Ancia, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi’nde düzenlenen haftalık basın toplantısına çevrimiçi olarak katıldı ve önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ancia, 12 Mayıs’tan bu yana Ituri’de bulunarak yerel yetkililerle görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Durum oldukça endişe verici. Bu Ebola türü için ruhsatlı bir aşı veya tedavi mevcut değil, ancak destekleyici bakım hayat kurtarıcı olabilir.” şeklinde konuştu.
Enfeksiyon sayısı ve virüsün yayılımı konusunda önemli belirsizlikler olduğunu ifade eden Ancia, 19 Mayıs itibarıyla Sağlık Bakanlığı’nın 130’u “şüpheli ölüm” olmak üzere 500’den fazla “şüpheli vaka” bildirdiğini açıkladı.
SAYI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Eksiklikleri belirleyip gidermeye yönelik çalışmalar yürüttüklerinin altını çizen Ancia, gözetim, temas takibi, test, klinik bakım ve sınır ötesi hazırlıkların ölçeklendirilmesine destek verdiklerini vurguladı.
Ancia, “Hangi aday aşıların veya tedavilerin mevcut olduğunu ve bunların bu salgında kullanılıp kullanılamayacağını inceliyoruz. DSÖ Teknik Danışma Grubu, hangi potansiyel aşılara öncelik verilmesi gerektiği konusunda daha fazla tavsiye sunmak üzere bugün toplanacak.” ifadesini kullandı.
KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya, Ebola salgınında vakaların sayısının 435’e, ölümlerin ise 118’e yükseldiğini bildirmişti.
DSÖ, KDC ve Uganda’daki Ebola salgınının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğunu ancak pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığını belirtmişti.

EBOLA, AFRİKA’DA BİNLERCE KİŞİNİN ÖLMESİNE NEDEN OLDU
Ebola virüsü, ilk kez 1976 yılında Sudan’ın Nzara ve KDC’nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı olarak ortaya çıkan salgınlarla tanınmıştır. KDC’deki bu salgın, Ebola Nehri yakınlarındaki bir köyde başladığı için hastalığın adı buradan gelmektedir.
Ebola virüsü, Aralık 2013’te Batı Afrika’da geniş bir yayılım göstermiştir. Gine, Liberya ve Sierra Leone’de 2014-2017 döneminde yaşanan salgında yaklaşık 30 bin kişi virüse maruz kalmış, bu süreçte 11 binden fazla hasta yaşamını yitirmiştir.


Yorumlar kapalı.