1. Haberler
  2. Ankara
  3. İsrail Saldırıları: Türkiye’nin Stratejik Farkındalığı

İsrail Saldırıları: Türkiye’nin Stratejik Farkındalığı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İsrail’in İran’a yönelik, uluslararası hukuku hiçe sayan saldırıları, küresel sistemdeki “stratejik boşluk” olgusunu tekrar ortaya koydu. ABD’nin açık desteği, İngiltere ve Fransa’nın ise farklı biçimlerdeki örtük yardımları, İsrail’i bu kadar cesurca saldırganlığa yönlendirdi. Alman kökenli Amerikan diplomat H. Kissinger, ABD-İsrail ittifakının derinliğine dair önemli bir değerlendirme yapmış ve İsrail yönetiminin Ortadoğu’daki politik önceliklerinin, ABD’yi ipotek altına almasını eleştirmişti. Bugün yaşananlar, ABD Başkanı Trump’ın, Çin ve Asya-Pasifik eksenli doktrininden uzaklaştığını gösteriyor. Ayrıca Nimitz uçak gemisinin Körfez’e doğru yön değiştirmesi, durumu daha da anlamlı hale getiriyor. İsrail, ABD’yi savaşa sürüklemek istiyor!

Bu tarihi kırılma noktasında meseleleri “Türkiye merkezli bir perspektiften” ele almak büyük önem taşıyor. Yeni dünya düzeni doğum sancıları yaşarken, ülkelerin kendi bağımsızlıklarını kazanmaları ve çıkarlarına göre esnek ittifaklar oluşturmaları bekleniyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gözlemci ve temkinli yaklaşımı sayesinde Türkiye, adalet arayışındaki halklar adına global sistemin sorgulanmasına katkı sağlarken, aynı zamanda çok yönlü bölgesel ve uluslararası platformlarda daha etkin bir rol oynamaya gayret ediyor. İran’ın yalnız kalması ise mevcut rejimin, ABD’nin tetiklediği izolasyonlara dayanmasının bir bedeli olarak görülüyor ve aynı zamanda uluslararası toplumun ikiyüzlülüğünü su yüzüne çıkarıyor.

Türkiye, zorlu bir coğrafyadaki varlığını korurken, rasyonel bir dış politika üretme çabası içindedir. Akıl ve sağduyu ile şekillendirdiği politikalarla tarih sahnesinde yer alıyor.

***

İsrail’in saldırısının Ankara açısından alınması gereken derslerine gelecek olursak, buradan çıkarılması gereken en önemli sonuçlardan biri vizyoner bir yaklaşım ile erken harekete geçmenin altını çizmektir. AK Parti’nin iktidarının ilk aylarında Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin komutanlarına Türkiye’nin hava sahası güvenliğinin nasıl sağlandığı konusunda sorgulayıcı bir yaklaşım geliştirmişti. Yanıt ise hem ilginç hem de kaygı vericiydi: “F-16 Scramble koluyla!..” Yani, Türk hava sahasının ihlali durumunda anında müdahale için savaş uçakları her zaman kalkışa hazır bir şekilde bekletilecekti.

Neyse ki, Erdoğan bu yetersizliği fark etmiş ve çeşitli yatırımları gündemine almıştı. Modern savaş uçağı alımı, mevcut uçakların güncellenmesi, 5. nesil savaş uçakları üretimi ve insansız hava araçları edinimi gibi adımlar atılmıştır. Hava savunma sistemleri ve orta-uzun menzilli füze teknolojilerine yönelik atılımlar da önemli bir gelişme olarak öne çıktı.

Son beş gün boyunca incelediğimiz üzere, ABD’nin askeri istihbaratı ve akıllı mühimmat tedariki, İsrail’in yeni nesil savaş stratejilerini uygulaması için fırsat sağlamıştır. Kamikaze dronlar ile İran toprakları içinde yürütülen operasyonlar, komuta kademesinin hedef alınması, sabit füze rampalarının imha edilmesi gibi adımlar atılmıştır. Aynı zamanda İran’ın kritik kuruluşlarına yönelik siber saldırılar düzenlenmekte olup, balistik füzelerinin yönünü değiştirme amacıyla elektronik harp teknolojileri kullanılmaktadır.

Bu örnekler ışığında Türkiye’nin de benzer şekilde atılımlar gerçekleştirdiğini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu yeni askeri konseptte yeniden yapılandırıldığını söylemek mümkündür. Türkiye’nin hayata geçirmeyi planladığı “çelik kubbe” sistemi, uzun menzilli füze saldırılarına karşı bir koruma kalkanı oluşturacak. Ancak, geniş bir coğrafyada, başkent başta olmak üzere enerji tesisleri, iletişim altyapıları ve finansal mekanizmaların korunması da büyük bir önem arz etmektedir.

Güncel olarak, petrol fiyatlarının artışı ve küresel belirsizlik durumu, savaşın uzaması kurgusu ve Siyonistlerin Tahran’ı birincil hedef haline getirmesi gibi faktörler, Ankara’nın risk değerlendirmeleri içinde yer almakta. Bölgesel bir savaş olasılığı da göz ardı edilemeyecek kadar ciddi bir meseledir. Bu sebeple Erdoğan’ın barış diplomasisi, her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır!

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
İsrail Saldırıları: Türkiye’nin Stratejik Farkındalığı
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.