1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. CHP’de Mahkeme Kararı ve Kılıçdaroğlu’nun Hesabı

CHP’de Mahkeme Kararı ve Kılıçdaroğlu’nun Hesabı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Ana muhalefet partisi CHP’yi 13 yıl boyunca yöneten bir siyasi figür, hem partinin geleceği hem de ülkenin siyasi dinamikleri açısından kritik bir mahkeme kararını önceden bilme olasılığına sahip midir? Bu durum mümkün müdür?

Her iki açıdan da mümkün ve muhtemel bir durum söz konusu olabilir.

Bu tür bir olasılığın gerçekleşmemesi, hem uygar dünya hem de demokrasi açısından olumlu bir durum olarak değerlendirilebilir.

Ancak ideal bir dünyada yaşamıyoruz. Türkiye’deyiz ve normal bir sistem işleyişinin olmadığı, alışılmışın dışındaki bir iklimde yaşadığımız için her ihtimal dikkate alınmalıdır.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir:

Mutlak butlan kararının geldiği sırada, yazımın son aşamalarındaydım.

Okuduğunuz bu yazının bulunduğu ekranda, konu itibarıyla benzer olan farklı satırlar yer alıyordu. Mahkeme kararının ardından o satırlar hızla geçerliliğini yitirse de, orada bulunan bazı bölümleri atmayı istemiyorum.

Mutlak butlan kararının ilanından kısa bir süre önce yazdığım o satırlarda, CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, haber başlıklarında “arınma” ifadesiyle öne çıkan 3 dakika 38 saniyelik videosunun, siyasi atmosferi değiştirmeye başladığını belirtmiştim:

“Hesap uzmanı kökenli bir siyasetçi olan Kılıçdaroğlu, videonun zamanlamasının ardındaki hesabı açıklamamıştır. Ancak bu videonun, ‘Mutlak butlan istinaftan çıktı, çıkacak’ dedikodalarının, iktidara yakın medya kanallarında gündeme geldiği bir zamanda paylaşılması, rastlantı olarak açıklanamaz.”

 

Gerçekten de, özel hukuk terimi olan “mutlak butlan”ın, kendi alanından çıkarılarak “demokrasinin vazgeçilmez unsuru” olan siyasi partilerle ilişkilendirilmesi, kurucu partinin varlığını tehdit eder bir hale dönüştürülmesi kabul edilemez.

İki yıl önceki yerel seçimlerde iktidar partisinin önüne geçerek birinci parti olmayı başaran CHP, içinde “mutlak butlan” davasının da bulunduğu operasyonlar ve soruşturmalarla sürekli baskı altında tutulmuş, adeta felç olma noktasına getirilmiştir. Böyle bir dönemde, 13 yıl boyunca partiyi yönetmiş bir isim, kamuoyuna net bir mesaj vermek zorundadır.

İmalar ve dolaylı anlatımlarla ifade vermek, siyasal iletişim açısından yanlıştır ve seçmene saygısızlıktır.

İktidar partisi liderinin kendisini yıllarca küçümseyici bir dille anarak kendisini merkeze alması, bu hatayı daha da büyütmekte ve antipatik bir duruma neden olmaktadır.

Antipatiden bahsetmişken, hedeflerin net bir şekilde tanımlanmadığı bu videoda, 2023 seçimlerinde yaşanan kayıptan ötürü derin bir hayal kırıklığı yaşayan milyonlarca seçmenin düşüncelerinin göz ardı edildiği anlaşılmaktadır. Bu da empati eksikliği olarak antipatiyi artırmaktadır.

Artık biliyoruz

Hesap uzmanı kökenli Kılıçdaroğlu’nun videosundaki zamanlamanın tesadüf değil, hesaplanmış bir durum olduğunu artık biliyoruz. İktidara bağlı medyanın sevinçle karşıladığı bu videonun, mahkeme kararının önceden öğrenilmesi üzerine hazırlandığı anlaşılmaktadır.

Ancak oybirliğiyle alınmış mahkeme kararının tarihinin 21 Mayıs 2026 olduğuna dikkat çekmek gerekir. Kılıçdaroğlu’nun videosu ise 20 Mayıs 2026 tarihli. Bu durumu değerlendirmek izleyicilere kalmış.

Karar kesinleşmiş gibi davranmak

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin mutlak butlan kararı, Genel Başkan Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına yönelik bir karar almıştır. Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, karar kesinleşene kadar görevlerini üstlenebilecekler.

Ancak yargı süreci henüz tamamlanmamışken, Yargıtay aşaması devam ederken bu kararın nasıl uygulanabileceği sorusu yanıtsız kalmaktadır.

Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararından bir gün önce çektiği videosunda, “vicdan sahibi, yurtsever ve asil yurttaşlar”a seslenerek, “Bu yürüyüş, bir iktidar yürüyüşüdür. Halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür” demişti.

“Kemal Kılıçdaroğlu, milletin çıkarlarını kendi menfaati için müzakere etmez” açıklamasını yapmıştı.

Şimdi, umudun ne olacağını göreceğiz. Henüz kesinleşmemiş bir karar ile yaratılmak istenen fiili durum karşısında, “asil yurttaşların” hissedeceği şeyin umut mu yoksa umutsuzluk olduğunu zamanla anlayacağız.

Kılıçdaroğlu’nun “kendi menfaati için müzakere etmeyeceği” milletin çıkarlarının bu karardan nasıl etkileneceğini takip edeceğiz.

Bu kararla altüst olan piyasaların ardından, satın alma gücünün daha da azalması ve halkın daha da yoksullaşması kaçınılmaz görünmektedir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
CHP’de Mahkeme Kararı ve Kılıçdaroğlu’nun Hesabı
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.