Samsun’un Canik İlçesinde Heyelan Felaketi
Samsun’un Canik ilçesinde meydana gelen acı bir olay, bir ailenin üç ferdi için sonun başlangıcını getirdi. 27 Nisan 2025 tarihinde, Canik ilçesinin Devgeriş Mahallesi’nde bulunan bir akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde, Adem Kaya (35) ve kızları Açelya Mina (5) ile Alya Kaya’nın (7) yaşamını yitirdiği, eşi Çiğdem Kaya’nın (31) ise ağır yaralandığı bir heyelan meydana geldi. Olay esnasında Adem Kaya, 34 K 5396 plakalı otomobilini yıkarken, bitişikteki yamaçta meydana gelen heyelan nedeniyle otomobillerin bulunduğu alan kaya ve toprak parçalarının altında kaldı.
Olayın Gerçekleştiği An ve Sonrası
Heyelan güvenlik güçlerinin ve sağlık ekiplerinin hızlı müdahalesiyle hemen ardından takip edilen bir dizi acil arama-kurtarma operasyonuyla neticelendi. Olay yerine gelen polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri, Çiğdem Kaya’yı ağır yaralı olarak kurtarmayı başardı; ancak maalesef Adem Kaya ve iki kızının cansız bedenlerine ulaşıldı. Yaralı Çiğdem Kaya hastaneye sevk edilirken, ailenin diğer bireyleri Terme ilçesi Karaçalı Mahallesi’nde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Olayın yaşandığı akaryakıt istasyonu ise hem heyelan riski hem de devam eden soruşturmalar nedeniyle kapatıldı.
Soruşturma ve Tutuklamalar
Olayın ardından Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, mesul müdür K.Y. (62) ve akaryakıt istasyonu sahibi Mehmet Zeki Gedikli’yi (80) gözaltına aldı. Yapılan ilk yargılama sonucunda, Mehmet Zeki Gedikli tutuklandı, K.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Başsavcılık yürütülen soruşturmada, olayın nedenini detaylı şekilde anlamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Mehmet Zeki Gedikli’nin Savunması
Gedikli, ifadesinde akaryakıt istasyonunun bulunduğu arsanın 1996 yılından bu yana kendisine ait olduğunu ve belediyeden gerekli izinlerin alındığını belirtti. Öne sürdüğü bir diğer iddia, olay yerindeki kayaların sert olduğu ve bunun nedeniyle bir istinat duvarı yapma gereği hissetmediklerini ifade etmesi oldu. Gedikli ayrıca, daha önce o bölgede yapılan bir inşaatın varlığını ve bölgedeki iklim koşullarının geçmişteki kadar yağışlı olmadığını anlattı. “Olayın meydana geldiği gün, bölge aşırı yağış aldı. Kayanın üzerindeki malzeme esnedi ve düştü.” diyen Gedikli, hiçbir kusurunun olmadığını dile getirdi.
Olayın Ardındaki İhmal ve Sorumluluk İddiaları
Bu trajik olay, yalnızca bir ailenin hayatında derin yaralar açmakla kalmadı, aynı zamanda kullanımıyla ilgili yapısal sorumluluk ve ihmal iddialarını da gündeme getirdi. Olayın ardından başlayan soruşturmada, bölgedeki inşaat faaliyetlerinin etkileri, çevre ve güvenlik standartlarının nasıl göz ardı edildiği konusunda sorgulamalar yapılıyor. Yerel halk, belediyenin ve akaryakıt istasyonu sahiplerinin bu tür olayların önlenmesi konusunda sorumluluklarını yeterince yerine getirip getirmediği hususunda şüphelerini dile getiriyor.
Olayda masum insanların hayatlarının sona ermesi, benzer durumların önüne geçmek için gerekli olan tüm güvenlik önlemlerinin alınmaması durumunu zahmetli bir şekilde sorgulamayı gerektiriyor. Birçok kişi, bu tür felaketlerin önceden tahmin edilip önlenebilmesi için daha dikkatli bir yaklaşım ve yerel yönetimlerin hızlı bir şekilde tedbir alması gerektiği görüşünde birleşiyor. Hayatını kaybeden aile üyeleri için bir

Yorumlar kapalı.