Eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in İhaleye Fesat Suçlaması ve Yeni Atama Üzerine İddialar
Ülkemizdeki yerel yönetimlerdeki denetimsizlik ve ihale meseleleri sıkça gündeme gelirken, Beykoz’da yaşanan son gelişmeler bu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklandı. Bu olayın ardından, Köseler’in yerine geçici olarak Özlem Vural Gürzel atanmıştı. Ancak, bu yeni atama ile ilgili bir takım tartışmalar su yüzüne çıkmış durumda.
Sabah gazetesinde yer alan habere göre, tutuklu olan Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı olan Tonguç Çoban ve Yavuz Saltık tarafından yerel seçimlerin hemen ardından bizzat tehdit edildiğini öne sürdü. Gümüş, Beykoz’da yaşanan gelişmelerin aslında yerel yönetimdeki birtakım güç çekişmelerinin bir yansıması olduğunu ifade etti.
Gümüş’ün İddiaları
Veli Gümüş, eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in tutuklanmasının ardından kendisine yönelik itham ve suçlamaları kesin bir dille reddetti. Başkan Yardımcısı Fidan Gül’ün, ihalelerdeki sorunları gerekçe göstererek kendisine ve Köseler’e iftiralar attığını belirtti. Gümüş, “Tüm olanlar Beylikdüzü ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ekibinin bize yönelik yaptığı bir operasyondur. Bu ekip, Beykoz’daki tüm haberleri İBB’ye ispiyonluyordu.” dedi.
Ekrem İmamoğlu ve ekibinin, kendisi ve Alaattin Köseler’e kumpas kurduğunu öne süren Gümüş, Beykoz’da doğup büyüyen bir belediye başkanına yakışmayacak ithamların yapıldığını ileri sürdü. Ayrıca, bu durumun CHP içindeki bir iç çekişme olduğuna dikkat çekti.
Özgür Özel’in Sessizliği
Bu iddiaların ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in partisi içerisindeki bu tür vahim gelişmelerle ilgili bir açıklama yapmamış olması dikkat çekti. Gümüş, “Kendi partimden çıkan bu tür iddialara karşı tek kelime edilmemesi ilginç.” şeklinde bir vurgu yaparak durumu eleştirdi.
Beykoz’da yaşanan bu gelişmeler, sadece yerel yönetimlerin değil, siyaset icra edenlerin de nasıl bir baskı altında olduğunu ve iç çekişmelerin sonucunda halkın nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. İhaleye fesat karıştırma suçlaması, Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi Beykoz’da da ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkarken, bunun altında yatan sebeplerin araştırılması gerektiği düşünülüyor.
Sonuç olarak, bu olaylar, yalnızca Beykoz için değil, Türkiye geneli için de önemli bir ders niteliği taşıyor. Yerel yönetimlerde şeffaflık ve denetim eksikliği, böyle durumların artmasına sebep olmaktadır. Kamuoyunun gözü önünde yaşanan bu tür olaylar, hem yerel yönetimlerin hem de siyasi partilerin güvenilirliğine gölge düşürmektedir. Bu bağlamda, siyasetteki etik anlayışının yeniden gözden geçirilmesi ve iddialara karşı duyarlılığın arttırılması büyük önem arz etmektedir.
KAYNAK: SABAH

Yorumlar kapalı.