Yeni yılın gelmesiyle birlikte, siteler ve apartmanlardaki aidatlarda artış yaşanacak. Eskiden kiracıları ve ev sahiplerini pek zorlamayan bu aidatlar, son yıllarda bazı yerlerde enflasyon oranının çok üzerinde, yüzde 75-100 arasında zamlarla gündeme gelmeye başladı. Ekonomim’in haberine göre, bazı bölgelerde aidatlar birkaç kat birden artarken, Muğla’da aidatların rekor seviyelere ulaştığı görülüyor. İstanbul’un Beşiktaş, Sarıyer ve Şişli gibi bölgelerinde ise bazı sitelerin aidatları 10 bin lirayı geçiyor.
Büyük sitelerin giderlerinin yaklaşık yüzde 70’ini personel maaşları oluşturuyor. Bunun yanı sıra, mafya benzeri yöntemlerle bu siteleri ele geçiren yönetimler de mevcut. Toplantılarda belirli bir çoğunluğu elde eden bu yönetimler, yüksek aidatlarla kiracı ve ev sahiplerini zor durumda bırakıyor. Uzmanlar, site toplantılarında alınan kararların yazılı olarak kaydedilmesinin önemine dikkat çekiyor; yazılı kayıt olmadan hak aramanın zorlaştığı belirtiliyor. TÜİK verilerine göre, İstanbul’da 117 bini aşkın aile yüksek aidat yükü nedeniyle evlerini terk ederek daha uygun fiyatlı bölgelere taşınmak zorunda kaldı. Türkiye genelinde ise bu durumdan etkilenen aile sayısı yaklaşık 250 bin olarak tahmin ediliyor. Kira artışlarını tartışırken, aidatların da sessiz sedasız 250 bin insanı evinden etmesi dikkat çekiyor. Devlet bu soruna müdahale etmeye başladı; Sabah gazetesinin haberine göre, konutlardan ofislere kadar milyonları ilgilendiren “Tesis Yönetim Yasası” Meclis’e sunuldu. Yeni yasa yürürlüğe girdiğinde, genel kurul toplanmadan ya da gerekli karar alınmadan TÜFE üzerindeki artışlar yapılamayacak, bu da aidatların devlet güvencesine alınması anlamına geliyor. Ancak yasa henüz Meclis’ten geçmediği için yüksek aidat artışları devam ediyor. 2026 yılında yürürlüğe girmesi beklenen yasanın bir an önce çıkması umut ediliyor.
***
BAŞKA DERDİNİZ YOK MU?
Bir doktor, sosyal medyada şu paylaşımı yaptı: “Kanyon’a öğle yemeğine gitmemek lazım. Kapısında güvenlik sanki askeri tesise giriyormuş gibi arama yapıyor. Sorsanız ‘Sizin güvenliğiniz için’ derler. Böyle bir güvenlik sorunu varsa sokakta da yürümememiz lazım.” Bir takipçisi de “Benim puro bıçağım vardı bir defa çantamda, içeri alamayız dediler” şeklinde yanıt verdi. Puro makası içeri alınmadığına üzülen kişiler, anlaşılacağı üzere, durumu pek ciddiye almayan insanlar.
Fakat hayat bu! Bir manyağın nereden çıkacağı belli olmuyor. Biri o puro makasıyla bir şey yaparsa, o zaman da “Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? AVM’de bile can güvenliğimiz yok!” diye yaygara koparılır. İnsanların ne yapacağı kestirilemez. Canı sıkılan aniden tetiğe basabiliyor. Normalde işini layıkıyla yapan güvenlikçilere teşekkür edilmesi gerekirken, durum böyle. Keşke her AVM’de güvenlik prosedürleri harfiyen uygulanabilse.
***
YENİ BİR PAZAR HİLESİ
X’te şöyle bir paylaşım gördüm: “Pazardan az bir şey çilek aldım çocuklar isteyip durduğu için, mis gibi kokuyordu. Meğer kutunun altına çilek kokulu peçete koymuşlar. Yeni bir kazık yeme tecrübesine daha erişmiş oldum.”
Paylaşılan fotoğrafta çilek kokulu peçete yer alıyor. Bu mevsimde kokulu çilek arayanları kandırmak oldukça kolay. Ancak bu durum ticari bir zekâ değil, tam aksine küçük bir dolandırıcılığa işaret ediyor. Eskiden pazara zevk için giderdim; ama gözümün içine baka baka çürük sebzeleri kese kâğıdına dolduranlara denk geldikçe ve pazar fiyatları marketleri katladıkça pazara gitmekten vazgeçtim. Sonuç olarak, hile dünyamızda ‘çilek kokulu peçete’ gibi yeni bir karakter daha belirdi. Yaz aylarında bile çilekler üzerine çilek esansı sıkıldığını düşünüyorum. Kokuları güzel ama tatları saman gibi oluyor!
***
BRAVO İSPANYA
İspanya devlet televizyonu, Eurovision’dan çekildiğini Gazze saldırılarını gösteren bir video ile duyurdu. Televizyon ekranını ikiye böldüler. Bir yanda bombardımanlar sonucu yerle bir olmuş Gazze ve ölen çocuklar, diğer yanda ise Eurovision’dan görüntüler yer aldı.
İspanyollar, bu protesto ile oldukça dikkat çekti. Ayrıca İrlanda, Hollanda ve Slovenya da Gazze’de yaşanan insanlık suçlarını ve İsrail’in Eurovision’a katılmasını protesto ederek yarışmadan çekildiler. Onlara da tebrikler!
***
HİÇ Mİ SOSYAL MEDYA TAKİP ETMİYORSUNUZ?
Zonguldak’ın Devrek ilçesinde Zabıta Müdürü Abdürrahim Altıntaş, sağlıksız koşullarda üretim yapan bir pideciyi mühürleme görüntüleriyle sosyal medyada büyük ilgi gördü. Altıntaş, pideciye “Sizi insan sağlığıyla oynatmam. Hiç mi haber izlemiyorsunuz, hiç mi kendinize saygınız yok?” sözleriyle tepki gösterdi. Bu açıklamalar büyük destek buldu. İddiaya göre, Altıntaş, kahvehanede oturdukları için şikâyet edilen zabıta memurlarını savunup yöneticisiyle tartıştığı için görevden alındı.
Zabıtaları şikâyet edenler ise, hijyen kurallarına uymadıkları için ceza kesilen kafe ve fırın sahipleri olduğu iddia ediliyor. Altıntaş’ın tartışma anında söyledikleri bilinmese de, işini başarılı bir şekilde yapan bir müdürün kısa süre içinde görevden alınması kafalarda soru işareti bırakıyor. İlçe belediye başkanının sosyal medyayı hiç mi takip etmediği merak konusu. Devrek gibi küçük bir yerin kimsenin umurunda olmayacağı düşünülüyor mu?
***
Altyazı
“Bu burçlar falan var ya, çok saçma. İnsanın kişiliğini doğum tarihinden anlayamazsın. Anadolu insanı bunu bilir. ‘Burcun ne?’ diye sormaz. ‘Memleket nere?’ diye sorar.” (Şahsiyet)



