Değerli Metallerde Kayıplar: Altın ve Gümüş Düşüşte

Emtia piyasalarında dalgalanmalar sürerken, altın ve gümüş değer kaybediyor. Yatırımcılar üzerinde etkili olan yüksek petrol fiyatları, bu değerli metallerde satış baskısını arttırıyor.

Haber MerkeziHaber Merkezi
26 okunma

ABD/İsrail-İran savaşıyla bu yıl emtia piyasalarında sert değişimler gözlemlendi. Bu dalgalanmalar, özellikle değerli metaller dahil tüm emtiaları etkiledi.

Yılbaşında 4,313 dolardan işlem gören altın, ocakta 5,600 doları aşarak rekor kırdı. Ocak ayını %12,4'lük kazançla 4,849 dolardan tamamlayan ons altın, şubat ayında da bu ivmesini sürdürdü.

Şubatta %8,5 değer kazanan altın, mart ayı itibarıyla ABD ile İran arasındaki gelişmelerin etkisiyle değer kaybına uğradı ve %11,32'lik düşüşle martı kapattı. Bu düşüş, 2008 krizinden sonraki en büyük aylık kayıp olarak kaydedildi.

İlerleyen aylarda da gerileyen altın, yılın ilk yarısını %7,1'lik kayıpla bitirdi. Yılın ikinci yarısında ise temmuzda %1, ağustosta %10'luk değer kazancı yaşadı.

Orta Doğu'daki belirsizliklerin etkisiyle eylülde %6,6'lık düşüşle 4,157 dolara gerileyen altın, ekimde de %6,8 azalarak 3,876 dolara düştü; böylece altın, temmuz ayından sonra ilk kez 4,000 dolarlık seviyenin altına inmiş oldu.

Gümüş, Kasım 2025'ten Bu Yana İlk Defa 50 Doların Altında

Yıla 71 dolardan giriş yapan gümüş, ocakta 121,7 dolara çıkarak rekor elde etti. Ocak ayında %17,3 değer kazanan gümüş, şubat ayını %12,6 artışla 93,8 dolardan tamamladı. Ancak, Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle mart ayında sert kayıplar yaşadı. Gümüş, martı %19,9, nisanı %1,9 düşüşle tamamladı.

Mayıs ayında biraz toparlanan gümüş, bu ayı %2,2'lük artışla kapattı. Haziran ise %22'lik düşüşle 58,7 dolarda sona ererken, gümüş yılın ilk yarısını da %17,3'lük kayıpla tamamladı.

Gümüş, temmuzda %1,7, ağustosta %13,5 değer kaybetti; eylülde ise %7,6 düşerek 60,5 dolara geriledi. Ekim ayı sonu, %18,8'lik düşüşle 49,1 doları gördü. Gümüş, Kasım 2025'ten sonra ilk defa 50 doların altına inmiş oldu.

Yılı 2,054 dolardan açan platinin onsu, global arzda devam eden sorunlar nedeniyle ocakta 2,923,3 dolara ulaştı. Platinin onsu, ocak ve şubat aylarında sırasıyla %6,2 ve %8,5 artışla kapandı; ancak martta artan jeopolitik riskler ve güçlü dolar neticesinde %17,2 düşerek 1,960,1 dolara geriledi.

Takip eden aylarda dalgalı bir seyir izleyen platinin onsu, yılın ilk yarısını %24,4 kayıpla tamamladı. Temmuzda %6,1, ağustosta %8,9 değer kazanarak olumlu bir hava yakaladı; ancak eylül ve ekim aylarını sırasıyla %4,6 ve %16,2 kayıpla kapadı.

Benzer bir yapının görüldüğü paladyum, ocakta %7, şubatta da %4,4'lük artışla kapatmıştı. Fakat martta %17 gerileyen paladyum, nisan ayında %3,3'lük bir artış yaşadı. Takip eden aylarda dalgalı bir seyir izleyen paladyum, yılın ilk yarısını %24,2 kayıpla kapatmış oldu. İkinci yarıya alış ağırlıklı bir seyirle devam eden paladyum, temmuzda %5,6, ağustosta %6,5 değer kazandı; eylül ve ekim aylarını ise sırasıyla %11,1 ve %19,1 düşüşle tamamladı. Böylelikle paladyum, ekimde Haziran 2025'ten bu yana ilk kez 1,000 doların altına inmiş oldu.

Yüksek Petrol Fiyatları Kıymetli Metaller Üzerinde Satış Baskısı Yaratıyor

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, yüksek enerji fiyatlarının kıymetli metaller üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Petrol fiyatlarının yüksek olmasının enflasyon beklentilerini artırdığına dikkat çeken Ergezen, şu yorumlarda bulundu:

"Enflasyon beklentileri yükselince faizlerde bir artış görülüyor. Bu durum, doları güçlü kılıyor ve ekonomik büyümede yavaşlama getiriyor. Doların güçlenmesi ve ekonomik büyümeye dair yavaşlama, nakit ihtiyacını artırırken, faizlere yönelimi de artırıyor. Yatırımcılar şu anda risksiz getirilere odaklanarak piyasalardan uzaklaşıyor. Bu durum, altın, gümüş, platin ve paladyum gibi değerli metallerde satış baskısı yaratıyor," dedi.

Ergezen, özellikle altın üzerindeki en büyük etkinin doların güçlenmesi ve nakit ihtiyacından kaynaklı satışlar olduğunu vurguladı.

Merkez bankalarının altın alımlarına rağmen kurumsal yatırımcıların altından uzaklaşmasının ve para çıkışlarının altın fiyatlarında düşüşe neden olduğunu belirten Ergezen, gümüşün durumunun ise daha olumsuz olduğunu ifade etti.

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'nın küresel büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize ettiğine dikkat çeken Ergezen, şunları ekledi:

"Ekonomilerde büyüme yavaşlayacak veya önceki beklentilere göre daha düşük olacak. Bunun neticesinde talepte bir düşüş bekliyoruz. Gümüş, altına göre daha fazla endüstriyel bir kullanım alanına sahip olduğu için talep de azalacaktır. Dolayısıyla burada gümüş fiyatlarının altına göre daha çok düşüş yaşayacağını görüyoruz. Ayrıca, savaş sona erdikten sonra petrol fiyatları gerilerse gümüşün altına göre daha güçlü bir toparlanma yaşayabileceğini öngörüyoruz. Küresel büyümedeki yavaşlama endişeleri, platin ve paladyum üzerinde daha fazla etkili oluyor," dedi.

Ergezen, elektrikli araç taleplerinin platin ve paladyuma olan ilgiyi azalttığını da vurguladı. Her iki ürünün de arz tarafının güçlü olduğunu ifade eden Ergezen, bunun platinde ve paladyumda olumsuz bir tabloya yol açtığını belirtti.

Faizler, enflasyon ve petrol fiyatları yüksek kaldığı sürece platinin ve paladyumun toparlanmasının sağlıklı olmayacağını söyleyen Ergezen, "Savaş bitse ve petrol fiyatları gerilese bile, bu iki üründe toparlanmanın gümüşe göre daha zayıf olmasını bekliyorum. Burada olumsuz bir görünüm mevcut. Savaş sonlandığında bir miktar yukarı yönlü bir tepki bekleyebiliriz; fakat savaş bitse bile kalıcı bir yükseliş trendinin olmasının şu aşamada mümkün olmadığını düşünüyorum," ifadesini kullandı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın