Bakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia gazetesine önemli açıklamalarda bulundu.
Fidan, Türkiye’nin önemli bir iahaber üreticisi olarak uluslararası arenada yerini aldığını vurgularken, Ankara’nın Tokyo ile savunma sanayi alanındaki ilişkilerini güçlendirmeye kararlı olduğunu belirtti.
Fidan, “Türkiye ve Japonya’nın birbirini tamamlayıcı yetenekleri bulunmakta ve bu durum karşılıklı fayda sağlayacak işbirlikleri için büyük bir potansiyel sunuyor.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin insansız hava araçları (iahaber) teknolojilerinin çeşitli operasyonel alanlarda kendini gösterdiğini söyleyen Fidan, özellikle kıyı ve sınır güvenliği konularında Japonya ile ortak proje ve üretim için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Fidan, “Havacılıkta, özellikle insansız hava sistemleri ve önleme teknolojileri alanında Türkiye, işbirliği için sağlam bir temel oluşturabilecek gelişmiş ve sahada test edilmiş yetenekler geliştirmiştir.” dedi.
Türkiye ile Japonya arasında sosyal güvenlik anlaşması konusunda da ilerleme sağlandığını aktaran Fidan, son görüşmelerin olumlu sonuçlar doğurduğunu ve gelecekte bir anlaşma yapılmasını umduklarını kaydetti.
“MUAZZAM BİR İŞBİRLİĞİ POTANSİYELİ VAR”
Bakan Fidan, iki ülke arasında işbirliğine açık alanlara da dikkat çekerek, enerji, dijital dönüşüm, havacılık ve uzay teknolojileri, robotik ve dayanıklı tedarik zincirleri gibi konularda henüz keşfedilmemiş büyük bir işbirliği potansiyeli bulunduğunu vurguladı.
Türkiye’deki kritik madenler hakkında gelen bir soruya cevaben Fidan, Türkiye’nin uzun vadeli sanayi hedeflerinin sadece maden çıkarmak değil, aynı zamanda yüksek katma değerli ürünler üretmek olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Japon teknolojisi ve yatırımı ile gerçekleştirilecek işbirliğinin karşılıklı fayda sağlayacağına inandığını ifade etti.
“(İRAN-ABD MÜZAKERELERİ) ANLAŞMA HER ZAMANKİNDEN DAHA YAKIN”
ABD-İran müzakereleri hakkında sorulan bir soruya Fidan, “Her iki taraf da olumlu bir sonuç elde etmek istiyor. Anlaşma her zamankinden daha yakın.” yanıtını verdi.
Fidan, ABD, İsrail ve İran arasında ateşkes sağlandıktan sonra müzakerelerin Hürmüz Boğazı’na odaklandığını söyledi. Hürmüz Boğazı’nın fiili ablukasının, hem ABD hem de İran üzerinde büyük bir baskı yarattığını ve bunun uluslararası düzeyde etkisinin fazla olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve diğer bölge ülkelerinin Abraham Anlaşması’na katılması yönündeki önerisi hakkında Fidan, Türkiye’nin 7 Ekim 2023’ten önce İsrail ile olan tarihi ve ticari bağlarına dikkat çekti.
“İSRAİL DAHA FAZLA TOPRAK PEŞİNDE”
Bakan Fidan, “Ticari ilişkilerimizi durdurduğumuzda, Türkiye açık bir şekilde ifade etti: İsrail, Filistinlilere yönelik saldırıları ve Gazze’deki temel insani ihtiyaçlara erişimi engellemeyi durdurmalıdır. Bu koşullar sağlanırsa, normal hayata dönebiliriz. İki devletli bir çözüme ulaşmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
İsrailli politikacıların Türkiye’yi gelecekteki stratejik tehdit olarak göstermelerine dair gelen soruya ise Fidan, Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’ı hatırlatarak, “İsrail, iç siyasette bölgesel hedeflerini gerçekleştirmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duymakta. Ancak herkes biliyor ki, İsrail güvenliğini değil, daha fazla toprak edinmeyi amaçlıyor.” dedi.
Fidan, uluslararası toplumun, “İsrail’in sadece bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını önlemesi gerektiğini” vurguladı.
İSTİKRAR İÇİN BÖLGESEL PLATFORM VİZYONU
İşbirliğine dayalı bir “bölgesel platform” aracılığıyla daha geniş bir “istikrar vizyonunun” önemine vurgu yapan Fidan, bölgedeki ülkelerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine saygı göstermesi gerektiğini belirtti.
Fidan, devletlerin yakın geçmişten ders alması ve işbirliğine başlamaları için “altın bir fırsat” sunduğunu söyleyerek, bu çerçevede Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Basra Körfezi ülkelerinin yer alabileceğini ifade etti. Ayrıca, şartların oluşması halinde İran’ın da sürece katılabileceğini kaydetti.
İsrail’in 1967 sınırlarına dayalı bir Filistin devletini tanıması durumunda sürece katılabileceğini belirten Fidan, “Eğer bu sorun çözülürse, İsrail’in güvenliği de bölgesel ülkeler tarafından büyük ölçüde desteklenecektir.” dedi.
“HAZIRLIKLARIMIZ, BAŞKAN TRUMP’I AĞIRLAYACAK ŞEKİLDE YAPILIYOR”
Fidan, NATO Zirvesi’ne dair muhtemel katılımlar hakkında bilgi vererek, Türkiye’nin Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek zirveye Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ortaklarından liderleri ve savunma bakanlarını ağırlamak istediğini belirtti. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte bu programı düzenlemek için çalıştıklarını ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılması olasılığı hakkında gelen bir soruya Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile birçok kez görüştüğünü ve Trump’ın hiçbir görüşmede zirveye katılmayacağını belirtmediğini aktardı.
Bakan Fidan, “Şu ana kadar tüm hazırlıklarımız, Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yapılıyor.” şeklinde konuştu.




Yorumlar kapalı.