CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, partisinin mutlak butlan kararının araştırılması amacıyla TBMM’ye sunduğu önerge hakkında açıklamalarda bulundu. Tezcan, “Şimdi soruyorum: Neyi yerleştirmeye çalıştığınızın farkında mısınız? Yarın, bir başka asliye hukuk mahkemesi ya da istinaf mahkemesi çıkıp ‘Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın diploması yoktur, diploması olmadan Cumhurbaşkanı seçilmiştir ve biz de bunu iptal ediyoruz, Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanıdır’ dese ne yapacaksınız?” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da alkolle ilgili düzenlemelerin yanı sıra, yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına dair “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmelerinin başlaması bekleniyor.
Kanun teklifi görüşmelerine geçmeden önce siyasi partilerin grup önerileri ele alındı. CHP Grubu, “Türkiye’de darbeler, demokrasiye müdahaleler ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik mutlak butlan kararının araştırılması amacıyla” TBMM’ye bir araştırma önergesi sundu. Önergenin gerekçesini CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan açıkladı.
Tezcan, “Askeri darbeler dönemini Türkiye çok acı tecrübelerle yaşadı. Darbe denilince akla ilk askeri darbeler gelirdi. Ne yazık ki son dönemde Türkiye’de darbe literatürüne yeni bir kavram eklenmeye başlandı; bu da sivil darbeler süreci. Buna biz yeni darbecilik dönemi diyoruz ve özellikle son bir buçuk yıldır yeni bir darbecilik dönemi yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Niyetleri, Erdoğan’ı yenebilme potansiyeli olan siyasetçiyi tasfiye etmekti, olmadı”
Tezcan, “Askeri darbelerden farkı şu: Yapanlar, iktidar gücünü arkalarına alıp yargı ve güvenlik bürokrasisinin kamu gücünü kullanarak bugünün iktidarına değil geleceğin iktidarına, bugünün muhalefetine, yarın kendisini iktidardan düşürme potansiyeline sahip olan siyasete darbe yapma alışkanlığı yerleştirdi” dedi ve devam etti:
“18 Mart 2025 tarihinde, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, 4 kez Sayın Tayyip Erdoğan’ı İstanbul’da yenen Sayın Ekrem İmamoğlu’nun diploması iptal edildi. Hem savcı talimatıyla, hem yetkisiz olan üniversite yönetim kuruluna yazı yazılarak ve hiç sıkılmadan, bu, Yüksek Seçim Kurulu’nda kullanılabilir diye şerh düşülerek yapıldı. Yetinmediler, 19 Mart 2025 tarihinde operasyon yapıp Ekrem İmamoğlu’nu tutukladılar. Niyetleri neydi? Erdoğan’ı yenebilme potansiyeli olan bir siyasetçiyi bu sivil darbe yoluyla tasfiye etmekti ama bekledikleri gibi olmadı. Bir buçuk yıldan beri, başta Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmak üzere ‘Millet, iradesine sahip çıkıyor’ diyerek 120’ye varan mitinglerle bu operasyona itiraz etti Cumhuriyet Halk Partisi.”
“Kuvayı Milliyenin partisine polis postallarıyla tecavüz ettiler”
Tezcan, darbecilerin yeni bir tezgaha ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisinin belini kırmaları gerekiyordu, bu direnişi örgütleme kapasitesini ortadan kaldırmaları gerekiyordu. Seçilmiş Genel Başkanın yerine atanmış bir genel başkan getirmek istiyorlardı. 21 Mayıs 2026’da talimatla mahkemeden butlan kararıyla böyle bir sonuç elde etmeye çalıştılar ve 24 Mayıs 2026’da da TOMA’larla, biber gazıyla, polis baskınıyla Kuvayı Milliyenin partisine polis postallarıyla tecavüz ettiler.” dedi.
Tezcan, “Bu tezgâhı düzenleyenler de biliyor ki seçim hukuku, partilerin seçimlerini seçim yargısına emanet etmiştir. Siyasi Partiler Kanunu’nun 21’inci maddesi açıkça, siyasi partilerin seçimlerinde ilçe seçim kurulu, il seçim kurulu, Yüksek Seçim Kurulu yetkilidir demektedir.” şeklinde konuştu.
“Bu müdahaleyi içinize nasıl sindiriyorsunuz?”
Tezcan, “Yetkisiz bir asliye hukuk mahkemesinden karar almaya çalıştılar, alamadılar; yetkisiz istinaf mahkemesinden bir butlan kararı çıkardılar. Şimdi soruyorum: Neyi yerleştirmeye çalıştığınızın farkında mısınız? Yarın, bir başka asliye hukuk mahkemesi ya da istinaf mahkemesi çıkıp ‘Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın diploması yoktur, diploması olmadan Cumhurbaşkanı seçilmiştir ve biz de bunu iptal ediyoruz, Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanıdır’ dese ne yapacaksınız?” diye sordu.
“Milletin bir hesabı var”
Tezcan, Cumhurbaşkanı’nın, “Bunun bizimle ilgisi yok” dediğini aktararak, “Akın Gürlek Adalet Bakanı, bu karardan on beş gün önce, ‘İstinaf mahkemesinin ceza mahkemesi dosyasının sonucunu beklemesine gerek yoktur.’ dedi. Bu, görülmekte olan bir davaya açık bir müdahale değil mi? Bu butlan kararı çıktıktan sonra da basın toplantısı yaparak bu kararı savundu.” ifadelerini kullandı.
Tezcan, “Bir şeyi hesap edemiyorsunuz, milletin bir hesabı var, onu inşallah sandıkta göreceğiz.” dedi.
İdris Şahin: Hukuk siyasetin sopası haline geldiğinde adalet üretmez
Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, CHP’nin önergesi üzerine yaptığı konuşmada, “Mutlak butlan hukukta istisnai ve ağır sonuçları olan bir kavramdır. Bu istisna, siyaseti dizayn etmenin anahtarına çevrilirse hukuk devleti zedelenir.” dedi.
Şahin, “Hukuk, siyasetin sopası hâline geldiğinde adalet üretmez, güvensizlik üretir.” diyerek, geçmişte devlet kurumları tarafından millet iradesinin önü kesilmeye çalışıldığını hatırlattı.
Şenol Sunat: Sandığın vereceği kararı başka yöntemlerle belirlemeye çalışmak otokrasidir
İyi Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, “Sandığın vereceği kararı başka yöntemlerle belirlemeye çalışmak otokrasidir, diktatörlüktür.” diyerek, mutlak butlan gibi olağanüstü hukuk mekanizmalarının siyasi alanda kullanılmasının Türkiye’nin hukuk güvenliğine zarar vereceğini ifade etti.
Sunat, “Hukuk, siyasi hesapların değil adaletin hizmetinde olmalıdır çünkü hukuk taraf tutmaya başladığı gün adalet ölür.” şeklinde konuştu.
Dilan Kunt Ayan: Demokratik bir ülkede bir siyasi partinin başkanını mahkeme seçmez
DEM Parti Şan




Yorumlar kapalı.