CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında Milli Eğitim Bakanlığı’nın ramazan genelgesine sert eleştirilerde bulundu. Adıgüzel, konuya dair şu ifadeleri kullandı:
“Bu durumu bir fırsatçılık olarak değerlendirmek gerekiyor; ramazan sofrasının fotoğrafını talep edip, boş beslenme çantalarının varlığını gözlerden saklama girişiminde bulunuluyor. Yıllardır bu yaklaşımı Sayın Erdoğan sergiliyor. Bu durumu siyasi çıkarlar doğrultusunda kullanarak ne elde edebilirim hesabı yapıyor. Okullarda dini konularla çocukları etkilemeye çalışmak, bir acziyetin göstergesidir. Yusuf Tekin, geçmişte okullarda uyguladığı bazı politikaları daha da derinleştirip yaygınlaştırma fırsatını yakalamıştır. Ramazan genelgesi üzerinden Erdoğan’ı arkasına alarak kendi amaçlarına ulaşmak için zemin hazırlamıştır.”
Adıgüzel, Erdoğan ve Tekin’in ‘gönüllülük’ vurgusuna dikkat çekerek, “Burada gönüllü olmayan bir grubun da var olacağını görmek gerekir. Bahsettikleri yüzde 99 Müslüman arasında, İslamiyeti kendileri gibi yaşamayan bir toplum olduğu gerçeğini görmezden geliyorlar. Bu durum, o gruba yönelik açık bir ifşadır. Oruç söz konusu olduğunda evden ibadetle ilgili belge talep etmek, evde oruç tutmayanların sebeplerini sorgulamak gündeme geliyor. Böyle bir kayıtsızlık mümkün mü? İnsanların din ve vicdan hürriyeti üzerinde baskı kuruyorsunuz.” dedi.
“5 yaşındaki çocuğa bu eğer revaysa, size de haydi haydi revadır.”
Adıgüzel, sözlerine devam ederek, “Yusuf Tekin, ahlaktan bahsediyor ama yaygınlaştırdıkları imam hatip okulları aracılığıyla deizm ve ateizm oranları zirveye ulaştı. Gençler uyuşturucu batağında. Eğer ahlaktan söz ediyorsanız, önce bu dönemde yaşanan olaylara bakmalısınız. Çocuklar okula aç gidiyor, beslenme çantaları boş, siz ise ramazan sofrasının fotoğrafını istiyorsunuz. Profesör ve rektör unvanına sahip Milli Eğitim Bakanı, yasaya aykırı olduğunu bile bile ‘bu yasaldır’ diyor. Yolda giden birine mezhebini ya da hastalıklarını sorabilir misin? Soramazsın. Bu, bireysel özgürlük alanıdır. Ancak siz, çocukların aileleri hakkında bu bilgileri ifşa etmelerini ve sınıfta sunum yapmalarını talep ediyorsunuz. Bu durum kabul edilemez.” şeklinde konuştu.
Adıgüzel, Milli Eğitim Bakanlığı’na bir çağrıda bulunarak, “Bakanlık çalışanları ve Saray personelinin, ramazanla ilgili olarak kendileri ve ailelerinin kimlerin oruç tutup tutmadığı, kimlerin namaz kılıp kılmadığı ve evdeki ibadetlerle ilgili beyanda bulunmalarını istiyorum. Kamuoyuna bu bilgilerin açıklanması için bir çetele tutulsun. Şimdi ‘olur mu canım’ demeyin, 5 yaşındaki çocuğa bu eğer revaysa, size de haydi haydi revadır. Önce bunu siz uygulayın. Bu, bireysel özgürlük alanına nasıl müdahale ettiğinizi göstermek için verdiğimiz bir örnek. Bu genelgenin asıl amacı, ramazan sofrasının fotoğrafını talep ederek, çocukların boş beslenme çantalarını toplumdan gizlemektir.” ifadelerini kullandı.
