Başkan Erdoğan’ın Uluslararası Yeşilay Federasyonu Forumu’ndaki Konuşması
Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Yeşilay Federasyonu Forumu’nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, forumun katılımcılarla bir arada olmanın verdiği mutluluğu ifade etti. Erdoğan, etkinlik boyunca Türkiye dahil 60’tan fazla ülkeden gelen sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine hoş geldin diyerek, Yeşilay’ın bu önemli buluşma için gösterdiği çabaya teşekkür etti.
Erdoğan, forumun hem yerel hem de uluslararası sivil toplum camiası için yararlı olmasını dileyerek; “Üç gün boyunca gerçekleştirilecek olan atölye çalışmaları ve oturumlarla bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurgulamak istiyorum.” dedi. Ayrıca, şimdiye kadar yaklaşık 1500 kişinin katılım sağladığı Kapasite Geliştirme Programları’nın bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı toplum oluşturmaya önemli katkılar sağladığını belirtti.
Yeşilay’ın Tarihçesi ve Faaliyetleri
Erdoğan, Yeşilay’ın, 5 Mart 1920 tarihinde Dr. Mazhar Osman ve 19 arkadaşı tarafından kurulduğunu hatırlatarak, bu tarihin Türkiye için ne denli önemli olduğunu vurguladı. O dönemde Büyük Millet Meclisi henüz kurulmamış, bağımsızlık mücadelesi tüm hızıyla sürüyordu. Yeşilay’ın kuruluş amacı ise bağımlılık alışkanlıklarını yaygınlaştıran işgal güçlerine karşı milli direnişin bir parçası olmaktı. Bu bağlamda, Türkiye’de 81 ilde 120 şubesi, 105 danışmanlık merkezleri, 110 spor kulübü, 3,414 sporcusu ve 145 bin gönüllüsüyle geniş faaliyet ağına sahip olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı, Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadeledeki kararlılığını ve toplumun sağlığının korunmasında üstlendiği sorumluluğu övdü. Yeşilay’ın 105 yıllık geçmişini ve bu süre zarfında yaptıkları fedakarlıkları da takdir ederek, çalışanlarına teşekkürlerini sundu.
Bağımlılığın Tehditleri ve Mücadele Yöntemleri
Erdoğan, konuşmasında bağımlılığın toplum üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. “Sağlıksız bir toplumun güçlü olması asla mümkün değildir” ifadeleriyle, bireyden devlete kadar uzanan zincirde yaşanacak en küçük zafiyetin büyük sorunlara yol açabileceğine değindi. Bağımlılığın bireyleri çürüten ve toplumu yozlaştıran bir illet olduğunu, bu nedenle mücadele etmenin hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Özellikle genç bireylerin korunmasının aciliyetine dikkat çekti.
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca devletin değil, ailelerin de sorumluluğunda olduğunu belirten Erdoğan, bu konuda ailelerin daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi. Devletin, bağımlılığın her türlüsüne karşı caydırıcı önlemler aldığını ve toplum sağlığını korumak amacıyla tüm kurumlarıyla seferber olduğunu ifade etti. Emniyet birimlerinin düzenledikleri operasyonlarla yıllık bazda uyuşturucu ve diğer suçlarla mücadele ettiğini de dile getirdi; örneğin 2024 yılında zehir tacirlerine yönelik 48 bin 590 operasyon düzenlendiğini dile getirdi.
Dijital Bağımlılık ve Ailelere Düşen Görevler
Erdoğan, internet ve sosyal medya bağımlılığının gençler üzerindeki olumsuz etkilerine de vurgu yaparak, sanal dünyadaki tehdidin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirtti. Özellikle çocukların günlük internet kullanım sürelerine dikkat çekti ve bu sürelerin ebeveynleriyle geçirdikleri zamanın çok üzerinde olduğunu ifade etti. Ayrıca, dünya genelinde bağımlılık oranlarına dikkat çekerek, bir an önce aileler ve toplum olarak gerekli önlemleri almamız gerektiğini dile getirdi.
Bağımlılıkla mücadelede, toplumsal değerlerin korunması için her bireyin sorumluluk alması gerektiğini söyleyen

Yorumlar kapalı.