Ankara’dan Libya’ya doğru yola çıkan Falcon-50 tipi özel jet, Esenboğa Havalimanı’ndan kalktıktan yalnızca 40 mil sonra radardan kayboldu. Uçağın, Haymana ilçesi yakınlarındaki Kesikkavak köyü çevresine düştüğü belirlendi.
Kaza sonucunda, Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Al-Haddad ve beraberindeki kişilerin hayatını kaybettiği bildirildi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, gece saatlerinde uçağın karakutusunun bulunduğunu duyurdu. Yerlikaya, “Enkaz alanında saat 02.45’te uçağa ait ses kayıt cihazı, saat 03.20’de ise karakutu tespit edilmiştir” şeklinde konuştu.
Çalışmalar, Jandarma Genel Komutanlığı’nın koordinasyonunda devam ederken, Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Hüseyin Fazla, A Haber canlı yayınında uçağın düşüş nedenlerini detaylı bir şekilde açıkladı ve dikkat çeken bilgiler verdi.
Hüseyin Fazla, “Bu tür bir kaza sonrasında uçakların sicili en ince detayına kadar incelenir. Falcon-50, 1988 yılında hizmete girmiştir ve o günden bugüne kadar yapılan tüm uçuşlar ve bakımlar titizlikle gözden geçirilir. Uçakların bakım kayıtları ve gerekli otoritelerin imzaları incelenir. Eğer bir eksiklik varsa, bu kesinlikle tespit edilecektir. Havacılıkta ‘bakımsız uçak yoktur’ anlayışı geçerlidir. Falcon 50 modelinin sicili oldukça temizdir; hemen hemen hiç kaza yaşamamıştır” ifadelerini kullandı.
Fazla, “Libya heyeti neden Malta’dan uçak kiraladı?” sorusuna da yanıt verdi. Libya’nın 2011 sonrası ikiye bölünmüş bir devlet olduğunu belirten Fazla, “Kendilerine ait bir VIP uçak filosu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Malta’daki kiralama şirketi geniş bir portföye sahiptir. Burada önemli olan, kiralamayı gerçekleştiren otoritenin sözleşme ve kontrol mekanizmalarıdır. İnceleme komitesi bu kiralama süreçlerini kesinlikle değerlendirecektir. Türkiye’nin VIP uçak kabiliyetleri ile karşılaştırmak yanlış olacaktır” şeklinde konuştu.
Uçağın kalkıştan sonra 32.450 fit (yaklaşık 10 km) yüksekliğe ulaştığını belirten Fazla, “Uçakta üç motor ve dolayısıyla üç jeneratör bulunmaktadır. Bir jeneratör arızalansa dahi diğerleri devreye girebilir. Ancak gece şartlarında meydana gelen ‘tam elektrik arızası’, bataryaların da dahil olduğu tüm sistemlerin devre dışı kalması anlamına gelir. Kuleyle temas olduğuna göre, pilotların bataryalarının en azından bir süre faal olduğu anlaşılmaktadır. Pilotlar, acil durum prosedürü gereği en yakın havaalanına geri dönüş yapmaya çalışıyorlardı” dedi.
Fazla, “Normalde süzülerek inmelerini beklerdik ama 20:36’dan sonra uçağın kontrolünü kaybetme olasılığı çok yüksek. Pilotlar yanlış komut vermiş olabilir ya da bir arıza kontrol kaybına neden olmuş olabilir. Uçak muhtemelen döne döne, bir bütün halinde ve ses süratini geçerek yere düştü” açıklamasında bulundu.
