Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Rusya ziyareti sırasında Moskova’da geçirdiğim üç gün, hem bu seyahati yakından izlemek hem de yaklaşık 3,5 yıldır Ukrayna’da devam eden savaşın Rusya ve halkı üzerindeki etkilerini gözlemlemek açısından oldukça verimli geçti.
Fidan, Moskova’da geçirdiği Pazartesi ve Salı günlerinde, önceki gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından kabul edildi.
Bu kabul, oldukça önemli bir olay zira, Kremlin’de bir başka ülkenin dışişleri bakanı ile görüşmek Putin için sık rastlanan bir durum değil.
Moskova’da edindiğimiz bilgilere göre, Putin son günlerde başka ülkelerin devlet başkanlarıyla da pek görüşmediği söyleniyor.
Fidan’ın Kremlin’de ağırlanması, Türkiye’nin son dönemlerde Rus dış politikasında artan etkisi ile birlikte, Bakan Fidan’ın son iki yılındaki dışişleri bakanlığı ve daha öncesinde MİT Başkanlığı dönemlerinde Putin ve diğer üst düzey Rus yetkilileriyle kurduğu yakın ilişkinin önemli bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Dün öğle saatlerinde Bakan Fidan, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile, zamanında bir Rus asilzadesine ait olan ancak şu anda dışişleri bakanlığı konutu olarak kullanılan şık bir binada bir araya geldi.
Görüşmenin ardından iki bakanın basın toplantısındaki konuşmaları ve sorulara verdikleri detaylı yanıtlar, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut dostane atmosferini yansıtması açısından oldukça öğreticiydi. Ayrıca, ev sahibi bakan Lavrov’un Almanya’ya yönelik yaptığı eleştirilerin de dikkat çekici olduğunu belirtmek gerekir.
Her iki bakan, konuşmalarında liderlere atıfta bulunarak, Putin ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasındaki yakın diyalogun iki ülke arasındaki işbirliğine sağladığı katkılara vurgu yaptılar.
Bakan Fidan, Erdoğan ve Putin’in ortak özelliklerini ele alırken entelektüel yönlerine değinerek çarpıcı bir tanımda bulundu.
Fidan, “Sayın Putin ve Sayın Erdoğan, önemli küresel meydan okumalarla karşılaşmış, mücadeleci iki liderdir. Bu iki liderin uzun yıllar birbirlerini tanıması ve güvene dayanan ilişkilerinin olması, ihtilaf ettikleri konuları çok iyi bilmelerini sağlıyor ve son derece olgun bir şekilde, bu ihtilafları bir kenara bırakarak ortak noktalar üzerinde gündemi iki ülkenin lehine ilerletmelerine olanak tanıyor,” şeklinde ifadelerde bulundu.
20 yılı aşkın süredir Rusya Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Sergey Lavrov’un konuşması da dikkat çekici nitelikteydi.
Lavrov, “Ukrayna ile müzakerelerin ikinci turu için Türk dostlarımıza yeniden başvurabiliriz,” diyerek Rusya-Ukrayna görüşmeleri için İstanbul’a alternatif arayışlarını kapatmış oldu. Ayrıca, Batı’ya yönelik, “Rus-Türk iş birliğini engellemeye yönelik dış girişimlere rağmen ortak projeleri hayata geçirmekte kararlıyız,” mesajı verdi.
Lavrov’un, “Suriye’de önceliğimiz yeni bir savaşın başlamasını engellemek ve şiddet döngüsünün devam etmemesidir. Şam’ın iktidarı almasından sonra yaptırımların kaldırılmasını savunmuştuk. Trump’ın bu adımı atmasını takdir ediyoruz çünkü sivil halk zarar görüyordu,” ifadeleri, ülkesinin Esad rejiminin çöküşünü umursamadığını gösterdiği gibi, Ankara’nın da hoşuna gitti.
Lavrov’un konuşmasında en çok dikkatimi çeken bölüm, Almanya özelinde Avrupa’ya yönelik yaptığı eleştirilerdi.
