1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. 12. Yargı Paketi: Nafaka ve Çocuklar Üzerine

12. Yargı Paketi: Nafaka ve Çocuklar Üzerine

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Avukat Özlem Günel Tekşen

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı 12. Yargı Paketi’nin, AKP Meclis Grubu’na iletildiği basında yer alan bilgiler arasında. Bu pakette, kadın hareketinin uzun zamandır mücadelesini verdiği nafaka hakkı ve suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemelerin yeniden gündeme geldiği görülüyor.

Taslakta, yoksulluk nafakasının süresinin en az 5 yıl olması ve evlilik süresinin yarısı kadar belirlenmesi öngörülüyor.

Medeni Kanun’un 175. Maddesi, boşanma durumunda yoksulluğa düşecek olan tarafa nafaka ödeneceğini belirtmektedir. Ancak, kamuoyunda “nafaka mağduru” olarak sıkça gündeme gelen erkeklerin durumunun tartışıldığı bu bağlamda, yoksulluğa düşen tarafın genellikle kadınlar olması üzerinde durulmamaktadır.

Son 25 yılda kadın istihdam oranının %30 seviyesinin altına düştüğü, anneliğin kadınlara kariyer olarak dayatıldığı bir ortamda, Kızılay şube başkanı Cafer Beydilli’nin “Evde kalsın kızlar ne olur Reis” açıklaması dikkat çekiyor. Bu durum, kadınların iş ve sosyal hayata katılımıyla ilgili gerici bir anlayışın varlığını ortaya koyuyor.

TÜİK verilerine göre, her 10 kadından 2’si ekonomik şiddete maruz kalıyor. Kadınlar ev işlerine günde ortalama 4 saat 35 dakika ayırırken, erkekler sadece 53 dakikada kalıyor. Bu koşullar altında nafaka, kadınların evlilik içindeki görünmeyen, karşılıksız ve güvencesiz emeğinin boşanma sonrası ekonomik bir yansımasıdır ve bir haktır.

Nafakanın süreyle sınırlandırılması, kadın ve çocuk yoksulluğunu derinleştirici bir etki yaratacaktır.

Suça Sürüklenen Çocuklar

Taslakta, 11. Yargı Paketi’nden kadın hareketinin ve baroların çabasıyla çıkarılan suça sürüklenen çocuklara ilişkin cezaların artırılması yönünde bir düzenlemenin yer aldığı belirtiliyor. Bu düzenlemeye göre, 12 ila 15 yaş grubundaki çocuklar için ağırlaştırılmış müebbet cezası yerine 15 yıla kadar hapis cezası verilmesi planlanırken, 15 ila 18 yaş grubunda bu cezanın 27 yıla kadar çıkarılacağı ifade ediliyor.

Son yıllarda suça sürüklenen çocuk sayısındaki artış dikkat çekici. Sokaklar ve okullar güvensizleşirken, şiddet ve uyuşturucu kullanımı yaygınlaşmakta; 18 yaşından küçük çocukların silah taşıdıkları ve çetelere katıldıkları gerçeği, toplumun karşı karşıya olduğu ciddi bir sorundur.

TÜİK verilerine göre, 2010’da suça sürüklenen çocukların karıştığı olay sayısı 83.393 iken, bu rakam 2024’te 178.834’e yükselmiştir.

Ancak, bu konuda taleplerimizi gerçekten çözüm üretecek mekanizmalarla belirleyip belirlemediğimizi sorgulamak zorundayız.

Suça karışan çocuklar daha az ceza aldıkları için mi suç işliyor, yoksa taslakta öngörüldüğü gibi ceza süresinin artırılması sokakları güvenli hale getirecek mi? Çocukların yetişkinler gibi yargılandığı bir sistemde, suça sürüklenen çocuk terimi gerçekten daha az ceza almak için mi oluşturulmuştur? Cezai ehliyeti tam olan bir çocuğun rızası, evlenme yaşı gibi konular da tartışmaya açılacaktır.

Çocuk adalet sistemi, yalnızca ceza normlarının uygulandığı bir alan değildir. Sosyal hizmetler, eğitim ve psikoloji gibi disiplinlerin bir arada çalışmasını gerektiren bir yapıdır. Bu alanda devletin tüm kurumları, sivil toplum, barolar ve diğer paydaşların bir araya gelerek çözümler üretmesi elzemdir.

Cezayı artırmak, en basit ve maliyetsiz çözüm olarak görünmektedir. Ancak infaz kanunu uygulamaları göz önüne alındığında, ceza süresine eklenecek olan 1 yılın caydırıcı etkisi sınırlıdır.

11. Yargı Paketi’nde bu düzenlemenin geri çekilmesinin ardından, komisyonda hangi çalışmalar yapıldığı ve hangi raporların hazırlandığı merak konusu. Yeniden aynı taslağın getirilmesi, kafa karıştırıcı bir durumdur.

Yoksulluk ve eğitimde fırsat eşitsizliğinin arttığı bir ortamda, çocuklar çeteler tarafından sömürülen bir hale gelmektedir. Bu çetelerle mücadele etmeden, eğitimde eşitlik sağlanmadan, çocuk adalet sistemiyle oynamak gerçek bir çözüm sunmayacaktır.

Çocuk adalet sisteminin bütünlüğü göz önünde bulundurulmalı ve tartışmalar bu çerçevede yürütülmelidir. Aksi takdirde, suça sürüklenen bir çocuğun yetişkin gibi yargılanması, birçok başka hukuki sorunu da beraberinde getirecektir.

Çocuklarımızı karanlığa iten koşullarla ve eşitsizliklerle mücadele etmeden, sürekli çıkarılan “af” düzenlemeleri ile bu sorunu çözmek mümkün değildir. Gerçek bir çözüm için, konunun tüm paydaşlarıyla tartışmak ve sonuçları kamuoyuyla paylaşmak kritik öneme sahiptir.

12. Yargı Paketi’nin mevcut haliyle meclise sunulmadan geri çekilmesi ve yürürlükteki yasaların etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
12. Yargı Paketi: Nafaka ve Çocuklar Üzerine
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.