1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Demokrasi Platformu’ndan Siyaset Uyarısı!

Demokrasi Platformu’ndan Siyaset Uyarısı!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Demokrasi Platformu, pazar günü “Bahar Toplantıları” çerçevesinde “Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı ilk toplantısını Ankara’da gerçekleştirdi. Toplantı, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılandı.

Toplantının açılış konuşmasını eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç yaptı.

Hukuksal deneyime sahip eski bir Anayasa Mahkemesi Başkanı ve uzun süreli bakanlık yapmış eski siyasetçilerin siyasal değerlendirmelerde bulunması büyük önem taşıyor.

Bu uyarıları dikkate alacak, önemseyecek ve iyi niyetle değerlendirecek bir sağduyu hâlâ mevcut mu, yoksa bu özellikler kayboldu mu, bilemiyorum.

Sıkça karşılaştığım örnekler nedeniyle bu soruyu soruyorum.

Basın tarihi açısından 12 yıl geriye gittiğimde, 2014 Nisan ayındaki yoğun Anayasa Mahkemesi tartışmalarıyla karşı karşıya kaldım.

2014 yılında Türkiye, Anayasa Mahkemesi kararları ve Twitter yasakları hakkında tartışmalar yaşıyormuş.

Geçen hafta da hatırlattığım gibi, Türkiye 31 Mart 2014 tarihinde yerel seçimlere gitti ve AKP bu seçimden başarılı bir şekilde çıktı.

Seçim sürecinde dönemin başbakanı, yolsuzluk iddialarının gündemde olduğu bir dönemde sosyal medyaya yönelik tepkisini dile getiriyordu.

20 Mart 2014 tarihindeki Bursa Mitingi’nde, “Twitter mivitır hepsinin kökünü kazıyacağız. Uluslararası camia şöyle der, böyle der, hiç beni ilgilendirmiyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin gücünü görecekler” ifadelerini kullandı.

Ertesi gün, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), yerel mahkeme kararlarını gerekçe göstererek 21 Mart’ta Twitter’a erişimi engelleme kararı aldı.

Twitter’a getirilen yasak, hem yurt içinde hem de yurt dışında büyük tepkilere yol açtı.

Örneğin, ABD Dışişleri Bakanlığı bu yasaklamayı, “21. yüzyılda kitap yakmak” olarak nitelendirdi.

O dönem Trump değil, Barack Obama başkanlık yapıyordu.

Muhalefet, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Twitter’ın kökünü kazıyacağız” açıklaması sonrasında bu yasaklama kararının alındığını belirterek eleştirilerde bulundu.

Hükümet ise mahkeme kararlarını uygulamadıkları için Twitter’a erişimin engellendiğini savunuyordu.

Ankara İdare Mahkemesi, yasakla ilgili başvurular üzerine TİB’in Twitter’a erişimi engelleme uygulamasını durdurdu.

TİB’in 26 Mart’ta alınan mahkeme kararını uygulamak için 30 günlük süresi ve karara itiraz hakkı vardı.

Bu süreçte İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Yaman Akdeniz ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparak Twitter yasağının durdurulmasını talep etti.

Daha sonra aynı başvuru CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu tarafından da gerçekleştirildi.

Anayasa Mahkemesi, başvuruları değerlendirerek başvurucuların haklarının ihlal edildiğine ve erişimin engellenmesinin ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğine oy birliğiyle karar verdi.

Bu karar 2 Nisan günü kamuoyuna duyuruldu.

Ve siyasal iktidar kıyameti kopardı.

AYM kararını ilk olarak Başbakan Erdoğan sert bir dille eleştirdi:

“Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu karara uymak durumundayız. Ama saygı duymak zorunda değilim. Bu karara saygı duymuyorum,” dedi.

Erdoğan, karşı olduğu karara dair itirazlarını şöyle sıraladı:

“Şu anda alınmış olan bu karar, birincil mahkemelere müracaat edilmeden, hukuk yolları tüketilmeden AYM’ye götürülmüştür. AYM’nin bunu reddetmesi gerekirdi; bu bir.

İkincisi, özgürlükler yaklaşımını doğru bulmuyorum. Zira bu ticari şirkettir. Sadece Twitter değil, YouTube da Facebook da ticari şirkettir. Bunun ürününü alıp almamak herkesin tasarrufundadır. Bunun özgürlükle alakası yok.

Özgürlük noktasında, temel haklar noktasında AYM’de bunca bekleyen dosyalar varken, iki gün önce AYM’nin direkt kendilerine başvurmak suretiyle böyle bir karar almasını ben doğrusu milli bulmuyorum. Bunun yanında ABD’li şirketin savunması yapılırken, bizim millî ahlakî her türlü değerlerimiz bir kenara konuluyor.”

Dikkatimi çeken, Erdoğan’ın eleştirilerine karşı çıkan dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın açıklamaları oldu.

Haşim Kılıç, Yüksek Mahkeme’nin Twitter konusundaki kararına yönelik tepkilere ilişkin “Biz ifade özgürlüğünün şok edici, rahatsız edici ve bizleri huzursuz edici boyutlarını her zaman hesaba katarız. Bunları normal karşılarız. Mahkeme bir karar vermiştir ve bu kararın sonucunda da bu tür duygusal birtakım refleksler olabilir. Biz bunları anlayışla karşılıyoruz,” şeklinde açıklamada bulundu.

İfade özgürlüğünü, haber alma özgürlüğünü ve haber verme özgürlüğünü ilgilendiren konularda olduğu gibi telafisi imkânsız olan bir durumda yasadan doğan hakkı gereği AYM ve AİHM’in süreci beklemeden de karar alabileceğini hatırlatıyordu.

AYM kararı, yerel seçimden 5 gün önce, 25 Mart’ta oy birliğiyle alınmıştı. Ancak toplantı sırasında 15. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararını öğrenince açıklamayı geciktirmişti.

12 yıl önce, 12 yıl sonra…

Aradaki fark ne diyeceksiniz…

İlk olarak, o zamanlar AYM kararları uygulanıyordu.

İkincisi, 2014 yılında Türkiye, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde (Rule of Law Index) 99 ülke arasında 59. sırada yer alıyordu.

Hukuk henüz tümüyle buharlaşmamıştı.

Bugün ise 143 ülke arasında 118. sırada yer almakta.

Serbest düşüşün hızlandırılmış videosu gibi…

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Demokrasi Platformu’ndan Siyaset Uyarısı!
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.