Jeffrey Epstein’ın, hayatını kaybetmeden önce spermlerini dondurduğu ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan Epstein dosyalarındaki e-postalar ve kayıtlar, Epstein’ın ölümünden önce en az birkaç yıl boyunca spermini bir sperm bankasında sakladığını ve ölüm durumunda bankanın bu spermleri imha etmemesini talep ettiğini ortaya koyuyor. Ancak, Epstein’ın sperminin şu anda hala korunup korunmadığı ve eğer korunuyorsa nerede bulunduğu hâlâ belirsizliğini koruyor.
Oksijen gazetesinin aktardığına göre, New York Times’da yer alan habere göre Epstein, spermini Ekim 2012 tarihinden önce California’daki Cryobank sperm bankasına teslim etti ve 2016 yılında yeni bir sözleşme imzaladı. Dosyalar, California Cryobank’teki saklama işlemi için yaklaşan yenileme ödemesinin kendisine bildirildiği 2012 tarihli bir e-postayı ve kendi imzasını taşıyan 2016 tarihli sözleşmeyi içeriyor.
9 Mayıs 2016 tarihli sözleşme, Epstein’ın sperm saklama şartlarını belirliyordu. Sözleşme, Epstein’ın ölmesi durumunda sperminin kendi mülkünün (miras bütçesinin) veya bir başka yasal temsilcinin kontrolüne geçeceğini açıklıyordu.
Spermlerin akıbeti belirsiz
Epstein’ın sperminin hâlâ korunup korunmadığı ve eğer korunuyorsa nerede bulunduğu hâlâ belirsizliğini koruyor.
Etik tartışmalar ve uzman görüşleri
New Jersey’deki Rutgers Hukuk Fakültesi’nde üreme teknolojisi ve biyoetik konularında çalışan profesör Kimberly Mutcherson, bir sperm bankasının cinsel suçludan sperm kabul etmesinin etik olup olmadığını tartışan bir konu olduğunu belirtti.
Mutcherson, sektördeki bazı kişilerin şu görüşü savunduğunu ifade etti:
“Eğer herhangi bir insan cinsel ilişki yoluyla doğal olarak üreyebiliyorsa, teknoloji yardımıyla da üreyebilmelidir. Sperm bankacılığı gibi hizmetlerde kişinin karakterine, sabıka kaydına veya kimin anne-baba olmaya uygun olduğuna dair diğer yargılara dayanarak engeller koymak; uygulamada genellikle ırk, sınıf ve engellilik üzerinden ayrımcılık yapmak için kullanılan politikaların önünü açacaktır.”
Ayrıca Mutcherson, insanların bu durumun söz konusu kişinin sperminin kullanılmasını kabul edilemez bulmasının ne derece makul olduğunu sorgulamanın önemli olduğunu belirtti.
Epstein’in DNA’sını yayma arzusu
Epstein’a yakın kişiler, onun ölümünden kısa bir süre önce, New Mexico’daki çiftliğinde kadınları hamile bırakarak DNA’sını yaymayı hayal ettiğini ifade etmişti.
ABD Adalet Bakanlığı dosyalarındaki tıbbi kayıtlar ve e-postalar, Epstein’ın üreme konusundaki endişelerini gösteriyor. Düşük testosteron için, en azından kısa bir süre, sperm sayısını artırabilen Clomid adlı bir ilaç içeren bir tedavi rejimi uygulamıştı.
2017 tarihli bir e-postada, Shuliak’a sperminin kalitesini değerlendirme imkanı sunabilecek bir cihaz hakkında makale bağlantısı göndermişti. Beş gün sonrasında, Shuliak’ın cihazı hemen sipariş ettiğine dair bir kargo onay e-postası bulundu.

Yorumlar kapalı.