Tam olarak şunları söyledi:
“Avrupa, Rusya’ya stratejik bir yenilgi yaşatmak amacıyla başarısızlığa mahkum bir maceraya atılmış, bir kez daha sonuç alamayacaktır. Almanya’nın mevcut başkanının, Avrupa kıtasındaki en büyük askeri güç olacağını duyurması, İkinci Dünya Savaşı’ndaki zaferinin 80’inci yıl dönümünde oldukça manidar.”
Bu ifadeler, Avrupa ve özellikle Almanya ile bir çatışmaya girmeyi göze alan, onlara meydan okuyan bir ülkenin dışişleri bakanının sözleri olarak algılanabilir.
MOSKOVA’DAKİ SOKAK İZLENİMLERİ…
Moskova’da, güneşin parlamayı tercih ettiği bu günlerde bulunmak, bu mevsimde şehirdeki yaşamı gözlemleme ve savaşın yansımalarını anlamak açısından faydalı oldu.
Pazar günü, benim de bulunduğum uçağın Moskova Havalimanı’na inişinden yaklaşık 4-5 saat sonra, havalimanında drone alarmı verildiği haberini aldık.
Bu alarm nedeniyle uçaklar bir süre başka bir havalimanına yönlendirilmek zorunda kaldı.
Gelir gelmez, burada çok uzakta, savaşın başlamasından bu yana Rusların gerçekleştirdiği en büyük saldırıya dair bilgiler geldi.
Esir takası için yapılan anlaşmanın hemen ardından gelen bu haberler, sanki “Savaş kaldığı yerden devam etsin” mesajı taşıyor gibiydi.
Moskova’da geçirdiğimiz üç gün, turistik bir gezi yapmanın ötesinde, savaş ortamındaki bir ülkede bulunduğumuz intibaını vermekten oldukça uzaktı.
Şehirde her şey günlük akışında devam ediyordu.
Biz de bu rutin içinde, Gorbaçov, Yeltsin, Jirinovski ve Nazım Hikmet’in mezarlarını ziyaret ettiğimiz Noviy Devichi ünlüler mezarlığına gittik.
Moskova Nehri’nde kısa bir tur atarak, Stalin döneminde Alman esirleri için inşa edilen ve ‘Yedi Güzeller’ olarak bilinen ilginç mimariye sahip bazı binaları gördük ve yanlarında fotoğraflar çektik.
Rusya’daki savaş atmosferini anlamak için, gözlemlerimizden çok duyduklarımız dikkat çekiciydi.
Bu bağlamda dikkat çeken bazı noktaları şöyle sıralayabiliriz:
– Moskova, savaşın ardından önemli ölçüde göç vermiş. Daha önce yaklaşık 4 milyon yabancı varken, bu sayı 2,5 milyona düşmüş.
– Savaşın soğuk yüzü, geniş Rus topraklarıyla birlikte Moskova sakinlerini de cephedeki kayıpları ve alınan seferberlik kararları ile karşı karşıya bırakmış. Bu süreçte ciddi oranda göç edenler olmuş.
– Moskova’lılara savaşın sürdüğünü hatırlatan bir diğer çarpıcı gelişme, ünlü bir gökdelenin hedef alındığı drone saldırısıydı.
– Ayrıca Kremlin’in üstüne kadar ulaşarak Putin’i rahatsız eden bir başka drone saldırısı da hatırlanmalı.
– Yaptırımlar nedeni ile Batılı firmaların çoğunu ülkeyi terk etmesine rağmen,bu durum Rusya’da ürün çeşitliliğinin azalmasına yol açsa da, Ukrayna savaşı Rusya’ya maliyet olarak büyük bir yük yüklemiş değil.
– 2023 ve 2024 yıllarında savaşta olamayan Almanya, ucuz Rus gazından mahrum kalırken ekonomik sıkıntılar yaşadığı halde, Rus ekonomisi bu iki yılı büyüyerek geçirmiş olabilir. Bu durum, savaştan çıkarılan enteresan sonuçlara işaret ediyor.
Not: Moskova’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiğimiz sohbet ve yönelttiğimiz sorulara aldığımız dikkat çekici cevapları yarın başta Haber 7 olmak üzere okuyabilirsiniz.



