzun süre haksız yargılanan siyasetçilerden kayyım uygulamalarına kadar mesafeli yaklaşanlar için de not ediyorum.

Komisyon ve hazırladığı rapor hakkında birçok yorum yapıldı. Ancak en dikkat çekici çalışmalardan biri, Sabancı Üniversitesi’nden Ayşe Betül Çelik ve bir grup akademisyenin hazırladığı rapor oldu. (*)

Rapordan çarpıcı birkaç not paylaşmak istiyorum:

– Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun on altı oturumluk çalışmaları, yarım asrı aşan çatışma döngüsünü sonlandırma iradesinin çeşitli toplumsal kesimlerdeki yankılarını sistematik bir şekilde görünür kılmıştır. Yüz yetmiş sekiz farklı konuşmacının tanıklıkları ve uzman görüşleri üzerinden yapılan analiz, sürecin güçlü bir toplumsal talep zemininde yükseldiğini ve bu talebin somutlaşma biçimlerinde belirgin farklılıklar taşıdığını ortaya koymaktadır. Komisyon tartışmalarının en belirgin özelliği, çatışmanın yalnızca güvenlik boyutuna indirgenemeyeceği yönündeki geniş mutabakattır. Ancak bu mutabakatın altında, sürecin yönü, kapsamı ve nihai hedeflerine ilişkin ciddi bir belirsizlik bulunmaktadır.

– Komisyonun meşruiyet zemini, TBMM Başkanı tarafından ‘yüzde 98’lik siyasal temsil gücü’ argümanı üzerine inşa edilmiştir. İYİ Parti haricinde Meclis’te grubu bulunan ve bulunmayan tüm partilerin katılımı, sürecin niceliksel meşruiyetini güçlendirmiştir. Ancak sahadan gelen geri bildirimler ve uzman sunumları, bu ‘aritmetik meşruiyetin’ kolayca ‘sosyolojik meşruiyete’ (Toplumsal Rıza) dönüşmediğini göstermektedir. Gündem analizinde ‘Toplumsal Rıza (Güven İnşası)’ başlığının 62 farklı konuşmacı tarafından gündeme getirilmiş olması, masadaki aktörlerin toplumsal güven açığı riskini ciddiye aldığını ve bu kaygının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim Komisyona sunum yapan araştırmacılar, “siyasi desteğin yüksek olmasına rağmen toplumsal güvenin yüzde 50’nin altında seyrettiğini” vurgulayarak; Ankara’daki mutabakat ile sokağın duygusu arasında belirgin bir “makas farkı” bulunduğu uyarısında bulunmuşlardır.

– Sürecin meşruiyeti ve toplumsal sahiplenme kapasitesi, en çok tartışılan başlıklardan biri olarak öne çıkmaktadır. Komisyonun temsil gücü ve siyasi ağırlığı yüksek olmasına rağmen, sahada gözlemlenen toplumsal güven eksikliği, sürecin kırılganlığına işaret eden temel bir risk faktörü olarak belirmektedir. Geçmiş barış girişimlerinden çıkarılan en önemli ders, kamuoyunun sürece yeterince dahil edilmemesi ve şeffaflık mekanizmalarının zayıf kalması, kazanımların kalıcılığını zedelemiştir. Bu nedenle katılımcılık, şeffaflık ve süreç sahipliği kavramları, hem siyaset kurumu hem sivil toplum hem de akademi tarafından güçlü bir şekilde desteklenmektedir.

– Analizlerin ortaya koyduğu en belirgin ayrışma, sürecin güvenlik boyutunun nasıl konumlandırılması gerektiği üzerindedir. İktidar ve bazı muhafazakâr çevreler tarafından “önce güvenlik, sonra demokratikleşme” sıralaması dile getirilirken; muhalefetin büyük bir bölümü, “güvenlik ve demokratikleşmenin eşzamanlı ilerlemesi gerektiği” görüşünü savunmaktadır.

– Bu farklılık içinde ikinci

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Öcalan’a Statü: Barış Sürecinde Yeni Bir Dönem
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.