Kentin kültürel ve sanatsal aktivitelerinin önemli merkezlerinden biri olan Seka Sanat İhtisas Merkezi, sanat tarihine dair çalışmaları ile tanınan Şerif Yaşar’ı misafir etti. Seka Sanat İhtisas Merkezi’ne duyduğu hayranlığı dile getiren Yaşar, “Böyle önemli bir kültür alanında bulunmak harika, daha önce burayı görmemiş olmaktan dolayı pişmanım” ifadelerini kullandı.
KOCAELİ (İGFA) – Sanat Tarihçisi ve Sanat Tarihi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Yaşar, Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde günümüz sanatını anlamaya yönelik bir söyleşi düzenledi.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği bu etkinlikte Yaşar, dünyanın ilk sanatçılarının mağara duvarlarına resim yapan kadınlar olduğunu vurguladı. Sanatın tanımına dair önemli bir açılım getiren Yaşar, sanatın kökeninin mağara resimlerine dayandığını belirtti. Sanat tarihinin öncülleri ve devam eden süreçleri ele alındığı söyleşide, katılımcılar yoğun bir ilgiyle yer aldı. Yaşar, günümüz sanatının 18. yüzyıldaki modern kırılma ile başladığını, ardından postmodern ve çağdaş sanat akımları ile devam ettiğini ifade etti.
Sanat tarihi bilincinin, insan bilincinin gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Yaşar, “Sanat; mağara resimleri ile başlamıştır. Bilim insanları, ilk sanatçıların kadınlar olduğunu öne sürmektedir. Mağara resimleri, milattan önce 40 binli yıllara kadar uzanıyor. O dönemde av hayvanları mağara duvarlarına resmedilmiştir. İnsanların avcılıkla beslenmesi, güç kavramının öne çıkmasına neden olmuştur. Erkekler avlanırken, kadınların mağaralarda kalarak bu resimleri yapmış olmaları üzerine ortak bir görüş mevcut” dedi.
“MAĞARA RESİMLERİ SANATIN BAŞLANGICIDIR”
Sanat tarihçi Şerif Yaşar, mağara duvarlarına yapılan çizimlere atıfta bulunarak “Sanat nedir?” sorusuna önemli bir yanıt sundu. Yaşar, “İnsanoğlunun bilinç tarihinde, çevresindekilerden farklı olarak plastik bir üretim sürecine girmesi, sanatın başlangıcıdır” diyerek bunun da mağara resimleri ile ilişkili olduğunu ifade etti.
Söyleşi sırasında doğu ve batı resminin dinsel içerikli eserleri de ele alındı. Batının Orta Çağ Hristiyanlığı döneminde, insanları dine çekmek amacıyla resim yapıldığını belirten Yaşar, “Hristiyanlıkta görsel anlatım oldukça önemli. Okuma yazma bilmeyen bir Hristiyan köylüsü, İncil’i okuyamaz. Ancak kilise duvarlarına çizilen figürlerden dinini anlama fırsatı bulur. Orta Çağ Hristiyanlığında bu tür bir çekim vardır. İslam’da ise anlatı geleneği ön plandadır. Bizde sözlü tasvir geleneği bulunmaktadır. Bu nedenle batı, çizerek; doğu ise anlatarak tasvir eder” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Söyleşinin sonunda, Şerif Yaşar katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sanat Galerileri Şefi Ümran Şirin, Yaşar’a çiçek takdim ederek, değerli katılımı için teşekkür etti.

Yorumlar kapalı.