
Bu olay, Kasım 2022 tarihinde İstanbul’daki bir engelli bakım merkezinde meydana gelmiştir. İddialara göre, bu merkezde bipolar duygu durum bozukluğu tedavisi gören K.A. isimli hasta, hemşire Ş.D. tarafından gece yalnız kaldığı bir zamanda cinsel istismara uğramıştır.
MÜDÜR GÖZLERİYLE GÖRDÜ, DOĞRU BİLGİ VERMEDİ
Kurum müdürü, güvenlik kameralarını izlerken olayı fark etmiş ve Ş.D. hakkında ifade vermiştir. Ancak, müdürün ifadesinde K.A.’nın raporu ile ilgili doğru bilgiler vermediği tespit edilmiştir. Müdürün bu yanlış beyanı, olayın sonucunu etkilemiş olabileceği için oldukça dikkat çekmiştir.
İSTİSMARCI HEMŞİREDEN ‘MOBBİNG’ İDDİASI
Mahkeme sürecinde Ş.D., kendisine mobbing yapıldığını ifade etmiş ve altı aydır gece vardiyasında çalıştığını beyan etmiştir. Ş.D., müdürün bilerek yanlış ifade verdiğini öne sürerek daha fazla ceza almaktan kaçınmaya çalışmıştır. Olayın detaylarını incelemek üzere mahkeme, bilirkişi tayin etmiş ve güvenlik kameralarındaki görüntülerin incelenmesine karar vermiştir. Ayrıca, K.A.’nın hastalığına dair bir adli tıp raporu istenmiştir.
DAVADAN EN AZ CEZAYLA SIYRILDI
Olayla ilgili olarak Mynet’te yayımlanan habere göre, adli tıp raporu, Ş.D.’nin iddialarını doğrular nitelikte olmuştur. Bu gelişmeyle birlikte dava, ağır ceza mahkemesinden asliye ceza mahkemesine düşmüştür. Savcı, bu karara itiraz ederek davayı tekrar ağır ceza mahkemesine taşımıştır; fakat bilirkişi raporu, adli tıp raporu ve müdürün ifadesi doğrultusunda, Ş.D. iki avukat tutarak davadan mümkün olan en az cezayı almayı başarmıştır.
Olaydan sonra, kurum müdürü K.A.’nın başka bir kuruma sevkini istemiştir. Böylece, müdürün daha fazla uğraşmaktan kaçınmayı hedeflediği anlaşılmaktadır. K.A.’nın şu anda farklı bir kurumda bulunduğu belirtilmiştir.
KURUM HAKKINDA SAHTE PERSONEL İDDİASI
Yaşanan bu olayla birlikte, kurum hakkında başka iddialar da gündeme gelmiştir. Kurumun, hasta başına çalışması gereken personel sayısını sağlamak için sahte personel göstererek devletten teşvik aldığı iddia edilmiştir. Bu şekilde, özellikle gece vardiyasında hemşirelerin çay molasına çıkarıldığı ileri sürülmektedir. Ayrıca, kurumun hemşirelerin maaşlarını elden ödediği, asgari ücret gösterip geri kalanını elden verdiği iddiaları da ortaya atılmıştır. Bu durumlarla ilgili olarak birçok kez şikayette bulunulmasına rağmen herhangi bir sonuç elde edilememiştir.
Kurumun içindeki bu tür uygulamalar, hem hasta bakımını olumsuz etkilediği hem de çalışanların haklarını ihlal ettiği düşünüldüğünde, toplum açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir. K.A.’nın yaşadığı olayın ardından bu tür iddiaların yükselmesi, hem kurumların denetim eksikliklerini hem de hasta hakları açısından önemli bir sorunu gözler önüne sermektedir. Her bireyin, özellikle de savunmasız haldeki grupların, haklarının korunması ve istismara uğramalarının engellenmesi adına etkili bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardır.
Yaşanan tüm bu sorunlar, insan yaşamının korunması adına socialesf bir sorumluluk olarak değerlendirilmeli ve ilgili mercilerin bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiği unutulmamalıdır. Olayın baştan sona tüm süreçleri belge niteliği taşıdığı için, hukuki takiplerin ve denetimlerin daha da titiz bir

Yorumlar kapalı.