Haber: Oktay YILDIRIM – Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, “İstanbul’u ve Türkiye’yi aydınlık yarınlara kavuşturmak için el ele omuz omuza daha çok çalışacağız. İstanbul’un fethinin 573. yılı kutlu olsun. İstanbul’a, bu şehrin iradesine ve hukukuna sahip çıkan herkese selam olsun. Ve şimdi… İstanbul’un muhafızına, bugün adaletsizce aramızdan koparılsa da, fiziken engellense de, sarsılmaz iradesiyle ruhu bu meydanda olan, Silivri’deki hücresinde kalbi bizimle, kalbi İstanbul’la atan Ekrem Başkanımıza selam olsun.” dedi.
İBB, İstanbul’un fethinin 573. yılını büyük bir coşkuyla kutladı. Sabah saatlerinde başlayan etkinlikler, akşam saatlerinde Edirnekapı’dan Saraçhane’ye doğru gerçekleştirilen yürüyüşle devam etti. Edirnekapı’dan başlayan yürüyüşe İBB Başkanvekili Nuri Aslan, ailesiyle birlikte katıldı. Aslan’a, İBB bürokratları ve binlerce vatandaş, ellerinde Türk bayraklarıyla eşlik etti. İBB Mehteranı ve İBB Bandosu’nun da yer aldığı yürüyüş, Saraçhane’deki İBB Hizmet Binası’nda sona erdi. Burada bir sahne kurularak, vatandaşlara seslenen İBB Başkanvekili Nuri Aslan, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mesajı okudu.
İmamoğlu, mesajında şu ifadeleri dile getirdi;
“O IŞIK, ADALETİN VE HÜRRİYETİN IŞIĞIDIR.”
“Koca yürekli, temiz vicdanlı insanlar, benim canım hemşerilerim; Sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Hasretle kucaklıyorum. Bugün, eşsiz ve kadim şehrimiz İstanbul’un yeniden doğduğu gündür. İstanbul’un ve gönüllerin fatihi Fatih Sultan Mehmet Han, bu şehre yalnızca zincirleri, surları, gemileri yürüttüğü karaları aşarak girmedi. Fatih, bu şehre hoşgörünün, adaletin önündeki tüm engelleri yıkarak girdi. İstanbul’u tüm inanç ve kültürlerin birlikte, özgürce yaşadığı bir dünya başkenti haline getirdi. Ortaçağ’ın karanlığını tarihe gömdü, yeni ve aydınlık bir çağın ilk ışığını yaktı. O ışık, adaletin ve hürriyetin ışığıdır.
“İSTİKBALİ, CUMHURİYET’İ, DEMOKRASİYİ VE GELECEĞİMİZİ KORUMAK İÇİN MÜCADELE ETMEKTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ.”
‘Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür’ diyen Fatih Sultan Mehmet’i anlamak ve devletimize sahip çıkmak, bugün en hayati meselemizdir. İçeride veya dışarıda düşmanlar olabilir. Milli iradeye sırtını dönüp, şahsi çıkarlarının peşine düşenler de çıkabilir. Ama bilmelidirler ki; ‘Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır’ diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri olarak, istikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.
“GÖZ BEBEĞİMİZ İSTANBULUMUZUN FETHİNİN 573’ÜNCÜ YILI KUTLU OLSUN.”
İstanbul’un ve bu aziz milletin esaret altında tutulabileceğini asla kabul etmeyen, en zor koşullarda bile ‘geldikleri gibi giderler’ inancıyla mücadele eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden asla ayrılmayacağız. Gözümüzün nuru İstanbul işgal altındayken makam mevki arayanların değil, vatanın müdafaası için Anadolu’ya geçen ve tek mermi atmadan İstanbul’u kurtaran Atatürk’ün evlatları olarak, onun açtığı yoldan ilerleyeceğiz. Milletin azim ve kararının üzerinde hiçbir güç yoktur. Hep birlikte mücadele edeceğiz ve başaracağız. Fatih’in ve Atatürk’ün emaneti İstanbul’umuzda, canımızdan aziz vatanımızda ilelebet adalet ve hürriyet içinde yaşayacağız. Göz bebeğimiz İstanbul’umuzun fethinin 573’üncü yılı kutlu olsun. Bize bu emaneti bırakanların ruhları şad olsun.”
