Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığına dair ebeveynlerin dikkat etmesi gereken önemli noktaları paylaştı.
İSTANBUL (İGFA) – Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığının neredeyse her ailede yaşanan doğal bir durum olduğuna dikkat çekti. Kardeşin doğumuyla birlikte, ebeveynin sevgisini ve ilgisini tek başına alan çocuğun bu durumu paylaşmak zorunda kaldığını belirten uzman, “Bu tepkiler her çocukta farklılık gösterebilir; çocuğun mizacı, yaş aralığı ve çevresel etmenler önemli rol oynamaktadır” şeklinde konuştu.
HANGİ YAŞLARDA DAHA YOĞUN?
Kardeş kıskanclığı, 1,5 ile 3,5 yaş arası çocuklarda daha sık görüldüğünü ifade eden Dr. Allahyarova, bu durumu şöyle açıkladı: “Bu yaş grubundaki çocukların kalıcı hafızası tam olarak gelişmemiştir. Büyük çocuk, kendisine daha fazla ilgi gösterildiği düşüncesiyle yeni doğan kardeşine sürekli bakım yapıldığını hissedebilir. Ayrıca altı yaş ve üzeri ile 4-5 yaş farkı gibi durumlar da kıskançlık sürecini etkileyebilir.”
Kardeş kıskançlığının farklı şekillerde tezahür edebileceğini vurgulayan Dr. Allahyarova, “Kardeşi görmezden gelmek, yokmuş gibi davranmak ya da fiziksel şiddet uygulamak gibi tepkiler gözlemlenebilir. ‘Keşke gelmeseydin’ gibi sözler de sıkça duyulur. Bu tepkiler doğal olsa da, yönetilmesi gereken bir süreçtir. Çocuk, bu duyguları sağlıklı bir şekilde işleyebilmelidir; aksi takdirde ilerideki rekabet durumlarıyla başa çıkmakta zorlanabilir,” dedi.
Dr. Allahyarova, kardeş doğumundan önce ve sonra ailelerin alması gereken önlemleri ise şu şekilde sıraladı:
- Çocuğu aşırı şımartmamak ve her isteğini yerine getirmemek
- Gerçekçi açıklamalar yapmak: “Bir oyun arkadaşı gelecek” yerine, “Sen küçükken böyle bakılıyordun, o da öyle olacak” demek
- Çocuğu kıskançlıkla etiketlememek, duygularını dinlemek ve anlamak
- Kıyaslamaktan kaçınmak; “Sen büyüksün” gibi sorumluluk yüklememek
Dr. Allahyarova, çocuklar arasında bir kavga durumunda ebeveynin taraf tutmadan dengeyi korumasının önemine vurgu yaptı.
Kardeş kıskançlığını tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını ifade eden Dr. Allahyarova, “Önemli olan, rekabeti yönetilebilir bir seviyede tutmak ve çocuğa ileriki yaşamında karşılaşacağı rekabet durumlarıyla baş etmeyi öğretmektir. Evdeki rekabet, çocuğu hayata hazırlayan bir deneyimdir.” şeklinde konuştu.

Yorumlar kapalı.