
Ali Babacan, yargı bağımsızlığı, ekonomik kriz, önümüzdeki erken seçim tartışmaları ve iktidarın İsrail politikaları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bu bağlamda, hükümete karşı sert eleştirilerde bulundu ve mevcut durumun kamuoyuna nasıl yansıdığına dair önemli noktalar vurguladı.
Babacan, yargının siyasi baskı aracı haline geldiğini belirtirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklamalara dikkat çekti. “Maalesef yargı, şu anda iktidar tarafından bir sopa olarak kullanılıyor,” diyerek Cumhurbaşkanı’nın yargı süreçlerine dahil olduğuna dair imalarla bu durumu eleştirdi. Babacan, “Erdoğan’ın bilmemesi gereken yargı süreçleriyle ilgili ‘turpun büyüğü heybede’ gibi ifadeler kullandığını görüyoruz. Demek ki süreçleri takip ediyor, yargı onun bilgisi dahilinde yürüyor,” ifadesiyle yargının bağımsızlığını sorguladı.
Yargı mensuplarının bağımsızlıklarını kaybettiğini ifade eden Babacan, bazı yargı mensuplarının iktidara yakın bir tutum sergilediğini ve “efendim, böyle bir şey var, sizin için ne yapabiliriz?” şeklinde yaklaşımlarda bulunduğunu belirtti. Bu durum, yargının tarafsızlık ilkelerinden sapmasına yol açtığını düşündürdü.
İSTİŞARE MEKANİZMALARI İŞLEMİYOR
Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nı ziyaretinde konuşan Babacan, Anayasa’da yer alan Ekonomik ve Sosyal Konsey’in uzun bir süre boyunca toplanmadığını hatırlatarak, bu durumun iktidarın istişare ilkesini devre dışı bıraktığını vurguladı. “Devlet yapısında istişare mekanizmaları var ama çalıştırılmıyor. Ne Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) komisyonları ne de konseyler işliyor. İktidar artık sorunları dinlemeye bile tahammül edemiyor,” diyerek mevcut yönetimin halkın sorunlarına duyarsız kaldığını dile getirdi.
FAİZ ARTIRARAK ENFLASYON DÜŞMEZ
Babacan, ülkedeki ekonomik krizle ilgili önemli noktalara da değindi. Faiz artışlarının enflasyonu düşürmeyeceğini savundu ve “Paraya erişim zorlaştı. Esnaf yüzde 40-50 faizle kredi çekmek zorunda kalıyor. Bu maliyetler fiyatlara yansıyor, enflasyon daha da artıyor. Faizi artırayım, enflasyon düşsün anlayışı çalışmıyor. Asıl çözüm, maliyetleri düşürmektir,” ifadesiyle mevcut ekonomik politikaları eleştirdi.
ERKEN SEÇİM BASKISI ARTIYOR
Erken seçim konusundaki tartışmalarla ilgili olarak, Babacan, toplumda oluşan baskının giderek arttığını ifade etti. “Seçim baskısı artacaktır. Ancak karar yetkisi ya Cumhurbaşkanında ya da Meclis’te nitelikli çoğunluğu olan bir grup tarafından belirlenecek. İktidar şu anda seçime gitmek istemez ama bizim görevimiz her an seçime hazır olmaktır,” sözleriyle siyasi atmosferin gerginliğine dikkat çekti.
Ayrıca, medya ve iş dünyasının da siyasi baskı altında olduğunu belirten Babacan, “Gazeteciler ya ev hapsinde ya da otosansür uyguluyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı polis eşliğinde ifadeye çağrılıyor. Bu durumda kim derdini anlatabilir? Herkes ‘benim de başıma gelir’ korkusuyla susuyor,” diyerek medyadaki sansürü vurguladı.
Babacan, hükümetin Gazze’ye yönelik politikalarına da sert eleştirilerde bulundu. Türkiye’nin Lahey’deki soykırım davasına geç katılmasını eleştirerek şu sözleri sarf etti: “Yedi ay boyunca neden bek

Yorumlar kapalı.