İBB Başkanvekili Nuri Aslan, konuşmasında şu noktaları vurguladı:
“İstanbul dünyanın en güzel şehri. Bu şehir bir büyük rüyanın eseri. Düşünün… İstanbul’u fetheden, henüz 21 yaşında bir gencecik padişah… Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olan o büyük komutan, 573 yıl önce ordularına ne diyordu? Nasıl sesleniyordu? ‘O şehir bizim olacak! Şüpheniz olmasın. Bize üç şey gerek: Azim, namus, itaat. İşte onun ordusunda üçü de vardı. Sarsılmaz bir azim, lekesiz bir namus ve hakka itaat… Daha o kundaktayken, Hacı Bayram Veli’nin, babası II. Murad’a müjdelediği o kutlu gün gelmişti. Yer gök biliyordu, dağ taş biliyordu, dost da düşman da biliyordu: İstanbul’un fatihi, Fatih Sultan Mehmet Han olacaktı.
“TARİHE SİLİNMEZ BİR MÜHÜR VURULDU; O MÜHRÜN ADI İSTANBUL’DUR.”
O gün karadan yürütülen sadece gemiler değildi kıymetli dostlar, o gün gönüller fethedildi! O gün tarih, benzeri görülmemiş bir imanın, sarsılmaz bir kararlılığın akınına tanık oldu. Bir çağ kapandı, yeni bir çağ açıldı. Tarihe silinmez bir mühür vuruldu; o mührün adı İstanbul’dur! Fatih, bu şehri fethetmek için Anadolu Hisarı’nın hemen karşısına Rumeli Hisarı’nı nakış nakış işletti. Bizler Fatih’in torunları olarak Anadolu Hisarını restore ettik, Rumeli Hisarını da en iyi şekilde restore edip ayağa kaldırıyoruz. 573 yıllık ecdat mirasına gözümüz gibi bakıyoruz, bakmaya da devam edeceğiz.
“İSTANBUL; HOŞGÖRÜNÜN, BİRLİĞİN, KARDEŞLİĞİN VE İNSANLIĞIN MERKEZİDİR.”
Fatih Sultan Mehmet Han’ın hayali olan İstanbul’un fethi kutlu olsun. Bu kadim şehir, fethinden asırlar sonra işgale uğradığında, bu kez Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün göğsünde bir yürek yangını oldu. Ve o yangın, milli mücadelemizin ilk kıvılcımını burada yaktı. Anadolu’yu kurtaran o ilk adım, işte bu güzel İstanbul’dan atıldı. İçinde yaşadığımız bu şehir; uğruna savaşlar verilen, atalarımızın gözünü kırpmadan canını feda ettiği bir medeniyet hazinesidir. İstanbul; hoşgörünün, birliğin, kardeşliğin ve insanlığın merkezidir. Bizim en büyük görevimiz, bu şehre namusumuz gibi sahip çıkmaktır. Bu görev, Fatih Sultan Mehmet Han’a borcumuzdur. Bu görev, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sözümüzdür. Ve bu görev, evlatlarımıza, gençlerimize bırakacağımız en kutsal mirasımızdır.
“BİZLER; BU ŞEHRİN MUHAFIZLARIYIZ.”
İşte tam da bu yüzden Ekrem Başkanımız, ‘Bizler İstanbul’un muhafızıyız’ dedi. İşte bu yüzden bizler; İstanbul’un havasına, suyuna, toprağına, tarihine ve kültürüne sıkı sıkıya sarılıyoruz. İstanbul’un hakkını korumayı vatan borcu biliyoruz! Bizler; İstanbul’u fetheden Fatih’in torunlarıyız


Yorumlar kapalı.