Ankara’da eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili davada perde arkasında kalan detaylar ortaya çıkmaya başladı. Ateş’in öldürülmeden önce Ülkü Ocakları yöneticileri birçok kişiyi tehdit etmişti ve gazeteciler de dahil olmak üzere birçok kişi sokak ortasında saldırıya uğramıştı.
Ateş davası sanıklarından Tolgahan Demirbaş’ın telefon konuşmalarında, MHP ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi eleştiren bir kişinin bulunmasına dair bir diyaloğa rastlanmıştı. Bir sokak röportajında, ülkücü olduğunu söyleyen bir vatandaş, devlete karşı yapılan eleştirilerin herkesi terörist ilan ettiğini belirterek eleştirilerine devam etti.
Demirbaş ve Ülkü Ocakları yöneticilerinin bulunduğu Whatsapp grubunda Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, sokak röportajını veren vatandaşın kimliğini belirleyerek bulunmasını istemişti. Tutsoy ve diğer yöneticiler ise talimat doğrultusunda harekete geçmişti.
Ateş davası sanığı Tolgahan Demirbaş’ın komiser Mustafa Ensar Aykal ve eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Alp Arslan ile yaptığı mesajlaşmalarda, birçok kişinin kimlik ve konum bilgilerinin talep edildiği ve bu bilgilerin sağlandığı belirlenmişti.
Ülkü Ocakları yöneticileri, tiyatro sanatçısı Orhan Aydın gibi farklı kişilere yönelik tehditler içeren mesajlar atmış ve bu kişilerin bulunmasını istemişti. Gazeteciler ve siyasetçiler de MHP’yi eleştirdikten sonra saldırıya uğramıştı. ‘Kendine muhabir’ adlı sosyal medya hesabının yöneticisi, ülkücülerin tehditlerine maruz kaldığını ve sokakta defalarca tehdit edildiğini belirtti.
Genel olarak, Ateş cinayeti öncesinde ve sonrasında Ülkü Ocakları yöneticilerinin farklı kişilere yönelik tehdit ve saldırı eylemleri yürüttükleri, eleştiri yapılmasını engelledikleri ve korku atmosferi oluşturdukları ortaya çıkmıştı. Davaya ilişkin detaylar ve perde arkasındaki olaylar hala netleşmeye devam ediyor.

Yorumlar kapalı.