EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ve EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenledikleri basın toplantısında, TÜM Üretici Köylü Sendikası üyesi üreticilerin taleplerini dile getirdi. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde çiftçilerin ihtiyaçlarını Meclis gündemine taşıdıklarını belirten Karaca, üreticilerin hazırladığı dört maddeden oluşan kanun teklifinin ana talebinin mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması olduğunu vurguladı.
Karaca, “Çiftçileri borç yükünden ve yıkımdan kurtaracak çok temel bir taleple buraya geldiler. Bu kanun teklifini kendileri hazırladı. Bu teklif, masa başında değil, tarlalarda ve meralarda yazıldı” ifadelerini kullandı.
Çiftçilerin artan maliyetler karşısında zor durumda olduğunu dile getiren Karaca, “Sadece mazotun değil, elektriğin ve suyun da yüksek fiyatlarla üretici köylülere satıldığı gerçeğini bize anlattılar. Gübreden ilaca, sulama maliyetlerinden işçiliğe kadar tüm girdiler artarken, ürettiklerini yok pahasına satmak zorunda kalıyorlar” şeklinde konuştu.
“ÜRETİCİ ÜRÜNÜNÜ SATAMAZKEN, İTHALAT YAPAN İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Türkiye’de çiftçilerin “tüccarın, tarım holdinglerinin ve piyasanın insafına terk edildiğini” savunan Karaca, “Üretici ürününü satamazken dışarıdan ithalat yapan bir iktidar anlayışıyla karşı karşıyayız. Çiftçi ürününü kaldıracağı zaman devletin buğday ve narenciye ithal etmesi, çiftçiyi korumuyor; aksine, şirketlerle el ele vererek çiftçinin batmasına neden oluyor” dedi.
İklim krizi ve doğal afetlerin üreticileri daha da zor duruma soktuğunu ifade eden Karaca, “Sel, dolu ve fırtınalarla sınanan üretici köylüler, afet bölgesi ilan edilmeyen bir anlayışla baş başa bırakılıyor. Holdinglerin borçlarını bir gecede silebilen iktidar, ürün kaybı yaşayan çiftçilerin borçlarını silmek yerine onları yeniden borçlandırıyor” şeklinde konuştu. Karaca, 2090 sayılı Afet Kanunu’nun çiftçilerin lehine revize edilmesi gerektiğini vurguladı ve “Yeni krediler değil, borçların faiziyle birlikte silinmesi ve afet yaşayan üreticilere karşılıksız devlet desteği sağlanması gerekiyor” dedi.
Kırsal yaşamın giderek yok olduğunu belirten Karaca, “Köy okullarını kapattınız, yollar rezil durumda, internet yok. Kırsal alanda sosyal donatılar tamamen yok edilmiş durumda. Verilen destekler yetersiz, borçlanmaya yol açıyor. Kırsal yaşamı yok etmenize izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“MADEN TEKELLERİNİN DEĞİL, ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİNİ BEKLİYORUZ”
Maden politikalarını eleştiren Karaca, “Meraları, yaylaları ve sulak alanları şirketlere peşkeş çekenlere karşı sesimizi yükseltiyoruz. Sömürgeci maden politikalarının en çok yıkıma uğrattığı kesimler üretici köylülerdir. Ülkenin karnını doyuranlar biziz. Maden tekellerinin değil, üreticinin desteklenmesini bekliyoruz” dedi.
Karaca, üreticilerin önerilerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Mazotta ÖTV ve KDV’nin kaldırılması teklifi ve diğer taleplerle gerçek enflasyonla mücadelenin nasıl mümkün olacağını üretici köylüler gösteriyor” diye ekledi.
“KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİ DEĞİL, PERİŞANLIĞIN SEMBOLÜ”
EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 14 Mayıs’ın Dünya Çiftçiler Günü olmasının yanı sıra Tarım Bakanlığı’nın kuruluşunun 90. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, “Bugün 14 Mayıs; evet, Dünya Çiftçiler Günü. Ancak bu tarih, aynı zamanda 90. yaşını kutlayan Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı’nın kuruluş yıl dönümüdür. Tarım Bakanlığı kurulurken ‘Köylü, milletin efendisidir’ anlayışıyla yola çıkıldı. Ancak bugün karşımızdaki tablo, köylünün milletin efendisi değil, perişanlığın sembolü haline geldiğini göstermektedir. Tüm Köy Sen’in öncülüğünde hazırlanan bu kanun teklifiyle, bu perişanlığa karşı mücadelenin temel ilkelerini iki maddeyle ortaya koymuş oluyoruz” dedi.
Bayhan, Tarım Bakanlığı’nın üreticiyi gerçek anlamda teşvik etmesi ve yerli, milli bir tarım politikası izlemesi gerektiğini vurgulayarak, “Mazottan KDV ve ÖTV’nin kaldırılması acil iki adımdır. Bu yapılmadığı sürece, süslü isimlerle açıklanan tüm projeler, esas olarak uluslararası ve yerli büyük tarım tekellerini, hayvancılık alanındaki dev şirketleri memnun edecek. Bu politikalar sadece onların servetini ve rantını büyütecektir. Orta ve küçük ölçekli üreticilerimiz ise yoksulluğa ve perişanlığa mahkum kalmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar kapalı.